KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9469 E., 2023/13811 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/317 E., 2014/549 K.
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Avukat ...
DAVALILAR
1. ... vekili Avukat ... 2. ... vekili Avukat ... 3. ... vekili Avukat ... 4. ... vekili Avukat ... 5. ... vekili Avukat ... 6. ... 7. ... 8. ... 9 ... HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne / Onanması
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.05.2013 gün, 2012/7283 E- 2013/7364 K sayılı ilamı ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ..., ... ve ... ve ... vekili tarafından karar temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 05.05.2015 gün, 2015/4573 E- 2015/6653 K sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verilmiş, karar düzeltme aşamasından da geçerek karar kesinleşmiştir.
Davalı ..., 27.01.2023 tarihli dilekçesi ile dava konusu Bergama İlçesi, Küçükkaya Köyü, 257 parselde bulunan 24.07.2009 tarihli ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiş mahkemece 08.03.2023 tarihli ek karar ile ihtiyati haciz kararından sonra ilgili tasarrufun iptaline karar verilmesi halinde alacaklı ayrıca bir icra takibi başlatmasına gerek olmadan iptal davası açılmadan doğrudan iptal edilen işleme konu taşınmazı cebri icra sahasına çekerek bu taşınmaz üzerinden alacağını tahsil edebileceği,
tasarrufun iptali davası alacaklı lehine sonuçlandığı takdirde İİK'nun 264/3 üncü maddesine göre alacaklının 1 ay içersinde takip talebinde bulunma zorunluluğu bulunmadığı, verilen geçici hukuki korumanın ihtiyati tedbir değil ihtiyati haciz olduğu, icra dosyasının henüz tahsil edilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 5. Hukuk Dairesinin 23.05.2023 gün, 2023/1709 E- 2023/1655 K sayılı kararı ile "6217 Sayılı Yasanın 30 uncu maddesinde "12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan 'Aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan' ibaresi 'verilen' şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya "Bu kararlara ilişkin dosyalar, Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemez" hükmü eklenmiştir.
Daha önce temyiz kanun yoluna başvurulan dosyalarda istinaf kanun yoluna başvurulması mümkün değildir. Başvurulacak kanun yolu yine temyiz yoludur. Tüm bu nedenlerle Dairemize gönderilen ilgili dava dosyasının Yargıtay' ın ilgili dairesine gönderilmek üzere Yerel Mahkemesine HMK'nın geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası gereğince geri çevrilmesine " karar verilmiştir.
Dosya Dairemize tevzii edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemeleri, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulmuş ve Adalet Bakanlığı’nın 07.11.2015 tarihli 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başlamışlardır.
6100 sayılı HMK'nun İhtiyati Tedbir Kararı başlıklı 391 inci maddesinin (3) numaralı fıkrasında “İhtiyati tedbir talebinin reddi hâlinde, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır.”, aynı Kanunun İhtiyati Tedbir Kararına karşı itiraz başlıklı 394 üncü maddesinin (5) numaralı fıkrasında ise “İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz.” hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanun maddelerinde ihtiyati tedbire dair belirtilen (ilk derece) mahkeme kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüş; bu kanun yolunun istinaf kanun yolu olduğu da aynı Kanunun İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar başlıklı 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasında “İlk Derece Mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir" hükmü ile açıkça belirtilmiştir.
Aynı Kanunun Geçici 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasında “Bölge Adliye Mahkemelerinin 26.09.2004 tarihli 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar 1086 Sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.", (2) numaralı fıkrasında “Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemez.” hükmü yer almaktadır.
Anılan İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin 08.03.2023 tarihli ek kararı, Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiştir. HMK’nun 341 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre geçici koruma tedbirleri hakkında verilen İlk Derece Mahkemelerinin kararlarına ilişkin kanun yolu incelemesi Bölge Adliye Mahkemelerine ait olup, davaya konu ara karar istinaf kanun yoluna tabidir.
Yukarıda açıklanan sebeple, kararın mahiyeti ve tarihi itibariyle kanun yolu inceleme görevi Bölge Adliye Mahkemesine ait olduğundan, ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmek üzere dosyanın işlemsiz olarak mahal mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9469, K. 2023/13811, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama