KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/1130 E., 2025/6012 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/194 - 2023/207
- Sayısı
- 2023/İHK-13605
- Sayısı
- K-2023/19556
Karar Metni
684 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.02.2021 tarihinde meydana gelen ve davalı sigorta şirketine zorunlu trafik sigortalı olan araç ile davacının sevk ve idaresindeki araç arasında meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 24.01.2023 tarih ve K-2023/19556 sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararına karşı başvuru sahibinin ileri sürdüğü itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru sırasında sunulan maluliyet raporunun geçerli ve esas hakkında hüküm kurmaya elverişli olduğunu, adli tıp bilirkişi heyeti raporu ile müvekkilinin maluliyeti sabit iken ve bu rapor uyarınca aktüer bilirkişiye tazminat hesaplaması yaptırılması gerekirken yeniden bir inceleme yapılması yoluna gidilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda davacı tarafça dosyaya sunulan İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen ve üç adli tıp uzmanı ve bir fizik tedavi uzmanı tarafından imzalanan 13.04.2022 tarihli raporda; davacının sürekli iş göremezlik oranının kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca davacının fiziki muayenesi yapılarak nöbeti olmayan nöbet geçirme riski nedeni ile %5, burun eğriliği nedeni ile %2, toplam %7 olarak belirlenmiştir.
Davalı vekilinin itirazı üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 05.01.2023 tarihli iki adli tıp ve bir nöroloji uzmanı tarafından hazırlanan raporda; kişiye ait tıbbi evraklar içerisinden epilepsi ile ilgili maddede gerekli olan "uygun epilepsi tedavisi altında" epilepsi ilacı verildiği ve kullandığı ile ilgili bir bilgi olmadığı, hastanın tedavi red imzalayarak taburcu edildiği kayıtlı olması nedeniyle maluliyet oranı olarak değerlendirilecek nitelikte bir arazı olmadığı,
kişide meydana gelen burun kırığına bağlı arızanın, nazal fraktürün lineer olduğu dikkate alındığında travmatik etki ile burun eğriliği oluşmasının tıbben beklenmediği cihetle burun eğriliği arazından maluliyetine mahal olmayacağı gerekçesi ile maluliyetinin olmadığı belirlenmiş, hakem heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Bu haliyle dosyada mevcut maluliyet raporları arasında çelişki oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderici, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde davacının ikametgahına en yakın yetkili sağlık kuruluşundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1130, K. 2025/6012, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama