KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/4350 E., 2025/12344 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1391 E., 2023/320 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/1 86... /313 Karar
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olarak görev yaptığını, ... isimli internet sitesinde yayınlanan gazeteci olan davalının vermiş olduğu röportajda sarf ettiği söz ve ifadelerle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, röportajda yer alan beyanların tamamının gerçek dışı olduğunu, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili ile kararın yayınlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu röportajın ülkede yer alan siyasi gelişmelerle ilgili söyleşi niteliğinde olduğunu, ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın bağlayıcı olmadığını, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, dava konusu röportajda tanımı yapılan bir şebekeyi yöneten kişi olmakla itham edildiği, hukuka aykırı şekilde somut olgu isnadında bulunularak ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın 09.05.2016 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin gazetede yayımlanması talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından verilen röportajda sarf edilen söz ve ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı, kişilik haklarına saldırı olduğu kabul edilerek tazminata hükmedilmesinin yerinde olduğu; olay tarihi, zararın ağırlığı ve paranın satın alma gücüne göre hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hüküm altına alınan tazminat miktarının az olduğunu, eleştirinin ancak gerçek olgular üzerinden yapılabileceğini, eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığı kararı verilmekle beraber hükmedilen tazminatın saldırı ile orantılı ve caydırıcı olmadığını, benzer haberlerin önüne geçilmesi için yayın talebinin de kabul edilmesi gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine rağmen bu karara yönelik Anayasa Mahkemesine başvuru yapıldığını, Anayasa Mahkemesi kararının neticesi beklenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu röportajda kendisine yöneltilen sorular neticesinde müvekkili tarafından düşüncelerinin aktarıldığını, ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığını, müvekkilinin güncel konularla ilgili değerlendirmeler ve tespitlerde bulunduğunu, kamu yararı bulunduğunu, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; 09.05.2016 tarihinde ... Gazetesi ve gazetenin internet sitesinde yayınlanan, davalı tarafından verilen röportajda sarf edilen söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının kişilik haklarına saldırı olduğu kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmesinin; olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4350, K. 2025/12344, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama