KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9583 E., 2024/1741 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2064 E., 2021/1490 K.
- Davacılar
- 1. ...
Karar Metni
2.533 kelime·13 dk okuma·16 bölüm
2. ... 3. ... 4. ... 5. ... 6. ... vekilleri Avukat ..., Avukat ...
DAVALILAR
1. ... vekili Avukat ... 2. ... vekili Avukat ... 3. ... vekili Avukat ...
İHBAR OLUNAN
Anadolu Sigorta A.Ş. vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 02.03.2015
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü/ İstinaf Başvurusunun Kabulü ile Esas Hakkında Yeni Hüküm Kurulmasına, Davanın Kısmen Kabulüne Turizm ve Seyahat Limited Şirketi vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ
Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI
2015/171 E., 2020/542 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalılar ... ve ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Av. ... ile davalı ...Ş. vekili Av... geldiler Davalılar ... ve ... Turizm ve Seyahat Limited Şirketi tarafından gelen olmadı. Taraflar vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 19.02.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde.
31.12.2014 tarihinde davalılardan sigorta şirketinin trafik sigortacısı ile diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracını davacılar murisi ...'ın kullandığı araçla çarpışması sonucu meydana gelen kaza sonucunda davacılar murisinin vefat ettiğini, davacılardan yolcu...'nin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla, müvekkili ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının haksız fiil tarihi olan 31.12.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ve 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... şirketi haricinde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
müvekkili... velisi ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, haksız fiil tarihi olan 31.12.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ve 20.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi haricinde müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ... velisi ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, haksız fiil tarihi olan 31.12.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ve 20.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
müvekkili ... için 1.000,00 TL maddi ve 35.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 31.12.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasa faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline, müvekkili ...... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının haksız fiil tarihi olan 31.12.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan davalı ... şirketi haricinde müştereken ve müteselsilen tahsiline,
müvekkili ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç haksız fiil tarihi olan 31.12.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ile ... Tur. ve Sey, Ltd. Şti.'den tahsiline, manevi tazminat yönünden ise sigorta şirketi hariç diğer ... Tur. ve Sey. Ltd.
Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; talebini 16.09.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle davacı ... için 82.186,04 TL'ye, davacı ... için 3.868,85 TL'ye, davacı ...için 3.868,85 TL'ye, davacı ... için 408.228,35 TL'ye arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı ... ve ... Turizm ve Seyahat Ltd.
Şti. vekili cevap dilekçesinde; kusurun vefat eden davacılar murisinde olduğunu, ...'ın öldüğü tarihte 5.000,00 TL geliri olduğu ve maddi durumunun çok iyi olduğu yönündeki ifadeleri kabul etmediklerini, davacı ...'in eşi olan ...'ın ölmeden önce asgari ücret civarında bir kazancı ancak sağlayabilen belirli sürekli bir işi ve kazancı olmayan bir şahıs olduğunu, davacı ...'nin sakat kalıp kalmayacağı belli olmadan maddi tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığını, maddi tazminatın ancak bu şahısta kalıcı fonksiyon kaybı olması halinde talep edilebileceğini,
sakat kalma ihtimaline dayanarak belirsiz alacak davası ile bile olsa tazminat istenmesinin usul yasasına aykırılık teşkil ettiğini, davacı ... yönünden davanın usulden reddi gerektiğini, aynı şekilde davacı ...'nin sakat kalmadan kendisi için manevi tazminat da talep etmesinin mümkün olmadığını, müvekkili açısından bir kusur bulunmadığından kazada ölen yakını için de manevi tazminat talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, müteveffa ...'ın kızı...nin halen evli olup babasının desteğine muhtaç olmadığını, bu nedenle ölüm nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı istemesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...
(Halk Sigorta A.Ş) vekili cevap dilekçesinde; kusur oranlarının tespitini, konusunda uzman aktüer bilirkişi tarafından hesap yapılmasını, kazanç durumu hakkında resmi belge ve evrak sunulması gerektiğini, aksi takdirde işbu hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılmasını, ...'ın vefatı sebebi ile oğulları... ve ..., kızları ...ve...nin destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanabilmesi için çocukların köyde yaşaması sebebi ile on sekiz yaşından küçük olması gerektiğini, eğer kız çocukları kasaba veya şehirde yaşamakta ise ve yüksek öğrenim görmemekte ise en fazla 22 yaşına kadar destekten yoksun kalma tazminatından yararlanabileceklerini,
kazada vefat eden ...'ın mirasçılarına SGK tarafından vefat sebebi ile ölüm aylığı bağlanıp bağlanmadığı hususunun ilgili SGK Müdürlüğünden sorulmasını talep ettiklerini, araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'nin kaza esnasında emniyet kemerinin takılıp takılmadığı hususunun tespiti ile müterafik kusur indiriminin yapılmasını, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından belirlenmesini, 25.02.2011 tarihli 6111 sayılı yasa gereği tedavi giderlerinin teminat dışı olduğunu,
davacı ... adına SGK tarafından geçici iş görmezlik sebebi ile tazminat ödemesi yapılıp yapılmadığı hususunun SGK Niğde İl Müdürlüğünden sorulması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maddi tazminat yönünden açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ... için 82.186,01 TL, ... için 3.868,85 TL,... için 3.868,85 TL ve ... için 408.228,35 TL olmak üzere toplam 489.152,09 TL'nin davalılardan (davalı ... ve ... limited şirketi yönünden 31.12.2014 faiz başlangıcı, davalı Halk Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi faiz başlangıcı ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
davacı ... ... ve ... yönünden maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat yönünden açılan davanın kabulü ile ... için 30.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL,... için 20.000,00 TL, ... için 35.000,00 TL, ...... için 20.000,00 TL ve ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 145.000,00 TL'nin davalılar ... ve ... Limited Şirketinden 31.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davacı ... ... lehine destekten yoksun kalma sebebine dayalı olarak bir maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken mahkemece taleplerinin reddine karar verildiğini, davacı ... bakımından bir maddi tazminat taleplerinin olmamasına rağmen mahkeme kararında ...'ın maddi tazminat taleplerinin reddine ilişkin hüküm kurulduğunu belirtmiştir.
Davalılar ... ve ... Turizm ve Seyahat Ltd.
Şti vekili istinaf dilekçesinde; davacıların manevi tazminat taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, dava sonuçlanmadan 27.04.2020 tarihinde davacı vekilinin ihbar olunan konumda olan ...ile manevi tazminat konusunda tam olarak anlaşarak bir feragatname ve ibraname imzalandığını, buna göre davacı vekilinin tüm davacılar adına toplam 176.000,00 TL ödenmesi karşılığında manevi tazminat ve ferileri yönünden taleplerinden feragat ettiğini, bu konuda davacı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin de olmadığını, mahkemece her ne kadar maddi tazminat yönünden davanın kabulüne karar verildiğini,
maddi tazminatın tahsilatı konusunda hüküm kurulurken müvekkilinin kusur oranı olan %25 dikkate alınarak tazminattan %75 oranında indirim yapılması gerektiğini, müvekkillerinin bilirkişi tarafından belirlenen maddi tazminatların %25'inden sorumlu tutulması gerektiğini, tazminatın tamamı yönünden aleyhlerine hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davalı ...
Halk Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirkete sigortalı aracın kusur oranının %25 olup vefat tazminatında bu hususun dikkate alındığını, maluliyet tazminatında ise bu hususun dikkate alınmadan %100 kusur oranı üzerinden poliçe limiti ile sorumlu olduklarına ilişkin karar verildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun 100.557,08 TL olduğunu ve bu tutar ile hüküm verilmesi gerektiğini, mahkeme tarafından poliçe limiti hatalı olsa da oranlama yapılarak ana tazminata hükmedildiğini, poliçe limitlerini aşan miktar yönünden aleyhlerine harç ve yargılama giderlerine hükmedildiğini,
ayrıca hüküm kısmında maddi tazminata ilişkin harç ve yargılama giderlerinden müvekkili şirketin de diğer davalılar ile birlikte toplam tazminat tutarı olan 489.152,09 TL nispetinde sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kusur oranlarına ilişkin olarak İTÜ Trafik Kürsüsü ve Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporlarda davalı sürücü ...'ın %25 oranında, davacı taraf araç sürücüsü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olmakla ve alınan bu kusur raporlarının ceza yargılamasının yapıldığı Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/194 Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporu ile de uyumlu olduğu görülmekle taraf vekillerinin kusur oranlarına ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği,
davacı ...'ın maluliyet oranına ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda trafik kazasına bağlı olarak iyileşme süresinin 3 aya (geçici iş göremezlik) kadar uzayabileceği ve %32,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı (daimi iş göremezlik) hususunun tespit edildiği, buna göre hükme esas alınan aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da davacı ...'ın kaza nedeniyle uğradığı maluliyet zararının toplam 408.228,35 TL olarak tespit edildiği,
aynı raporda davacı eş ...'ın destek zararının 82.186,04 TL, davacı ...'ın destek zararının 3.868,85 TL, davacı...'ın destek zararının 3.868,85 TL olarak tespit edildiği, davacı ... ...'nin müteveffanın kızı olup ölüm tarihinde 21 yaşında ve evli olduğu dikkate alındığında destek zararının bulunmadığı, davacı ...'nın müteveffanın ölüm tarihinde 19 yaşında olduğu ve babasının desteğinden faydalanamayacağının belirtildiği ve ilk derece mahkemesince bu rapor esas alınarak hüküm kurulduğu, bilirkişi raporunun usulüne uygun düzenlendiği görülmekle hükme esas alınmasında bir sakınca görülmediği,
yargılama devam ederken davacılar vekilinin ihbar olunan ...ile manevi tazminat konusunda anlaşmış olması ve bu hususta davacılar vekiline ödeme yapılması dikkate alındığında, davacıların manevi tazminat taleplerinin hüküm kurulmadan önce konusuz kaldığı anlaşılmakla "manevi tazminat talebi konusuz kalmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi gerekli iken manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından davalılar vekillerinin bu hususa ilişkin istinaf taleplerinin yerinde görüldüğü,
davacı ...'nin desteğin ölüm tarihinde evli olması ve tanık beyanlarına göre babasının ölümünden sonra eşi ile tekrar bir araya gelerek evlilik birliğini devam ettirdiği anlaşılmakla, aktüerya bilirkişisinin bu davacı hakkında destek zararı hesabı yapmaması ve ilk derece mahkemesinin bu davacının destek zararına ilişkin maddi tazminat talebini reddetmesinin doğru bulunduğu, ancak davacılardan ...'ın herhangi bir destek tazminatı talebi olmamasına rağmen ilk derece mahkemesince ...'ın maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin de doğru olmadığı,
aracın kullanım amacının ticari ve yolcu nakli olması nedeniyle ticari avans faizine hükmedilmesi gerekirken bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedilmesinin doğru bulunmadığı, hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda destek zararları hesap edilen davacılar ...,... ve ...'ın zarar miktarı hesaplanırken aktüerya bilirkişi tarafından desteğin kazadaki kusur oranı dikkate alınarak bu oranda belirlenen toplam zarardan indirim yapıldığı anlaşılmakla davalılar vekillerinin kusur oranında indirim yapılmadığı yönündeki istinaf taleplerinin doğru bulunmadığı,
davacıların desteği olan araç sürücüsü ...'ın kazada %75 oranında kusurlu bulunduğu anlaşılmakla aktüerya bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada belirlenen tazminat miktarlarından bu oranda indirim yapıldığı görüldüğü, ancak davacılardan ...'ın kazada yaralanması ve maluliyetinin söz konusu olması,...'nın yolcu konumunda bulunması nedeniyle kazadaki kusur oranlarıyla bağlı olmayacağı dikkate alındığında... hakkında hesaplanan toplam 408.228,35 TL tazminattan herhangi bir indirim yapılmamasının doğru olduğu,
ilk derece mahkemesince hükmedilen maddi tazminatlardan davalı ... şirketinin poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu belirtilerek hüküm kurulmasına rağmen yargılama giderleri ve vekalet ücretleri hususunda bu oran dikkate alınmadan yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin tamamından diğer davalılar gibi müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının doğru bulunmadığı, davacılar ..., ...,... ile ... hakkında maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verildiği, ancak maddi hata ile toplam tazminat tutarı 498.152,09 TL olmasına rağmen 489.152,09 TL olarak yazıldığı,
bunun maddi yazım hatası olduğu dikkate alınarak Dairece kurulan hükümde doğru şekilde 498.152,09 TL olarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle davacılar vekili, davalılar ... ve ... Ltd.
Şti. ile davalı ...Ş vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle İlk Derece Mahkemesince yargılama devam ederken davacılar vekilinin manevi tazminat talepleri hususunda ihbar olunan Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş ile anlaşması ve davacılar vekiline manevi tazminat talepleri hususunda ödeme yapılması nedeniyle davacıların manevi tazminat talepleri konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
maddi tazminat yönünden açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ... için 82.186,04 TL, ... için 3.868,85 TL,... için 3.868,85 TL ve ... için 408.228,35 TL olmak üzere toplam 498.152,09 TL'nin davalılardan (davalı ... ve ... limited şirketi yönünden 31.12.2014 faiz başlangıcı, davalı Halk Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi faiz başlangıcı ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacı ... ... yönünden maddi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ... Turizm ve Seyahat Ltd. Şti vekili temyiz dilekçesinde; her ne kadar maddi tazminat yönünden davanın kabulüne karar verilmişse de maddi tazminatın tahsilatı konusunda hüküm kurulurken müvekkilinin kusur oranı olan %25 dikkate alınarak tazminattan %75 oranında indirim yapılması gerektiğini, ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı ... Halk Sigorta A.Ş vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirkete sigortalı aracın kusur oranının %25 olup vefat tazminatında bu hususun dikkate alındığını, maluliyet tazminatında ise bu hususun dikkate alınmadan %100 kusur oranı üzerinden poliçe limiti ile sorumlu olduklarına ilişkin karar verildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun 100.557,08 TL olduğunu ve bu tutar ile hüküm verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların işleteni, sürücüsü ve davalı ... şirketi tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacılar desteğinin sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm ve yolcu konumundaki davacı ...'nin yaralanması nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı, manevi tazminat ve davacı ... yönünden sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53, 54 ve 56 ncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir.
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacılar ... ve... yönünden hükmedilen ve temyize konu edilen maddi tazminat miktarları Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davalılar vekillerinin bu davacılara yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacılar ... ve ...'a yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup davalı taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9583, K. 2024/1741, 19 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama