KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/8304 E., 2025/2323 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/240 D.İş, 2023/240 K.
- Sayısı
- 2023/İHK-14093
- Sayısı
- K-2023/15140
Karar Metni
771 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.10.2015 tarihinde davalı ... şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın yaya haldeki davacıya çarpmasıyla meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet oluşmadığını, kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olunduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, müvekkilinin ancak başvuru tarihinden yasal faizle sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sağlık raporunun değerlendirilmesi için bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, bilirkişi raporunda başvuru sahibinin vücudundaki skar izlerinin maluliyete sebep olmayacağının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulü ile itiraza konu kararın vekâlet ücreti yönünden düzeltilmesine, kazadaki yaralanmasının başvuru sahibinde kalıcı maluliyete neden olmadığı anlaşıldığından talebin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle bu yöne ilişkin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığınca düzenlenen usulüne uygun bir rapor varken evrak üzerinden inceleme yapılması neticesinde tanzim edilen medikal firma raporunun ve bilirkişi raporunun kabul edilemeyeceğini, üniversite hastanesi adli tıp anabilim dalı başkanlığınca düzenlenen raporun kabul edilmeyerek bilirkişi heyetince düzenlenen raporun kabul edilmesinin Yargıtay içtihatlarına da aykırılık teşkil ettiğini, kaldı ki bu durumda da bilirkişi heyetinin raporu ile ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen rapor arasında da çelişki bulunduğunu, o halde bu çelişkinin de giderilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Dosyanın incelemesinde; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacı tarafından ibraz edilen ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 10.05.2022 tarihinde düzenlenen raporda vücut yüzeyinin %1-9'unu kaplayan skar ve keloid nedeniyle %5 oranında sürekli iş göremezlik oranı tespit edildiği.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince iki adli tıp uzmanından rapor alınmasına karar verilmiş olup bilirkişi heyetince davacının geçirmiş olduğu kaza nedeniyle oluşan skarı kaza ile illiyetli olduğu kabul edilmekle birlikte vücut yüzey alanının % 1’ini geçmediği belirtilerek engel oranı olmadığının belirlendiği anlaşılmaktadır.
Her iki raporda da aynı yönetmelik olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik esas alınmış ise de maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğu açıktır. Ancak, İtiraz Hakem Heyetince bu raporlardan ikincisine itibar olunarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin (dosyada mevcut raporun alındığı Üniversite Hastanesi dışında başka bir Üniversite Hastanesinin )Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak dosyada mevcut tüm raporlardaki tespitler de irdelenmek suretiyle maluliyete ilişkin çelişkiyi giderecek ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8304, K. 2025/2323, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama