KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/432 E., 2023/12320 K.·İ
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1418 Esas - 2022/1617 Karar
- Hüküm/karar
- Usulden red-Esastan red
Karar Metni
805 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davacılar aleyhine vadesi gelmemiş üç adet bonoya dayalı olarak icra takibinde bulunulduğunu, icra takibi sonucu davacılar aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, ihtiyati haciz kararına karşı yasal süresinde yapılan itiraz sonucu haczin kaldırıldığını, bu sürede davacıların mağdur olduğunu belirterek haksiz ihtiyati haciz nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminat ile her bir davacı için 120.000,00 TL olmak üzere toplam 240.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davalının ihtiyati haciz talebinde kötüniyetli olmadığını, davacının ekonomik olarak durumunun kötüleşmesinin öğrenilmesi üzerine mal kaçırma ihtimalinin önüne geçmek adına ihtiyatı haciz talebinde bulunulduğunu, takibe konu bonolardan davacıların her ikisinin de müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, zarara uğrayan ve alacağına kavuşamayanın davalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu uyuşmazlığın, vadesi gelmemiş 3 adet bono nedeniyle alınan ihtiyati haciz kararı ve haksız olduğu iddia edilen ihtiyati haciz sebebiyle uğranılan maddi ve manevi tazminat taleplerinden ibaret olduğu, bonodan kaynaklı tazminat taleplerinin ticari dava sayılması gerektiği, 7155 sayılı Kanunun 20 nci maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen 5/A maddesinin, ticari davalarda dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğu öngördüğü,
anılan maddeye göre Türk Ticaret Kanunu'nun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu hususunun düzenlendiği, 6325 sayılı Kanuna göre de dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının (son tutanağın) aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesinin zorunlu olduğu, bu hususun dava şartı olduğu,
dava şartlarının kamu düzenine ilişkin olması ve re'sen dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle, arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesince; haksız fiilden doğan alacak ve tazminat davalarının zorunlu arabuluculuk müessesini tabi olmadığını, davacıların ticari vasfı olmayan gerçek kişiler olduklarını, davanın ticari dava sayılmasının hatalı olduğunu, arabuluculuk dava şartının eldeki uyuşmazlıkta uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın doğru olarak tanımlandığı, varılan sonucun yerinde olduğu gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; haksız fiilden doğan alacak ve tazminat davalarının zorunlu arabuluculuk müessesesine tabi olmadığını, davacıların ticari vasfı olmayan gerçek kişiler olduklarını, davanın ticari dava sayılmasının hatalı olduğunu, arabuluculuk dava şartının eldeki uyuşmazlıkta uygulanmasının mümkün olmadığın, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili alacak ve tazminat taleplerinin zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunu, eldeki davada böyle bir durumun söz konusu olmadığını belirterek kararın bozulması isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı tarafından davacılar aleyhine vadesi gelmemiş 3 adet bono nedeniyle alınan ihtiyati haciz kararının haksız olduğu iddiasıyla haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 7155 sayılı Kanunun 20 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi.
3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile eldeki uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuğa tabi olmasına, uyuşmazlığın doğru şekilde nitelendirilmiş olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/432, K. 2023/12320, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama