KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/3220 E., 2025/1028 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/159 Değişik İş – 2023/161 Karar
- Sayısı
- İHK-2023/9143
- Sayısı
- K-2022/279494
Karar Metni
947 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.02.2021 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 4.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 424.004,33 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 5.895,67 TL' ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kesin hüküm nedeniyle talebin reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, bu nedenle başvurunun reddi gerektiğini, hesaplanın genel şartlara göre yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli iptal kararının somut uyuşmazlıkta uygulanamayacağını, eksik evrak ile sigorta şirketine başvuru yapıldığından talebin dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davacının tek taraflı aldığı maluliyet raporunun hüküm kurarken dikkate alınamayacağını, maluliyet raporunun yürürlükteki yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini,
geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebinin poliçe kapsamında olmadığını, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5' i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kabulüne, 424.004,33 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.895,67 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere 430.000,00 TL maddi tazminatın 15.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, kusur raporunun oluşa, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, hesaplama yönteminde hata bulunmadığı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri taleplerinin poliçe kapsamında olduğu, vekalet ücretinde hata bulunmadığı gerekçesiyle itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet oranının kabulünün mümkün olmadığını, maluliyet raporunun araza uygun olarak oluşturulmuş heyetten alınmadığını, hatalı tespitler içerdiğini, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiğini, hükme esas alınan raporun bu nedenle kabulünün mümkün olmadığını, çelişki giderilmeden hükme esas alınamayacağını, eksik evrak ile sigorta şirketine başvuru yapıldığından talebin dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; kaza sonrasında düzenlenen ve dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağıyla; sigortalı araç sürücüsünün kural ihlali bulunmadığı, davacı sürücünün ise aracının hızını yol, hava koşullarına uydurmaması sebebiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/1-b maddesini ihlal ettiğinin tespit edildiği, karara esas alınan soruşturma aşamasında alınan kusur bilirkişi raporunda ise; sigortalı araç sürücüsünün aracının hızını yol durumuna göre ayarlamaması,
önündeki aracı yeterli ve güvenli mesafeden takip etmemesi sebebiyle asli kusurlu olduğunun, davacı sürücünün ise aracının hızını yol ve hava durumuna göre ayarlamaması sebebiyle tali kusurlu bulunduğunun tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince ceza soruşturmasından alınan kusur bilirkişi raporundaki değerlendirmeye göre karar verildiği, İtiraz Hakem Heyetince kusur incelemesi yaptırılmasına ilişkin itirazların reddine karar verdiği anlaşılmaktadır.
Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince karara esas alınan ceza soruşturması aşamasında alınan kusur bilirkişi raporundaki tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3220, K. 2025/1028, 27 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama