KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/10914 E., 2025/17086 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/1025 Değişik İş, 2024/1034 Karar
- Sayısı
- 2024/İHK-58352
- Sayısı
- K-2024/290274
Karar Metni
910 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karışmış olduğu 27.11.2015 tarihli trafik kazasında davacının malul kaldığını, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak olarak şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 26.01.2024 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zaman aşımına uğramış olması sebebi ile zaman aşımı sebebi ile davanın reddi gerektiğini, davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığı ve yeni bir rapor alınması gerektiğini, tazminat hesabının aktüer bilirkişi tarafından TRH 2010 Tablosu ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, faize hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olunduğunu,
hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ücretin 1/5'i olması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; itirazın kabulü ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde. İtiraz Hakem Heyeti'nin bilirkişi ataması yapmadan yazılı şekilde hüküm kurmuş olmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, yönetmelikte yapılan değişiklikten önce yüzde skar oranın %1’i aşmadığı sürece maluliyetin olmadığına yönelik kararlar verildiğini ancak yapılan değişiklik ile yüzde değişiklik maddesi üzerinden oran verilmesi gerektiğini, yüz bölgesinde meydana gelen skarın, simetri bozuklukları,
kemik veya yumuşak dokularda meydana gelen kayıp ve deformitelerle ilgili Engellilik cetvelinde "Deri" bölümünden oran verilmesinin uygun olmadığını ve bunun yerine "Yüz" bölümünde "Yüzde ileri derecede şekil bozukluğu" başlığı altında yer alan ve direk travma ile ilgili olan "Doğumsal anomali, travma, kanser ve/veya kanser ameliyatına bağlı olarak normal yüz anatomisinin aşırı bozukluğu" maddesinden oranlama yapılarak maluliyetin belirlenmesi görüşünün benimsendiğini, ... ...
Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen raporun yönetmeliğe uygun olduğunu aksi halde dahi maluliyet raporundaki eksikliğin tamamlanabilir dava şartı olduğunun Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları ile kabul edildiğinden usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin her halükarda tamamlanabileceğini beyanla İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ve davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın karışmış olduğu 27.11.2015 tarihli trafik kazasında yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008- 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, İtiraz Hakem Heyetince, maluliyet raporunda tanımlanan yara izlerinin kapladığı alanların vücut yüzeyinin yüzde birini kaplamadığı ve davacının kaza nedeniyle sürekli iş göremezliği bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun essatan reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından dosyaya sunulan ... ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 19.02.2024 tarihli sağlık kurulu raporunun incelenmesinde ise davacının trafik kazası sonrası meydana gelen arazının yüzde skar olduğu ve sürekli özürlülük oranının % 5 olarak hesaplandığı, ancak heyette dermatoloji uzmanı veya plastik cerrahi uzmanı doktor bilirkişinin olmadığı, sağlık kurulu raporunda tespit edilen ve davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yönetmelikte belirlenen vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususunun belli olmadığı görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266 ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Trafik kazası neticesinde davacıda meydana gelen maluliyetin belirlenmesi uzmanlık gerektiren konulardandır.
Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp, bu durumda davanın reddi yerine, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakları ile (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan maluliyet irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak dava konusu kaza ile maluliyet arasında illiyet bağını anlatacak şekilde Adli Tıp Kurumu veya Üniversitelerin Adli Tıp Ana Bilim Dallarından içerisinde dermatoloji uzmanı veya plastik cerrahi uzmanı hekimin de bulunduğu heyetten gerekçeli, denetime elverişli rapor alınması için davacıya süre verilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/10914, K. 2025/17086, 22 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama