KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/4186 E., 2026/2136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/988 E., 2023/285 K.
- İlk derece mahkemesi
- Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/4 53... /17 Karar
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'nun davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu esnada sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın dereye yan yatması sonucu oluşan kazada vefat ettiğini, murisin muhtar olup aynı zamanda tarım ve ticaretle uğraştığını, emekli olduğunu, davacıların murisin desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek, belirli hale geldiğinde artırılmak üzere fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 09.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında taleplerini artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu belirterek görev itirazında bulunmuş, davalı ...'nun dava öncesinde müvekkiline yapılan başvurularda destekten yoksun kalma tazminatı talep eden hak sahipleri arasında yer almadığını, işbu davada taraf olarak dava açmasının söz konusu olmadığını belirterek, bu davacı yönünden husumet yokluğu, diğer davacılar yönünden de görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile meydana gelen tek taraflı kazada desteğin herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 291.350,48 TL, davacı ... için ise 18.649,52 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline, davacı ... yönünden açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usule uygun başvuru yapılmadığını, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, kusura yönelik tespiti kabul etmediklerini, tüm hak sahiplerinin tespitinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, hüküm altına alınan destekten yoksun kalma tazminatı miktarı davacılardan ... için 18.649,52 TL olup davalı vekili tarafından temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.
2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Davalı vekilinin davacı ... hakkında verilen karara yönelik temyizi bakımından incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4186, K. 2026/2136, 25 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama