KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/5170 E., 2025/14570 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/18 16... /182 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/5 86... /19 Karar
Karar Metni
709 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TC ...Bakanı olarak görev yaptığını, davalının içerik sağlayıcısı olduğu ... isimli haber sitesinde 10.09.2018 tarihinde yapılan gerçek dışı yayınlarda sarf edilen söz ve ifadelerle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 500.000,00 TL manevi tazminatın 10.09.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili, davalının kınanması ve kararın yayınlanması talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkili olmadığını, yayınların basın ve ifade özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, kişilik haklarına saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı hakkında, dava konusu yayınlarda adı geçen suç örgütü ile bir bağlantısı varmış ve bu örgüt tarafından destekleniyormuş şeklinde kaynağı belirtilmeden iddialarda bulunulduğu, bu iddiaların görünür gerçeğe aykırı olduğu, yapılan haberlere ilişkin herhangi bir bilgi ya da belgenin sunulmadığı, haberlerin basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesi ile 15.000,00 TL manevi tazminatın 10.09.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; kınama ve yayın taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ...Bakanlığı görevini yürüten davacının, yasadışı bir örgütle bağlantılı olduğu, örgütü desteklediği yönünde yapılan dava konusu yayınların ifade ve basın özgürlüğü kapsamında kabul edilemeyeceği, bu iddiaya ilişkin davalı tarafça dosyaya sunulmuş bir bilgi veya belge de bulunmadığı, bu itibarla davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu, hükmedilen manevi tazminat miktarının olayın özelliği ve manevi tazminatın amacına uygun miktarda olduğu gerekçesi ile tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde; dava konusu haberlerin doğru olmadığı belirlenmesine rağmen hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu, caydırıcı nitelikte değerlendirilemeyeceğini, aynı gün üç farklı linkten yapılan haberlerle müvekkiline iftira niteliğinde somut olgu isnat edildiğini, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yetkili olmayan mahkemede uyuşmazlığın çözümlendiğini, davacı hakkında daha önce yapılmış benzer nitelikte haberlere dayanılarak dava konusu haberlerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaleme alındığını, kişilik haklarına saldırı olmadığını, hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğunu verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ... isimli haber sitesinde 10.09.2018 tarihinde yapılan haberler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat, davalının kınanması ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu yayınlarda sarf edilen ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmesinin; olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan ve davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davaya konu yayın içeriği tamamıyla davalının subjektif düşüncesine ve zannına dayanmaktadır. Değer yargısı içeren bazı söz ve ifadeler bakımından konunun olgusal temelinin bulunup bulunmadığı aranır ise de bu şekildeki söz ve ifadeler bakımından olgusal temelin bulunup bulunmadığına da bakılmaz. Dolayısıyla davalının değer yargılarının açıklanması mahiyetindeki dava konusu söz ve ifadeleri kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Siyasetçi olan davacının bu neviden görüş açıklamalarına katlanması gerektiği açıktır. Bu itibarla davanın tümden reddi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun derece mahkemelerinin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararlarının onanması yönünde tezahür eden görüşlerine iştirak edemiyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5170, K. 2025/14570, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama