KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/3312 E., 2025/818 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/68 D.İş-79 K.
- Sayısı
- 2023/İHK-3416
Karar Metni
843 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
vekili Avukat ...
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda İtiraz Hakem Heyetince verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru şartının yerine getirilmediğini, sunulan maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kabulüyle toplam 324.133,83 TL geçici bakıcı giderinin ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuş, İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazının kabulüyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine, davalı vekilinin diğer itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, hesaplamada hatalı metod kullanıldığını, mükerrer hesaplama yapıldığını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, geçici bakıcı gideri talebinin poliçe teminat kapsamı dışında kaldığını belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda; davacı tarafça bu davadan önce aynı olay nedeniyle Sigorta Tahkim Komisyonunda açılan dava ile tazminat talebinde bulunulmuş, hakem heyetince davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinden itibaren 12 aylık süre geçmeden düzenlendiği, buna göre sigorta şirketine yapılan başvurunun usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Yönetmelikte düzenlenen sürenin dolmasının ardından davacı tarafça 18.02.2022 tarihli maluliyet raporu ile davalı ... şirketine başvuru yapılmış, başvurunun sonuçsuz kalmasının ardından eldeki dava açılmıştır.
Davalı taraf, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun bir önceki maluliyet raporu ile aynı olduğunu, davacının güncel muayenesi yapılmaksızın sadece rapordaki tarihlerin değiştirilmek suretiyle rapor düzenlendiğini, maluliyet raporunun karara esas alınamayacağını savunmuştur.
Davacı tarafından sunulan 18.02.2022 tarihli maluliyet raporunun incelenmesinde; alt ekstremite arazı nedeniyle davacının %6 oranında iş göremez hale geldiği tespit edilmiş ise de davacının hangi tarihte muayene edildiği belirtilmediği gibi hükme esas alınan raporunda olay tarihindeki mevzuata uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Davacıda oluşan araza yönelik maluliyet oranının kaza tarihinden itibaren 12 aylık sürenin geçip geçmediği de denetlenememektedir. Bu nedenle anılan rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının güncel muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde davacının ikametine en yakın yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3.Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacıda oluşan zararın tespitine yönelik alınan raporda davacının kaza tarihinde 3,74 yaş, rapor tarihinde 5,86 yaşında olduğu, bakiye ömrünün 67,74 yıl olduğu, 18 yaşını tamamlayana kadar olan 12 yıllık dönemde AGİ eklenmeksizin hesaplama yapıldığı, 18 yaşından itibaren aktif dönemin 42 yıl olduğu belirtilmiş ancak hatalı şekilde 18 yaşa kadar olan dönem için 12 yıllık hesaplama yapıldıktan sonra 18 yaşından itibaren aktif dönem 42 yıl olduğu halde bu süreye 12 yıllık 18 yaş öncesi dönem de eklenmek suretiyle 54 yıllık aktif dönem belirlenerek mükerrer hesaplama yapılmıştır.
Anılan rapor bu haliyle karar vermeye elverişli olmayıp hesaplamada yapılan hatalar giderilmek üzere bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermek üzere İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3312, K. 2025/818, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama