KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9393 E., 2025/4124 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/276 E., 2022/522 K.
Karar Metni
2.358 kelime·12 dk okuma·10 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından ve duruşma istemli olarak davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Avukat .... ile davalı ... vekili Avukat ..., davalı .... Tic. Ltd. Şti vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 11.03.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 18.12.2007 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalı ...'ün kullandığı aracın davalı ...'in kullandığı araca çarpması sonucu davacıların murisi ....'in vefat ettiğini, olayın meydana gelmesinde davalıların kusurlu olduklarını, davacı anne ve babanın ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek olay nedeniyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı anne - baba için 40.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 12.056,10 TL araç hasarı, 648,00 TL tedavi masrafı ile toplam 45.000,00 TL de manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından bir yıllığına sigortalı aracın sürücüsünün kusuru ile üçüncü kişilerin ölümüne sebep olması halinde destekten yoksun kalma tazminatı olarak 80.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olduklarını, ...'e 10.968,00 TL, ...'e 13.355,00 TL ödendiğini belirterek davanın husumetten reddini talep etmiştir. Davalı .... Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu aracın kusursuz olduğunu, müteveffa ....'in ise emniyet kemeri takmaması nedeniyle kusurlu olduğunu, araçta meydana gelen hasar miktarını da kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.01.2013 tarih ve 2008/84 Esas-2013/8 Karar sayılı ilamı ile.
"Davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulü ile davacılar ... için 35.517,60 TL, ... için 32.363,58 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 12.056,10 TL araç bedeli, 648,00 TL hastane masrafı olmak üzere toplam 80.585,28 TL maddi tazminatın davalılar ..., ... ve .....Tic.Ltd.Şti.nden alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat talepleri yönünden 35.733,79 TL için 18.02.2007 tarihinden itibaren ıslah ile artırılan 44.851,49 TL için ıslah tarihi olan 29.06.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile,
davacılar ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL kardeş .... için 15.000,00 TL'nin 18.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve .....Tic.Ltd.Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ..... Tic. San ve Ltd. Şt vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23/09/2014 tarih ve 2013/7525 Esas-2014/12473 Karar sayılı ilamı ile.
"Hükmün gerekçe bölümünde davacı kardeş ...'ye 10.000,00 TL manevi tazminat verileceği yazılmış olmasına rağmen hüküm fıkrasında 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi, kısa kararda ise bu davacı için manevi tazminat verilmemesi ve ayrıca kısa kararda maddi tazminatın davalılardan tahsili denmek sureti ile 4 davalıyı da kapsayacak biçimde hüküm kurulmuş olmasına rağmen, gerekçeli kararda maddi tazminatın davalı ..., ... ve .... tahsiline denmek sureti ile sigorta şirketini sorumluluk dışı bırakacak şekilde karar verilmesi çelişkidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir. 2-Kabule göre de; a-Ölen desteğin ilerleyen yıllarda çocukları olabileceği nazara alınıp, dereceli bir destek payı verilmesi yerine sabit %12,5'er destek payına ve ayrıca somut delillerle ispat edilmemiş olan desteğin aylık gelirine göre yapılan hesaplamaya itibar edilerek karar verilmesi isabetli değildir. b-Davacılar vekili 12.056,00 TL araç hasar bedeli istemiş olup,
mahkemece uzman bilirkişinden gerçek zarar raporu alınmadan ve yapılan ödemeler mahsup edilmeden talep edilen miktara hükmedilmesi bozma sebebidir. c-Muğla 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/10-262 sayılı davasında davalı sürücü .... kusursuz bulunup beraat etmiş ve Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 5.9.12 tarih ve 12/1184-17929 sayılı ilamı ile de beraat kararı onanmış olmakla davalı ...'ın kusursuz olduğunun kabulü ile hakkındaki davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetli değildir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına dair karar verilmiştir.
3.Mahkemenin 09.05.2018 tarih ve 2016/24-2018/269 Karar sayılı ilamı ile; bozma ilamı, toplanan deliller ve benimsenen birikişi raporuna göre davalı ... aleyhine açılan davanın, meydana gelen kazada kusuru bulunmadığından reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 18.126,12 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... için 26.115,19 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 2.338,00 TL araç hasar bedeli ile 648,00 TL hastane masrafının tahsiline, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminata yönelik olarak; davacılar ... ve ... için 15.000,00'er TL, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, fazlaya ilişkin manevi istemin reddine karar verilmiştir.
4. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ..... Tic. San ve Ltd. Şt vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Yargıtay (Kapatılan)17. Hukuk Dairesinin 08.10.2020 tarih, 2018/5988 - 2020/5328 Karar sayılı ilamı ile. "1-davacılar vekilinin tüm, davalı ....Tic. ve San. Ltd.
Şti. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2-... desteğin emniyet kemeri takıp takmadığı, takmadı ise kazanın oluş şekline göre bu hususun zararın artmasına etkisinin olup olmadığı, desteğin müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, müterafik kusuru var ise zarardan indirim yapılması gerekip gerekmediği gibi hususların araştırılıp karar yerinde tartışılması gerekmektedir.
3-... desteğin tedavisi sırasında karşılandığı ileri sürülen 648,00 TL ilaç bedelinin SGK tarafından karşılanıp karşılanmadığının araştırılması, SGK tarafından karşılanmadığının anlaşılması halinde, anılan giderin 6111 sayılı Yasa kapsamında SGK'nın sorumluluğunda mı, davalıların sorumluluğunda mı kaldığı konusunda uzman doktor bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile hükmün bozulmasına dair karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına konu edilen ilaç bedelinin davacı tarafından ödenmiş olduğu, 6111 saylı yasa kapsamında SGK tarafından karşılanmadığı, bu hali ile davalıların bu bedelden de sorumlu olması gerektiği, ...'in davalılardan ...'in sevk ve idaresindeki araçta hatır için taşındığı, ayrıca emniyet kemeri takıp takmadığı hususunda dosya kapsamında somut bir bilgi, belge bulunmadığı anlaşılmakla müterafik kusur değerlendirmesi yapılmasına yer olmadığı kanaatine varılarak, maddi tazminat kalemlerinden yalnızca hatır taşıması nedeniyle %20 oranında indirim yapılmasına,
bozma öncesinde alınan aktüerya raporu hükme esas alınarak; davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulü ile, davacılar ... için 35.517,60 TL, ... için 32.363,58 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 12.056,10 TL araç bedeli 648,00 TL hastane masrafı olmak üzere toplam 80.585,28 TL maddi tazminatın davalılar ..., ... ve .... Tic. Ltd.
Şti'nden alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat talepleri yönünden 35.733,79 TL için 18.02.2007 tarihinden itibaren ıslah ile artırılan 44.851,49 TL için ıslah tarihi olan 29.06.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile, davacılar ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, kardeş ... için 15.000,00 TL'nin 18.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve .... Tic. Ltd.
Şti'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine
karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalılardan ...'in kusuru bulunmadığından reddine dair verilen kararın taraflarınca temyiz edilmediğinden kesinleştiğini, aynı kararda ... için verilen vekalet ücreti ve yargılama giderinin İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesi'nin 2018/25409 sayılı dosyası ile takibe konulduğunu ve taraflarınca ödendiği halde bu davalı lehine yeniden verilen vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilmesinin yerinde olmadığını, hükmün 1.fıkrasında davanın "kısmen kabulü" denmekte ise de,
dava dilekçesinde davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL talep edilmiş olup Mahkemece ıslah ile arttırdıkları tutar olan 35.517,60 TL ve 32.363,58 TL'ye hükmedildiğini ve dolayısı ile bu fıkrada "davanın kabulü" ibaresinin kullanılması gerektiğini, 1.fıkradaki davalılar bölümündeki ... isminin çıkarılarak, yerine ... yazılması gerektiğini, dava dilekçesinde her bir davacı için 15.000,00 TL manevi tazminat istenmiş olup talep gibi karar verildiği halde, bu fıkra'da "davanın kısmen kabulüne" denmiş olmasının hatalı olduğunu, maddi ve manevi tazminat taleplerinden reddedilen bir kısım bulunmadığı halde, ...
Ltd.Şti. lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmolunmuş olmasının hatalı olduğunu beyan etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; poliçe teminat limiti belirtilmeksizin müvekkil şirketin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, sigorta şirketinin ancak teminat limiti doğrultusunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, teminatın paylaştırılması gerektiğini, ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemelerin yeterli olması halinde yeniden tazminat hesaplaması yapılmaması gerektiğini, mütevaffanın gelirinin somut delillerle ispat edilerek bu doğrultuda hesap yapılmasını, tedavi giderine ilişkin taleplerin reddi gerektiğini, maddi hasara ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... San. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde.
Yargıtayın bozma gerekçesi haricindeki kısımların kesinleştiği yönündeki usul kurallarının hiçe sayıldığını, verilen kararın gerekçelendirilmediğini, dosyadaki ve Yargıtay bozma ilamında bahsi geçen resmen ödeme makbuzları ve delillerin yok sayıldığını, bilirkişi açıkça dosyadaki bilgi ve belgelere göre trombosit bedelinin SGK tarafından karşılanıp karşılanmadığı hususunda dosyadaki bilgi ve belgelerin yetersiz olduğunu vurguladığı,
bu kan ve kan bileşenlerinin tedarikinin sağlık kuruluşu sorumluluğunda olduğunu açıkça beyan ettiğini, özellikle kardeş ... için bozmadan önce 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedip bozmada hiç bir şekilde bozma gerekçesi yapılmamasına karşın kardeş ... için manevi tazminatın 15.000,00 TL olarak belirlendiğini, tanık olarak dinlenen ... ifadesinde kadının emniyet kemerinin bağlı olmadığından kafasını çarptığını beyan ettiği, müteveffanın ön koltukta mı yoksa arka koltukta mı bulunduğunun araştırılması yönündeki bozma ilamının yok sayıldığını beyan etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkilin hiçbir kusuru olmadığını, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/ 20 E. sayılı dosyasından alınan raporlar ve verilen beraat kararının bunu kanıtladığını, mahkemenin müteveffanın gelirini çok yüksek kabul ettiğini, hiçbir vergi kaydı, maaş bordrosu olmadığının göz ardı edildiğini, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine doğan ve gözetilmesi zorunlu olan hakka usulü kazanılmış hak denilir. Bu nedenle mahkeme kararının, Yargıtay ilgili hukuk dairesi tarafından bozulmasından ve yerel mahkemece bozmaya uyulmasından sonra mahkemece, hükmün Yargıtay bozma kararı dışında kalarak kesinleşmiş olan kısımları hakkında yeni bir karar verilemez.
Dosyanın incelenmesinde, mahkemenin ilk kararıyla davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulü ile, davacılar ... için 35.517,60 TL, ... için 32.363,58 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 12.056,10 TL araç bedeli 648,00 TL hastane masrafı olmak üzere toplam 80.585,28 TL maddi tazminatın davalılar ..., ... ve ..... Tic. Ltd.
Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat talepleri yönünden 35.733,79 TL için 18.02.2007 tarihinden itibaren ıslah ile artırılan 44.851,49 TL için ıslah tarihi olan 29.06.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile, davacılar ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL kardeş ... için 15.000,00 TL'nin 18.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve .....
Tic. Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verildiği; hükmün, davalı ... ve .... Tic. San. ve Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince.
"Hükmün gerekçe bölümünde davacı kardeş ...'ye 10.000,00 TL manevi tazminat verileceği yazılmış olmasına rağmen hüküm fıkrasında 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi, kısa kararda ise bu davacı için manevi tazminat verilmemesi ve ayrıca kısa kararda maddi tazminatın davalılardan tahsili denmek sureti ile 4 davalıyı da kapsayacak biçimde hüküm kurulmuş olmasına rağmen, gerekçeli kararda maddi tazminatın davalı ..., ... ve .... tahsiline denmek sureti ile sigorta şirketini sorumluluk dışı bırakacak şekilde karar verilmesi çelişkidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir. 2-Kabule göre de; a-Ölen desteğin ilerleyen yıllarda çocukları olabileceği nazara alınıp, dereceli bir destek payı verilmesi yerine sabit %12,5'er destek payına ve ayrıca somut delillerle ispat edilmemiş olan desteğin aylık gelirine göre yapılan hesaplamaya itibar edilerek karar verilmesi isabetli değildir. b-Davacılar vekili 12.056,00 TL araç hasar bedeli istemiş olup,
mahkemece uzman bilirkişinden gerçek zarar raporu alınmadan ve yapılan ödemeler mahsup edilmeden talep edilen miktara hükmedilmesi bozma sebebidir. c-Muğla 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/10-262 sayılı davasında davalı sürücü ... kusursuz bulunup beraat etmiş ve Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 5.9.12 tarih ve 12/1184-17929 sayılı ilamı ile de beraat kararı onanmış olmakla davalı ...'ın kusursuz olduğunun kabulü ile hakkındaki davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetli değildir." gerekçesiyle bozma kararı verildiği;
mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen ikinci kararla davalı ... aleyhine açılan davanın, meydana gelen kazada kusuru bulunmadığından reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 18.126,12 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... için 26.115,19 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 2.338,00 TL araç hasar bedeli ile 648,00 TL hastane masrafının tahsiline, manevi tazminata yönelik olarak; davacılar ... ve ... için 15.000,00'er TL, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verildiği; hükmün, davacılar vekili ile davalı ....
Tic. San. ve Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 08.10.2020 tarih, 2018/5988 - 2020/5328 Karar sayılı ilamı ile. "1-davacılar vekilinin tüm, davalı ....Tic. ve San. Ltd.
Şti. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2-... desteğin emniyet kemeri takıp takmadığı, takmadı ise kazanın oluş şekline göre bu hususun zararın artmasına etkisinin olup olmadığı, desteğin müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, müterafik kusuru var ise zarardan indirim yapılması gerekip gerekmediği gibi hususların araştırılıp karar yerinde tartışılması gerekmektedir.
3-... desteğin tedavisi sırasında karşılandığı ileri sürülen 648,00 TL ilaç bedelinin SGK tarafından karşılanıp karşılanmadığının araştırılması, SGK tarafından karşılanmadığının anlaşılması halinde, anılan giderin 6111 sayılı Yasa kapsamında SGK'nın sorumluluğunda mı, davalıların sorumluluğunda mı kaldığı konusunda uzman doktor bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi ..." gerektiğine değinilerek bozma kararı verildiği,
mahkemece verilen son kararla, Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verildiği ve bozma ilamı doğrultusunda SGK'ya müzekkere yazılarak tedavi sırasında karşılandığı belirtilen ilaç bedelinin SGK tarafından karşılanıp karşılanmadığının sorulduğu ve tedavi giderine dair hekim-sağlık uzmanı bilirkişiden 29.04.2022 tarihli bilirkişi raporunun alındığı, müterafik kusur durumu için ayrıca emniyet kemeri takıp takmadığı hususunda yapılan değerlendirme ile bozmanın gereğinin yerine getirildiği,
ancak temyiz isteminde bulunan tarafların usuli kazanılmış haklarına aykırı olarak Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.09.2014 tarih ve 2013/7525 Esas-2014/12473 Karar sayılı ilamı ile bozulan ilk kararın aynı şekilde yeniden verildiği anlaşılmış olup; temyiz eden davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili aleyhine olacak şekilde ve usulü kazanılmış haklarına aykırı olarak Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin yukarıda anılan ilamları ile bozma kapsamı dışında kaldığı anlaşılan ve kesinleşen yönlere dair yeniden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
2.Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
32.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar ... ve ...'e verilmesine,
32.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılar ..., ... ve ... iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9393, K. 2025/4124, 11 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama