KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/100 E., 2025/7568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/709 D.İş 2023/712 K
Karar Metni
1.221 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
02.06.2022 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 9.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı,
100,00 TL geçici bakıcı gideri ve 4.000 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 14.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, 1.500,00 TL adli tıp rapor ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 455.612,53 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 20.796,02 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 9.795,32 TL geçici bakıcı gideri ve 4.000 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 490.203,87 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sigorta şirketinin tedavi giderinden sorumlu olmadığını, SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik tazminatı ödenip ödenmediğinin tespiti gerektiğini, 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... şirketinin sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olduğu gerekçesiyle bilirkişi raporunda tespit edilen tutarlardan %20 oranında müterafik kusur indirimi sonrası davanın kısmen kabulü ile 364.490,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 16.636,81 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 7.836,25 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 3.200,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 392.163,08 TL'nin 17.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu, alınan kusur ve hesap raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının yaralanmasının niteliği gözetilerek kask-dirseklik takılı olmamasının önemi bulunmadığı bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmasının doğru olmadığı, davacı lehine maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesinde hata bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kabulüne Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına,
davanın kabulü ile 455.612,53 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 20.796,02 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 9.795,32 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 4.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 490.203,87 TL maddi tazminatın 17.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranının hatalı olduğunu, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, medikal rapor ile arasında çelişki olduğunu, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, belgelenmeyen tedavi giderinden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, uzlaşma olup olmadığının tespiti gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri, tedavi gideri ve adli tıp rapor ücreti talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda ... Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 22.12.2022 tarihli raporda, davacının radius kırığına bağlı el bileği fleksiyon ve ekstansiyon nedeni ile toplam %6 oranında maluliyeti olduğu belirtilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından söz konusu raporun geçerli olduğu kabul edilerek tazminata karar verilmiş, davalının karara yaptığı itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddine karar verilmiştir.
Söz konusu maluliyet raporunu düzenleyen kurulun içerisinde ortopedi uzmanı olmadığı görülmüş olup bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve içerisinde ortopedi uzmanının da bulunduğu en yakın üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
3- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, meydana gelen kaza nedeniyle kaza tespit tutanağının düzenlendiği, buna göre davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün kavşakta geçiş önceliğine uymadığından kusurlu olduğunun, diğer araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının belirlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince tek bilirkişiden alınan kusur raporunda, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı motosiklet sürücüsünün kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, Hakem Heyetince alınan kusur raporuna itibar edilerek tazminata karar verildiği, davalı tarafından ise kusura itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
Olayın meydana geliş şekli ve ceza soruşturma dosyasında şikayet yokluğu nedeniyle Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiği hususları değerlendirilerek kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamından, çift taraflı trafik kazasında davacının motosiklet sürücüsü olduğu, kaza tespit tutanağı ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan bilirkişi raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğu, kazanın davalının sigortalısının kavşakta geçiş hakkını ihlal etmesi suretiyle meydana geldiği anlaşılmaktadır. Kaza tespit tutanağı ile uyumlu kusur raporu bulunması ve olayın oluş şekline göre yeniden kusur raporu alınmasına gerek olmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun (3) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/100, K. 2025/7568, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama