KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/3739 E., 2025/1496 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/121 D.İş 2023/121 K
- Sayısı
- 2023/İHK-2178
- Sayısı
- K-2022/260507
Karar Metni
771 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.03.2018 tarihinde sürücüsü ve plakası bilinmeyen aracın, müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin sağ yan kısımlarına çarpması sonucu müvekkilinin malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.100,00 TL daimi iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 15.09.2022 tarihli talep arttırım dilekçesiyle talebini 158.007,70 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından 20.02.2022 tarihinde 2022/İHK-8528 sayılı kararında dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiğini, davacının aynı hastanenin aynı doktorları ile yalnızca raporun tarihi değişmiş haliyle yeniden dava açtığını, sunulan raporun yine aynı rapor olduğunu, ortopedik araz tayin edilmesine rağmen ortopedi uzmanının heyette bulunmadığını, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davadaki taleplerin zamanaşımına uğradığını, Komisyona başvuru şartlarının oluşmadığını,
davacının kazadan 1 sene sonra polis merkezine yaptığı müracaat ile motosikletiyle seyir halindeyken plakasını bilmediği bir aracın birden yola çıktığını bu araca çarpmamak için sola kırıp orta refüje sürüklenmesi sonucu yaralandığını, ayrıca hastane kayıtlarında bisikletten düşmesi sonucu yaralandığı yönünde rapor tutulduğunu, Savcılık tarafından şikayet süresinin geçirilmiş olması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, başvuranın anlatımı dışında kazanın oluşuna ilişkin hiçbir tespit bulunmadığını, sürekli sakatlık raporunun mevzuata aykırı olduğunu,
kazaya neden olan olguların belirlenmesi için adli trafik bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz dikkate alınarak yapılması gerektiğini, başvuranın koruyucu ekipman kullanmaması ve kaza sırasında sürücü belgesi bulunmaması nedeniyle hesaplanan tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini,
aleyhe karar verilecek olması halinde hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekalet ücretinin beşte biri oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Başvuru sahibinin tazminat talebinin kabulüne, bu kapsamda başvuran için 158.007,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatın 01.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinin davalı sigorta kuruluşundan tahsil edilerek başvurana ödenmesine" karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru sahibinin hastaneye ilk başvurusunda beyanının bisikletten düştüğü şeklinde kayıtlara geçtiği ancak aradan bir yıl geçtikten sonra bu kere kolluğa verdiği ifadede motosikletine bir aracın çarptığını ifade ettiği,
bu nedenle gerçek durumun tespiti gerektiği ve yine başvuru sahibinin kazaya neden olan kişiyi bildiği ve kolluk ifadesinde bu şahsın isminin Mustafa olduğu belirtilerek telefon numarasını da bildirdiği etkili bir adli soruşturma sonunda bu şahsın ve başvuru sahibinin motosikletine çarptığı aracın plakasının ve bu aracın ZMSS poliçesi olup olmadığının tespit edilebileceği, ancak gerekli olan bu hususların tespiti sigorta tahkiminin imkanlarını aştığı gerekçesiyle yargılamanın sürdürülmesi gereksiz ... geldiğinden sigorta tahkimi yargılamasının sona ermesine ve işten el çekilmesine,
başvuru sahibinin başvurusunun esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin şikayet süresi içerisinde şikayetçi olduğunu, olay anını gösteren kamera kayıtlarının olmadığını, soruşturma dosyasında tanık olarak dinlenen Osman Mutlu'nun ifadesinde; müvekkilini olay sebebi ile tanıdığını, bir çarpma sesi duyduğunu, dışarıya çıkıp baktığında müvekkilinin orta refüjde yaralanmış olarak gördüğünü, müvekkiline ait motosiklet ve kaskı uygun bir yere kaldırdığını, beyaz renkli kango tipli aracı gördüğünü açıkça ve net bir şekilde ifade ettiğini, müvekkilinin meydana gelen kazadan sonra Adana Şehir Hastanesine gittiğini, tedavi edildiğini,
olayın öyküsü kısmına bisikletten düşme olarak kaydedildiğini, ancak müvekkilinin hastane görevlisine bisikletten düşmediğini bir aracın motora çarptığını ve motordan düştüğünü belirttiğini, bu beyan üzerine yetkililerin hasta kayıt formunu düzelttiğini, Güvence Hesabının sorumluluğuna gidilebilmesi için daimi arama kararı ve kusur raporunun mevcut olmasının arandığını, işbu dava dosyasında ise her ikisinin de mevcut olduğunu belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3739, K. 2025/1496, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama