KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/6988 E., 2023/9652 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/456 E., 2022/723 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulü
Karar Metni
1.241 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ile davalı ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.02.2014 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, davacının yolcu konumunda olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralandığını, yürüme güçlüğü çektiğini ve tedavisinin devam ettiğini belirterek açılan belirsiz alacak davasında 8.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı işleten ve sürücüden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Allianz Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davadan önce başvuru yapılmadığını, müvekkilinin sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, manevi tazminatın poliçe limiti teminatına dahil olmadığını beyan etmiştir.
2. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ve 2014/454 Esas, 2016/243 Karar sayılı kararıyla; davalı ... şirketinin davacıya 15.01.2015 tarihinde 74.580,20 TL ödeme yaptığı, davacının davalı ... şirketine yönelik davadan feragat ettiği, ceza dosyası kapsamına göre davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, 29.12.2015 tarihli hesap raporunda 13.116,00 TL tazminatın hesaplandığı, davacının tedavisinin yaklaşık 6 ay boyunca devam ettiği, iyileşme süresince davacının bakıma ihtiyaç duyduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 8.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın 23.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 25.06.2020 tarih ve 2020/2156 Esas, 2020/2357 Karar sayılı ilamında; "...Dosyanın incelenmesinde; davacının maluliyetine dair bilimsel bir tespit yapılmadan hastane evraklarındaki veriler esas alınarak hukukçu, sigortacı aktüerya bilirkişisinden rapor alındığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda mahkemece, maddi tazminat kalemlerinden geçici-sürekli iş göremezlik, tedavi giderleri ve diğer maddi tazminat kalemleri yönünden bilgi ve belgeler toplanarak gerekirse bilirkişi marifeti ile maddi zarar kapsamının belirlenmesi ve davalılardan .... tarafından yapılan ödeme ve bu ödemenin hangi maddi tazminat kalemi sebebiyle yapıldığının da araştırılmak suretiyle davalılar ... ve ...’ın sorumlu alacakları miktarın tespiti ile sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır" gerekçesi ile hükmün bozulmasına,
bozma sebebine göre temyize gelen davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bozma uyarınca alınan 04.07.2022 tarihli maluliyet raporunda davacının sürekli iş göremezlik oranının olay tarihindeki yaşına göre %12,3 ve bugünkü yaşına göre %14 ve iyileşme süresinin 18 ay olarak belirlendiği, bunun üzerine alınan 05.10.2022 tarihli ek hesap raporunda belirlenen zarardan sigorta şirketinin yaptığı ödemenin mahsup edildiği, tarafların sosyal ekonomik durumları, kusur oranları, maluliyet durumu, iyileşme süresi gözetilerek davacı yararına 30.000,00 TL manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle;
davanın kısmen kabulü ile 2.096,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın 23.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maddi tazminat yönünden lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusur incelemesi yapılmadığını, ilk kararda 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karşın ikinci kararda 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, davalılar ayrı ayrı vekille temsil edilmesine karşın tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusur incelemesi yapılmadığını, davacının zararının sigorta şirketi tarafından karşılandığını, önceki kararın sadece maddi tazminat yönünden bozulduğunu, bu durumda manevi tazminat yönünden verilen ilk kararın kesinleştiğini, ancak bozmaya uyularak verilen kararda manevi tazminat miktarının artırıldığını, her iki davalı yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 23.02.2014 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, davacının yolcu konumunda olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi gideri, bakıcı gideri, yol gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesi.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya kapsamından davanın kısmen kabulü ile 2.096,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verildiği, ancak kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesi uyarınca davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3. Mahkemece manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına dair verilen ilk kararın davalılar ... ve ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 25.06.2020 tarihli ve 2020/2156 esas, 2020/2357 karar sayılı ilamıyla maddi tazminat yönünden bozulmasına, diğer temyiz itirazların incelenmesine bu aşamada yer olmadığına karar verilmiş; yerel mahkemece bozma sonrası ilk kararda hükmolunan manevi tazminat miktarını aşacak şekilde davacı için 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Şu hâlde; davacının ilk mahkeme kararını temyiz etmediği dikkate alındığında, bozma sonrası mahkemece ilk hükümde davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının bozma sonrası davalılar aleyhine artırılması doğru olmamıştır. Mahkemece bu durum gözetilmeksizin davalıların usuli kazanılmış haklarını ihlâl eder şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın davalılar yararına bozulmasını gerektirmiştir.
4. Manevi tazminat hükmüne ilişkin yukarıda (2) numaralı bentte yer alan bozma sebep ve şekline göre davalılar vekillerinin manevi tazminata ilişkin vekalet ücretine ve hükmedilen miktara yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
5. Yargılamaya hâkim olan ilkelerden olan taleple bağlılık ilkesi HMK’nın 26 ncı maddesi ile düzenlenmiş olup, hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Dava dilekçesinde davacının faiz talebi olmamasına karşın mahkemece talebi aşar şekilde faize hükmedilmiş olması doğru görülmemiş bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına, (3) ve (5) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan davalılar yararına BOZULMASINA,
3. Değerlendirme bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... ve davalı ... vekillerinin belirtilen temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ile davalılar ... ve ...'a iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6988, K. 2023/9652, 25 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama