KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/2684 E., 2025/13708 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26.Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1611 E.-2022/2367 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/8 92... /438 Karar
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde. 29.12.2011 tarihinde davacıların oğlu olan ...’nın tek taraflı trafik kazası sonucunda vefat ettiğini, kazaya karışan aracın kaza tarihinde mevcut ve geçerli ZMSS poliçesinin davalı ... tarafından tanzim edildiğini,
davacıların desteklerinin vefatı nedeni ile desteğinden yoksun kaldıklarını ileri sürerek HMK'nın 107/1 maddesi gereğince belirsiz alacağa ilişkin dava değeri yönünden artırım hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 2.500,00’er TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş;13.03.2020 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davacı anne için 17.161,38 TL, baba için 16.004,68 TL destek tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu trafik kazası nedeni ile desteğin eşi ... ve çocukları tarafından açılan dava sonucunda Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/219 E. 2014/151 K. sayılı kararına istinaden, adı geçen davacılar lehine hükmedilen maddi tazminatın Ankara 7. İcra Müdürlüğü’nün 2014/12609 E. sayılı takip dosyasına poliçe teminat limiti dahilinde 200.000,00 TL olarak tamamen ödendiğini, davalı yönünden ZMSS poliçe teminat limiti tüketildiğinden başkaca herhangi bir sorumluluğu kalmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... şirketinin müteveffa desteğin eş ve çocuklarına işbu dava öncesinde verilen karar gereğince icraen yaptığı ödeme ile ZMSS poliçe teminat limitinin tamamının tüketildiği, davalı ... şirketinin 2918 sayılı KTK’nın 91.maddesi gereğince poliçe teminat limiti dahilinde ve dava dışı sigortalısının kusuru oranında zararı tazminle yükümlü olduğu,
davalı ... tarafından yapılan söz konusu ödemenin iş bu dosya davacılarının destek tazminatı talep etmelerini engellemek veya ZMSS poliçe teminat limitlerinin tüketilmesini ve hak sahibi davacıların destek tazminatı talep haklarını ortadan kaldırmak amacıyla ve kötüniyetli olarak gerçekleştirildiğine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; davalı ... şirketinin derecattan geçerek kesinleşen mahkeme ilamına dayanarak poliçe teminatının tamamını dava dışı hak sahiplerine ödediği, iş bu davanın desteğin eşi ve çocukları tarafından 2013 yılında açılan davadan, karardan, onama ilamından ve ödemelerden çok sonra açıldığı,
bu durumda davalı sigortacının KTK’nın 96. maddesi uyarınca diğer hak sahiplerine yaptığı ödemenin iyiniyetli ödeme sayılmasında ve iş bu dosya davacılarına karşı da borcundan kurtulmuş kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, aksinin davacı tarafça somut delillerle de kanıtlanamadığı, poliçe limitinin tamamını dava dışı hak sahiplerine ödeyen davalının tazminattan sorumlu tutulmamasında bir usulsüzlük bulunmadığı ve mahkemenin gerekçesine göre davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; eş ve çocuklara yapılan ödemenin iyi niyetli ödeme olmadığını belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tek taraflı trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle talep edilen maddi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2684, K. 2025/13708, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama