KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9498 E., 2023/11941 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/614 Değişik İş, 2021/615 Karar
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul / Davalı Vekilinin İtirazının Reddi /
Karar Metni
1.526 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
Davacı Vekilinin İtirazının Kabulü/ Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararının Kaldırılması/ Başvurunun Kısmen Kabulü
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; olay tarihi olan 02.08.2019 tarihinde davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, zararın karşılanması için davalıya başvurulmasına rağmen herhangi bir cevap verilmediğini belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi gereğince 4.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 100.790,69 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından eksik belge ile başvurulduğundan başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun düzenlendiği hastanenin Sağlık Bakanlığının uygun gördüğü hastanelerden olmadığını, raporun yönetmelikte belirtilen usul ve esaslara aykırı şekilde düzenlendiğini, olayda hem hatır taşıması hem de müterafik kusur durumu söz konusu olduğundan hesaplama yapılırken bu hususların dikkate alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğun SGK'ya ait olduğunu, SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkili temerrüde düşürülmediğinden yargılama gideri ve faizden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının bizzat muayenesi yapılarak ve kaza ile illiyeti ortaya koyar şekilde düzenlenen maluliyet raporunda davacının %13,3 oranında malul olduğunun tespit edildiği, tazminatın PMF yaşam tablosu ve prograsif rant formülü esas alınarak hesaplandığı, kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemeri takmadığı tespit edildiğinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulüne ve 5.852,87 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 74.779,69 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 80.632,56 TL tazminatın 20.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; 09.09.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı üzerine Yargıtay uygulamalarının tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülü esas alınarak belirlenmesine yönelik olduğunu, kaza tespit tutanağında ve ifadelerde müvekkilinin emniyet kemeri takmadığına yönelik bir tespit mevcut olmadığından müterafik kusur indirimi yapılmasının doğru olmadığını ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun yönetmeliğe aykırı olduğunu ve müvekkili tarafından alınan tıbbi görüş ile çelişkili olduğunu, %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, olayda hem hatır taşıması hem de müterafik kusur olduğunu, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu, Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde davacının zararının belirlendiği, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, sigortalı aracın sürücüsünün davacının oğlu olması nedeniyle hatır taşımasından söz edilemeyeceği, olay iş kazası olmadığından SGK tarafından ödeme yapılmasının mümkün olmadığı, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinde isabetsizlik olmadığı, bu nedenlerle davalı vekilinin itirazlarının yerinde olmadığı,
kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemeri takmadığı tespit edildiğinden müterafik kusur indirimi yapılmasının yerinde olduğu ancak davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak belirlenmesi gerektiği, davacının bu yöne ilişkin itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne, 83.880,86 TL tazminatın 20.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 18 aylık iyileşme süresi dolmadan rapor düzenlendiğini, davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun geçersiz olduğunu, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları,
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacı tarafından zararın belirlenmesi için gerekli belgeler ile davalıya başvurulmuş olmasına, davacıya SGK tarafından yapılmış ödemenin araştırılmasına yönelik İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinin yerinde olmasına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararı sonrasında %1,8 teknik faizin uygulanma imkanı olmaması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 02.08.2019 tarihinde meydana gelmiştir.
Bu durumda olay tarihi itibarıyla davacının maluliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, davacı tarafından sunulan Dicle Üniversitesi Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 16.03.2020 tarihli raporun da anılan Yönetmelik hükümleri gözetilerek düzenlendiği anlaşıldığından İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek Dicle Üniversitesi Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 16.03.2020 tarihli rapor dikkate alınarak davacının zararının belirlenmesi yönünde ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir.
Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9498, K. 2023/11941, 6 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama