KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/10968 E., 2025/16757 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/927 Değişik İş, 2024/953 Karar
- Sayısı
- 2024/İHK-52840
- Sayısı
- K-2024/239944
Karar Metni
856 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karışmış olduğu 07.09.2022 tarihli trafik kazasında davacının malul kaldığını, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak olarak şimdilik 240.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 366,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 240.366,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebini 1.000.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığı ve yeni bir rapor alınması gerektiğini, tazminat hesabının aktüer bilirkişi tarafından TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, rapor ücreti talebinin reddi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt oluşmadığından faiz sorumluluğu bulunmadığını, hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ücretin 1/5'i olması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun kabulü ile 1.000.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyada mübrez maluliyet raporunun Yargıtay içtihatlarına uygun rapor olup hükme esas alınabilir nitelikte olduğunu, hekim olmayan İtiraz Hakem Heyeti'nin dosyada mübrez maluliyet raporuna yönelik tıbbi değerlendirmede bulunarak maluliyet raporunun uygun olmadığı gerekçesiyle usulden red kararı vermesinin hatalı olduğunu, davacının muayenesi sonucu alınan kaza ile illiyeti gösterir ve sürekli sakatlığı gösterir ... Üniversitesi tarafından tanzim edilen maluliyet raporunun hükme esas alınması gerektiğini beyanla ve resen dikkate alınacak sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın karışmış olduğu 07.09.2022 tarihli trafik kazasında davacının yaralandığı iddiasıyla meydana gelen sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008- 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, İtiraz Hakem Heyetince, başvuru esnasında sunulan raporun usulüne uygun olmadığı, yeterli sayıda uzman bulunmadığı, deri ve zührevi hastalıklar uzmanı bulunmadığı, kaş ve diz bölgesindeki skarın yönetmelikte skar için belirlenen yüzey alanının çok altında kaldığı, bu hususun tamamlanamaz dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 18.09.2023 tarihli sağlık kurulu raporunun incelenmesinde ise davacının trafik kazasına bağlı arazının diz eklem hareket kısıtlılığına bağlı özürlülük oranı % 5 ve yüzde ileri derecede şekil bozukluğuna bağlı özürlülük oranı % 5 olmak üzere tüm vücut engellilik oranı % 10 olarak hesaplandığı, ancak heyette plastik cerrahi uzmanı doktor bilirkişinin olmadığı görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266 ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Trafik kazası neticesinde davacıda meydana gelen maluliyetin belirlenmesi uzmanlık gerektiren konulardandır.
Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp, bu durumda davanın usulden reddi yerine, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakları ile (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan maluliyet irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak dava konusu kaza ile maluliyet arasında illiyet bağını anlatacak şekilde Adli Tıp Kurumundan veya Üniversitelerin Adli Tıp Ana Bilim Dallarından içerisinde plastik cerrahi uzmanı hekimin de bulunduğu heyetten gerekçeli,
denetime elverişli rapor alınması için davacıya süre verilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/10968, K. 2025/16757, 15 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama