KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/8989 E., 2025/4880 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/492 D.İş, 2023/490 Karar
Karar Metni
779 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.02.2019 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalı tarafından ZMSS ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak maluliyetinin oluştuğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı olarak toplam 8.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, artırım dilekçesi ile talebini toplam 32.862,63 TL'ye çıkarmış, ıslah dilekçesi ile toplam 305.988,74 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 32.862,63 TL'nin 22.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine; davalı ... itirazlarının vekalet ücreti haricinde reddine, davacı vekilinin yapmış olduğu itirazların maluliyet yönünden kabulü ile davanın kabulüne ve 304.271,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.717,47 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 305.988,74 TL'nin 22.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine, bakiye 4.861,01 TL talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ödeme yapılarak tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kusur yönünden inceleme yapılması gerektiğini, CMK kapsamında uzlaşma olup olmadığının tespiti gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile % 1,8 teknik faiz ile tazminat hesabı yapılması gerektiğini, davacı lehine vekalet ücretinin 1/5 oranında hesaplanması gerektiğini belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 23.02.2019 tarihinde meydana gelmiştir.
Somut olayda, İtiraz Hakem Heyetince, davacının davalı ... şirketine başvurusunda sunduğu Balıkesir Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Polikliniği tarafından düzenlenen 07.03.2022 tarihli maluliyet raporunda, davacının maluliyetini % 10 olarak belirleyen rapor hükme esas alınmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan ve adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen maluliyet raporunda ise, sadece sol el işaret parmağı yönünden % 2, diğer arazlar yönünden maluliyetin oluşmadığı tespit edilmiştir.
Hükme esas alınan Balıkesir Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Polikliniği tarafından düzenlenen 07.03.2022 tarihli maluliyet raporunda, davacının kaza tarihindeki arazının sol el parmak kırığı olduğu, daha sonra davacının fizik tedavisi sonucu özel hastane tarafından alınan epikriz raporunda, davacının sol el 2. ve 3. parmağının kırık olduğu, medial sinirde hasar olduğu tespit edilmiş, tespit edilen %10 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılmıştır.
Yukarıda bahsedilen raporlarda davacının maluliyet oranının farklı farklı tespit edildiği, raporların çelişkili olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde, davacının ikametine en yakın sağlık kuruluşundan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nin 27.04.2023 tarihli raporu da getirtilerek, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının kurulduğu, fiziki muayenenin yapıldığı, dosyadaki raporlar değerlendirilmek suretiyle çelişkinin giderildiği, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8989, K. 2025/4880, 24 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama