KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/3414 E., 2025/749 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1079 D.İş, 2022/1079 K.
- Sayısı
- 2022/İHK-63884
- Sayısı
- K-2022/218771
Karar Metni
1.059 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.02.2020 tarihinde davalı nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sürücüsü olduğu araç arasında meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak malul kaldığını, 04.01.2021 tarihinde davalı tarafından 33.450,00 TL ödeme yapılmış ise de işbu ödemenin eksik olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kalıcı maluliyetten kaynaklı 5.000,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihini takip eden 15. gün bitiminden itibaren işleyecek yasal veya ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 06.06.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 98.875,24 TL 'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen protokol, sulh, feragatname ve ibraname belgesi ile başvurana 33.450,00 TL ödeme yapıldığını, başvuranın sunmuş olduğu özürlülük raporunun mevzuata aykırı ve hatalı tespitler içeren şekilde düzenlenmiş olması nedeniyle hükme esas alınmaması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazada tam kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, davacının da hız kurallarına aykırı davranışı nedeniyle kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, kusur konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmasını talep ettiklerini, tazminata hükmedilmesi halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 98.875,24 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 02.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının itirazlarının faiz başlangıç tarihine yönelik olmak üzere kısmen kabulüne ve kararın bu yönden düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet oranında anlaşmazlık olduğu dikkate alınarak dosyanın tıbbi bilirkişiye tevdii gerekirken itirazları dikkate alınmadan kurulan hükmün bozulması gerektiğini, raporda kayıtlı muayene bulgularına göre sağ klavikula üzerinde uygulanan fiksatör çıktıları-şişlik olduğu bildirilmekle birlikte eklemlerde şişlik olduğuna dair herhangi bir muayene bulgusu kayıtlı olmamasına rağmen sehven eklemde şişlik olduğuna dair hesaplama hatası da yapılarak değerlendirmeye alınması nedeniyle kişinin fonksiyon kaybı oranının olması gerekenin üstünde bildirildiğini,
maluliyet raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiğini bu nedenle davacı tarafından dosyaya ibraz edilen maluliyet raporunun hükme esas alınmaması, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının da kazanın oluşumunda hızın gerektirdiği dikkat ve özeni göstermeyerek kusurlu olduğunu bu nedenle kusur tespitine ilişkin itirazda bulunduklarını, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranı dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini,
ödeme tarihindeki verilere göre kıyaslama yapılırken hesap tarihinde kullanılan TRH %1,8 hesaplama yönteminin ve davacının %4 maluliyetinin esas alınarak tazminat tutarının yeniden belirlenmesini talep ettiklerini, davacının kaza sırasında kanunda sayılan koruyucu nitelikteki ekipmanları kullanmadığı için müterafik kusuru bulunduğundan olası tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini, uyuşmazlık konusu kazanın Ceza Muhakemeleri Kanunu kapsamında uzlaştırmacıya gönderilmiş olma ihtimali bulunmakta olup ceza soruşturması evraklarının dosyaya sunulmasını talep ettiklerini,
ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 15.02.2020 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava konusu kaza, davacı motosiklet sürücüsü ile davalıya sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasıdır.
Olay günü trafik polisleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalıya sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/B-4 maddesinde düzenlenen bölünmüş yola çıkan sürücüler bu yoldan geçen araçlara ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar kuralını ihlal ettiği, davacı sürücünün ise kazanın oluşumunda kural ihlalinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Kusur durumunun tespiti için Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 04.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalıya sigortalı araç sürücüsünün kavşağa yaklaşırken sol tarafından araç gelebileceğini öngörmesi ve yavaşlaması, kavşakta geçiş önceliğini sol tarafından bölünmüş yol üzerinden gelen ve doğru geçmekte olan araca vermesi gerekirken sol tarafından gelen trafiği yeterince kontrol etmeden kontrolsüz bir şekilde kavşağa girerek, Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/1-b4 (Trafik zabıtası veya trafik işaret levhası veya ışıklı trafik işaret cihazları bulunmayan kavşaklarda;
bölünmüş yola çıkan sürücüler, bu yoldan geçen araçlara geçiş hakkını vermek zorundadırlar.) maddesini ihlal ettiğinden %100 kusurlu olduğu, davacı motosiklet sürücüsünün kavşağa kontrolsüzce ani giriş yapan araca çarpmamak ve önleyici tedbir alabilmek için yeterli zaman ve mesafesi olmamış olabileceğinden kazanın oluşumuna etki edecek herhangi bir kusuru bulunmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, bilirkişi raporunda yer alan kusur oranına göre belirlenen tazminata karar verilmiştir. Özellikle, kaza tespit tutanağında kazaya ait fotoğraf ve kamera kaydının mevcut olduğu, polis merkezi tarafından takip edildiği belirtilmesine karşın dosya kapsamında kaza tespit tutanağında bahsi geçen fotoğraf ve kamera kaydının varlığı ve içeriğine ilişkin bir değerlendirme yapılmaksızın hazırlanan kusur raporu yetersizdir.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin görüntü kayıtları da dahil olmak üzere tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için seçilecek 3 kişilik uzman bilirkişi heyetinden oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
3.5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. ve AAÜT’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3414, K. 2025/749, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama