KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9479 E., 2025/4426 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/501 D.İş, 2023/500 K.
Karar Metni
948 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.07.2014 tarihinde davalıya ZMMS Poliçesi ile sigortalı aracın, davacının sevk ve idaresindeki araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak %6 oranında malul kaldığını, davalıya 04.07.2022 tarihinde yapılan başvuru üzerine davalı tarafından 25.08.2022 tarihinde 13.556,73 TL ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığını, bu nedenle yapılan başvuru üzerine ise ödeme yapılmadığını belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 05.07.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 254.443,27 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, kazada birden fazla yaralı olması nedeniyle 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin dolduğunu, usulüne uygun şekilde yapılmayan başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacıya yapılan ödemeyle zararın karşılandığını, davalının temerrüte düşmediğini, davacı motosiklet sürücüsü olup müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faize dava tarihinden itibaren hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talebin ceza zamanaşımına tabi olduğu, başvuranın zararını 01.07.2022 tarihli maluliyet raporuyla öğrendiği, bu tarihten işbu davanın açıldığı tarihe kadar geçen sürede 8 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin geçmediği, alınan 03.07.2023 tarihli kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75, başvuru sahibinin %25 oranında kusurlu bulunduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif ranta göre düzenlenen hesap raporunun hükme esas alındığı, dosya kapsamında davacının müterafik kusurlu olduğuna dair delil bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 254.443,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 06.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamındaki uzman görüşü ile Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur raporunun birbirini teyit ettiği ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, uyuşmazlığa konu kazada birden fazla kişinin yaralanması nedeniyle davanın 15 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve başvuru tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, hesap yönteminin yerinde olduğu, ancak tam vekalet ücretinin yerinde olmadığı, kararın bu yönüyle düzeltilmesine karar verildiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilmesine,
diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kaza tespit tutanağıyla kusur raporu arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, 25.07.2022 tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğunu, covid durma süresinin hukuk davalarındaki sürelere eklenmesinin mümkün olmadığını, genel şartlar uyarınca %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 25.07.2014 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sevk ve idaresindeki araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle ceza zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu yönündeki hatalı gerekçeyle davalının zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiş ise de somut olayda iki kişinin yaralandığı kazanın 25.07.2014 tarihinde gerçekleştiği, birden fazla kişinin yaralanması halinde TCK m. 89/4 ve 66/e maddeleri uyarınca ceza zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu,
yapılan başvuru üzerine 25.08.2022 tarihinde 13.556,73 TL tutarında tazminat ödemesinin yapıldığı, ödemenin ibraname karşılığında yapılmadığı, yapılan ödemenin yetersiz olduğu gerekçesiyle davacının 09.11.2022 tarihinde tahkim yoluna başvurduğu, 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolduğu 25.07.2022 tarihine covid-19 salgını nedeniyle duran 95 gün eklendiğinde sürenin bitiminin 28.10.2022 tarihi olduğu,
eldeki başvuru 09.11.2022 tarihinde yapılmış ise de davalı tarafından zamanaşımının işlemeye devam ettiği 25.08.2022 tarihinde yapılan kısmi ödeme ile TBK'nın 154/1 maddesi gereği zamanaşımının kesildiği ve zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlamış olup dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağında oluşan kazada davacı sürücünün diğer sürücüye kavşakta ilk geçiş hakkını vermemesi nedeniyle kusurlu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün hızını azaltmamak nedeniyle kusurlu bulunduğu, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru esnasında davacı tarafından sunulan uzman görüşünde davacı sürücünün %25 ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu bulunduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 03.07.2023 tarihli kusur raporunda ise davacı sürücünün ilk geçiş hakkına sahip olduğu,
soldaki aracın sağdakine geçiş hakkı vermesi gerektiği, ilk geçiş hakkına sahip olan davacının her an durma eylemini tamamlayabileceği bir duyarlılıkta olması gerektiği, diğer aracın savrulma mesafesi de göz önüne alındığında kavşağa yaklaşımına uygun bir hızda olmayan davacının %25 ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.
Ancak İtiraz Hakem Heyetince bu raporlardan 03.07.2023 tarihli ikinci rapora itibar olunarak davacının başvurusuna eklediği uzman görüşü ile alınan kusur raporunun birbirini teyit ettiği gerekçesiyle hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı ile dosyada mevcut her iki rapordaki tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9479, K. 2025/4426, 17 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama