KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/5288 E., 2024/8414 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/245 E., 2022/599 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul
Karar Metni
1.578 kelime·8 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davalılar ... ve ... vekili Avukat ... geldi. Davacılar adına gelen olmadı. Davalılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 01.10.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin eşi ve babaları olan İhsan Kızılgöz’ün sürücüsü olduğu araç ile davalı ...'in sürücüsü ve davalı ...'nın maliki olup davalı ... firması adına yolcu taşıyan otobüsün 10.07.2000 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda İhsan Kızılgöz'ün vefat ettiğini, davalılara ait otobüsün Türkiye Genel Sigorta AŞ tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 10.000,00 TL manevi, 110,00 TL maddi, davacı ... için 7.500,00 TL manevi, 100,00 TL maddi, davacı ... için 7.500,00 TL manevi,
100,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 25.310,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili 10.06.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden maddi tazminat istemini 80.024,04 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen olayda müvekkillerinin kusuru olmadığını, ceza dosyasının beklenilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı .... (Eski Unvan Türkiye Genel Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin poliçe limiti oranında sorumlu olduğunu, manevi tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, müvekkiline başvuru yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... firması davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.05.2010 tarihli, 2000/218 Esas ve 2010/246 Karar sayılı kararıyla; ıslah ile arttırılan kısmın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 110,00 TL maddi ve 4.000,00 TL manevi, ... için 100,00 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi, ... için 100,00 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Türkiye Genel Sigorta AŞ aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar ... ile ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 02.12.2013 tarihli 2013/17257 Esas ve 2013/16937 Karar sayılı ilamı ile; "...Somut olayda; Davalı ... adına yapılan ekonomik durum araştırmasında tüzel kişiliğinin bulunduğu ancak araç ile ilişiği iki yıl önce kesildiği için vergi kaydına rastlanamadığı bildirilmiştir. Mahkemece davalı ... Seyahatin tüzel kişiliği bulunup bulunmadığı usulüne uygun bir biçimde tespit edilmemiş, tebligatlar gerçek kişilerin tabi olduğu usule göre yapılmıştır.
Kararı davalılar ..., ... ve ... adına temyiz eden Avukat ...'nın dosya arasında davalı ...'ten alınmış vekaletnamesi bulunmadığından eklenmek üzere dosyanın yerel mahkemeye çevrilmesine karar verilmiş ancak adı geçen vekil usulüne uygun bir vekaletname ibraz etmemiştir.
O halde; mahkemece, ... Firmasının fiilen var olup olmadığı, yetkili temsilcisinin kim olduğu usulüne uygun bir biçimde araştırılmalı, dava dilekçesi adı geçen davalıya usulüne uygun biçimde tebliğ edilmeli, varsa delilleri toplanmalı ve sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. ... Firmasının bulunmadığı Ya da davaya konu kaza ile bir ilgisinin olmadığı tespit edilmesi halinde ise davanın bu davalı yönünden husumetten reddi değerlendirilmelidir. Tüm bu hususlar gözönünde tutulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş; bozma nedenine göre taraf vekillerinin temyiz itirazları incelenmemiştir.
Mahkemenin 17.11.2020 tarihli, 2014/121 Esas ve 2020/180 Karar sayılı kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacılar vekilinin ... firması hakkında açtığı davadan feragat ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 60.280,88 TL, davacı ... için 8.075,24 TL ve davacı ... için 11.540,89 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan 10.07.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 7.500,00 TL,
davacı ... için 5.000,00 TL ve davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'dan kaza tarihi olan 10.07.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... Seyehat firması yönünden davanın feragat nedeniyle davanın reddine, davalı Türkiye Genel Sigorta AŞ yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar ... ile ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 07.06.2022 tarihli, 2021/18416 Esas ve 2022/8379 Esas sayılı ilamı ile; "...Bu açıklamalar ışığında 07.08.2000 tarihinde meydana gelen somut olaya bakıldığında; davacıların desteği İhsan Kızılgöz’ün ölümü ve dava dışı İmam Savaş’ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmış olması nedeniyle davalı sürücü ... hakkında Akdağmadeni Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/68 esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada sanığın mülga 765 sayılı TCK 455/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş, karar 12.05.2005 tarihinde kesinleşmiştir.
Dava konusu eylemin aynı zamanda suç oluşturduğu ve TCK’nun 455/1. maddesine göre ceza yargılaması yapıldığı anlaşılmakla 07.08.2000 tarihinde meydan gelen kaza nedeniyle 14.08.2000 tarihinde dava açılmış, 10.06.2008 tarihinde ise ıslah yapılmıştır. Davalılar ... ve ... vekili tarafından ıslah edilen miktara yönelik süresi içerisinde zamanaşımı def'i ileri sürülmüştür.
Şu durumda ıslah tarihi itibariyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinde düzenleme altına alınan 2 yıllık zamanaşımı süresi ile (olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga) 765 sayılı TCK'nın 455/1. maddesindeki ceza üst sınırı gözetilerek aynı Kanunun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık ceza zamanaşımı süresinin geçtiği açıktır.
Somut olayda; davacının dava değerini artırmak suretiyle davayı ıslah ettiği tarih ile olay tarihi ve suç oluşturan eylemin mahiyeti gözetildiğinde zamanaşımı süresi dolmuştur. Bu nedenle ıslaha konu miktar yönünden davalılar ... ve ... vekilinin ileri sürmüş olduğu yasal süresindeki zamanaşımı def’i dikkate alınarak davacıların ıslaha konu miktar yönünden istemlerinin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş; davalılar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 110,00 TL, davacı ... için 100,00 TL ve davacı ... için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan 10.07.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, ıslah edilen kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine, davacı ... için 7.500,00 TL,
davacı ... için 5.000,00 TL ve davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'dan kaza tarihi olan 10.07.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... Seyehat Firması ve Mapfre Sigorta A.Ş. yönünden verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; ıslah edilen kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiğinden müvekkilleri lehine reddedilen miktar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, manevi tazminat miktarlarının bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olmasına rağmen mahkemece manevi tazminat miktarının arttırılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile davacıların eşi ve babası olan İhsan Kızılgöz'ün sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucunda İhsan Kızılgöz'ün vefat etmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6217 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla halen uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd. maddeleri, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 41, 45 ve 47 nci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun'un) 85, 90 ve 91 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya kapsamından, mahkemece verilen ikinci kararda davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 60.280,88 TL, davacı ... için 8.075,24 TL ve davacı ... için 11.540,89 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan 10.07.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 7.500,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL ve davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'dan kaza tarihi olan 10.07.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ...
Seyehat Firması yönünden davanın feragat nedeniyle davanın reddine, davalı Türkiye Genel Sigorta AŞ yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 07.06.2022 tarihli, 2021/18416 Esas ve 2022/8379 Karar sayılı ilamıyla; davalılar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilerek ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla hükmedilen manevi tazminat miktarları bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği, bu hükme bağlı olarak taraflar lehine takdir edilen vekalet ücreti bakımından usuli kazanılmış hak oluştuğu izahtan varestedir.
Şu durumda mahkemece, bozma sonrasında yapılan yargılama sonunda manevi tazminata ilişkin kesinleşen hükümler bakımından yeniden hüküm tesis edilerek hükmedilen vekalet ücretleri bakımından bozmadan sonraki hükümde ilave sorumluluk doğuracak biçimde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazları reddine,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
17.100,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar ... ve ...'e verilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılar ... ve ...'e iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5288, K. 2024/8414, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama