KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/3621 E., 2025/1638 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/87 E.- 2023/99 K.
- Sayısı
- 2023/İHK- 1231
- Sayısı
- K-2022/260496
Karar Metni
957 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sürücüsü olduğu bisikletin 04.08.2021 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 8.000,00 TL tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla toplam talebini 227.693,38 TL 'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik belge ile başvuru yapıldığını, dava şartı eksikliği nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun usule ve yasaya uygun olmadığını ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 09.02.2022 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığı, kaza tarihi ile raporun alındığı tarih arasında geçen sürenin yasal olarak yeterli olmadığı, usule uygun maluliyet raporu ile başvuruda bulunmanın dava şartı olduğu gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usule uygun olduğu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin uygulanması gerektiği, hakemce alınan kusur raporu dikkate alındığında davalıca sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine, davacının itirazlarının kabulüne, esas hakkında yeniden hüküm tesisine, başvurunun kısmen kabulüne, 243.526,17 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 626,63 TL geçici iş göremezlik tazminatı,
357,75 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ile 500,00 TL tedavi gideri talebinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun usule ve yasaya uygun olmadığını, iyileşme süresi tamamlanmadan rapor tanzim edildiğini, kusur oranlarının kabul edilmediğini, koruyucu tertibat, alkol gibi durumlar araştırılarak müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatından davalının sorumlu olmadığını, tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sürücüsü olduğu bisikletin karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesinin yerinde olmasına, müterafik kusurun ispat edilememiş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;
a.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 09.02.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak hesaplanmıştır. Maluliyet raporu olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına rağmen, raporu hazırlayan heyette plastik cerrahi uzmanının bulunmadığı, maluliyetin tayini konusunun teknik ve uzmanlık gerektirdiği anlaşılmaktadır.
Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, eki cetvel ve listeler ile davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği gözetildiğinde içinde plastik cerrahi uzmanının da olduğu yeni bir heyetten maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, heyet teşekkülü yetersiz olan maluliyet raporunun hükme esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, kaza tespit tutanağında her iki tarafa da kusur verildiği, hakemce alınan kusur raporunda ise meydana gelen kazada davalıca sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiği, başkaca kusur tespiti yapılmadığı, hakemce kusur raporu dikkate alınarak davacının tazminatının hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Olayın meydana geliş şekli, kaza tespit tutanağı ile hakemce alınan kusur raporunda takdir edilen kusur oranlarının birbirinden farklı olması, çelişkiyi giderecek başkaca bir kusur bilirkişi raporunun olmaması gibi hususlar değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan oluşturulacak üç kişilik heyetten davaya konu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ile soruşturma aşamasına ilişkin tüm evraklar temin edilmek suretiyle, kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3621, K. 2025/1638, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama