KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/4347 E., 2025/12351 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1596 E., 2023/792 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/18 E., 2021/127 K.
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Belediye Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığını, davalının yöneticisi olduğu ... isimli medya organının ... sayfasından ve aynı medya organının ... sitesinden yapmış olduğu paylaşımlarda sarf ettiği söz ve ifadelerle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili ile kararın yayınlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu paylaşımların eleştiri niteliğinde olduğunu, hakkında hakaret suçundan yürütülen ceza soruşturması neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu paylaşımlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde davalı tarafından belediyede yönetici konumunda olan davacıya sorular yöneltildiği, kullanılan kelimeler kısmen sert ise de, amacın hakaret değil, eleştiri ve kamuoyunu aydınlatma olduğu; davalı hakkında yürütülen ceza soruşturmasında da eleştiri sınırlarının aşılmadığı değerlendirilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar karar verildiği, davacının kişilik haklarına saldırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu paylaşımların görünür gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkili hakkında yürütülen bir ceza soruşturması bulunmamasına rağmen bu paylaşımların yapılmasının basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, kişilik haklarına saldırı nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı tarafından sosyal medya ve haber sitesinde yapılan paylaşımlar nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı tarafından sosyal medya üzerinden davacı hakkında yapılan paylaşımlar kişisel değer yargısı niteliğinde olup, eleştiri sınırlarının aşılmadığının.
Anayasa Mahkemesinin pek çok kararında da benimsendiği gibi, demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olan ve toplumun ilerlemesi, bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil eden ifade özgürlüğü, sadece kabul gören veya zararsız yahut kayıtsızlık içeren bilgiler veya fikirler için değil, aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerli olup, yine pek çok kararında ifade özgürlüğünün bir dereceye kadar abartıya hatta kışkırtmaya izin verecek şekilde geniş yorumlanması gerektiğini kabul ettiğinin, demokratik toplum tarafından meşru sayılabilecek nitelikte,
ifade özgürlüğüne getirilmesi gereken bir sınırlamanın gerekli olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4347, K. 2025/12351, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama