KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/918 E., 2025/1861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1062 Değişik İş, 2022/1062 Karar
- Sayısı
- 2022/İHK-61575
- Sayısı
- K-2022/198343
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyetince verilen karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 358.521,33 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada davacının araçta yolcu olmayıp sigortalı aracın sürücüsü konumunda olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüyle 358.521,23 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazının kabulüyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak davacının alkollü sürücünün aracına bilerek bindiği gerekçesiyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüyle 286.816,98 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücretinin tam nispi olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının meydana gelen kazada sigortalı aracın sürücüsü olup talebin teminat dışında kaldığını, kararın diğer yönleriyle de hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
1-Davacı vekili, davacının davalıya sigortalı aracın tek taraflı kazasında araçta yolcu iken yaralandığını iddia etmiş, davalı ... ise davacının araçta yolcu değil sürücü olduğunu savunmuş, hakem heyetince de davacının araçta yolcu olduğu kabul edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Dosyanın incelenmesinde; kolluk tarafından tutulan kaza tespit tutanağında 24.06.2018 günü saat 07:00 sıralarında davacının sevk ve idaresindeki araç ile direksiyon hakimiyetini kaybederek yol kenarındaki çaya devrilmesi sonucu kazanın gerçekleştiği tespit edilmiştir.
Davacı 05.07.2018 tarihli kolluk ifadesinde; aracın sürücüsü olmayıp yolcusu olduğunu, araç sürücüsünün kendisini tehdit ettiğini, ehliyeti olmadığından araç sürücüsü olarak kendisini beyan etmesini, bunun karşılığında toplam 42.000,00 TL ödenmesini kararlaştırdıklarını, ancak kendisinin araç sürücüsü olmayıp yolcu olduğunu beyan etmiştir.
Soruşturma dosyasında doktor bilirkişiden alınan raporda davacıda oluşan yaralanma izlerinin ön sağ koltukta oturan ve yolcu konumunda olan kişi ile uyumlu olduğu belirtilmiştir.
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler dikkate alındığında; davacının araç sürücüsü mü, araçta yolcu mu olduğu konusunun çekişmeli olduğu, ceza dosyasının tamamının dosya arasında bulunmadığı, davacının kollukta alınan ifadesi dışında araç sürücüsünün kim olduğuna ilişkin değerlendirmelerin dosya kapsamı itibarıyla kesin delillere dayanmadığı, olayın oluş şeklinin ve kazaya sebebiyet veren aracın sürücüsünün ancak geniş ve kapsamlı bir araştırma sonucu belirlenebileceği, bu hali ile genel mahkemelerce gerekli araştırmanın yapılması gerektiğinden tahkim yargılamasının dosyadan el çekme ile sonlandırılmasına karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/918, K. 2025/1861, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama