KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/8386 E., 2024/7567 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/521 Esas-2023/251 Karar
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisinin dava dışı bankadan kredi kullandığını, kredinin teminatı kapsamında muris ile davalı arasında hayat sigorta sözleşmesi düzenlendiğini, poliçelerin birer yıllık süreler halinde düzenlendiğini ve her yıl yenilendiğini, poliçenin ilk düzenlenmesi sırasında muristen sağlık beyanı alındığını ancak poliçeler yenilenirken sağlık beyanı konusunda sorular yöneltilmediğini, murisin poliçe teminat süresi içinde öldüğünü açıklayıp poliçe teminat bedeli olan 61.278,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; murisin doğru beyan yükümlülüğüne uymadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. BOZMADAN ÖNCEKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 17.03.2016 tarihli kararı ile davanın kabulüyle 61.278,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Hüküm.
Yargıtay (Kapatılan) 17 Hukuk Dairesinin 30.12.2019 tarih, 2019/5125 esas, 2019/12583 karar sayılı ilamıyla; "... muris, hayat sigorta poliçesinin ilk tanzimi sırasında (03.02.2011) alınan sağlık beyan formunda belirtildiği üzere poliçenin ilk tanzim tarihi olan 03.02.2011 tarihinde sıhhatli ise de sözleşmenin yenilendiği dönemde murisin hasta olduğu ve bildirmediği hastalığı nedeni ile öldüğü ve poliçenin yenilenmesinden önce muris tarafından hastalığın bilindiği, buna göre sigortalı murisin doğru beyan yükümlülüğüne uymadığı anlaşılmaktadır.
Murisin poliçe tanzimi/yenilenmesi sırasındaki beyan yükümlülüğünü kasten ihlal ettiği sabit olmadığından 6102 sayılı T.T.K'nın 1435 ve devamı maddelerinde de düzenlendiği üzere; sigortalının kasıtlı olarak sağlık durumunu gizlemesi haricinde eğer sigortacının sorumluluğunu ağırlaştıran ve daha fazla prim almasını gerektiren bir halin varlığında teminatın indirilmesi gerektiğinden, murisin bu hastalığının belirtilmesi halinde ödenmesi gereken prime göre proporsiyon hesabı yapılarak tazminat hesabının yapılması..." gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda "...Türkiye Hayat Emeklilik A.Ş'nin 14.09.2022 günlü yazı cevabı ile, söz konusu dosya kapsamında yapılan araştırmalara göre, sigortalının kullanmış olduğu tarife 15K( konut grup kredi hayat sigortası) olup bu tarife için sürprim uygulamasının bulunmadığı, bu nedenle herhangi bir hesaplama yapılmamakta olduğunun bildirildiği, bu yazı cevabı da dikkate alınarak, şirketin sürprim uygulaması bulunmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüyle 61.278,00 TL vefat tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; murisin doğru beyan yükümlülüğüne uymaması sebebiyle talebin teminat kapsamı dışında kaldığını, sürprim uygulanmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; hayat sigorta sözleşmesine dayalıalacak talebine ilişkindir. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ilamı ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden temyiz incelemesinin yapılamayacak olmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8386, K. 2024/7567, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama