KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/11885 E., 2026/1245 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/1004 E., 2024/1004 K.
Karar Metni
970 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.09.2022 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı otomobilin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 15.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 470.357,70 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulüne, 470.357,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının tahkim yargılamasından önce davalıya yaptığı başvurusunda gerekli belgelerin sunulmadığını, bu nedenle başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının yaralanmasının BTM (basit tıbbi müdahale) ile giderilebilir nitelikte olduğunu, kusur oranının doğru tespit edilmediğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının sürücü belgesi olmayan sürücünün aracında seyahat ettiğini, davacının kaza esnasında kask ve koruyu ekipman takmadığını, progresif rant yöntemine göre yapılan tazminat hesabının hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, dosya kapsamında alınan kusur bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına, davacının müterafik kusurlu olduğuna ilişkin bir delilin bulunmamasına, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dosyanın incelenmesinde, davacı yolcunun 25.09.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığı, ...
Devlet Hastanesinin 25.09.2022 kaza tarihli ve ... numaralı Genel Adli Muayene Raporunda; davacının trafik kazası sonucu geldiği, sağ ayak genelinde ağrı ve hassasiyet olduğu, çekilen grafisinde akut patoloji izlenmediği, ayakta hareket kısıtlılığı ve hassasiyet olduğu için kısa bacak atele alındığı, ortopedi poliklinik kontrolü önerilerek taburcu edildiği, davacının yaralanmasının BTM(basit tıbbi müdahale) ile giderilebilir nitelikte olduğunun kayıtlı olduğu, ...
Devlet Hastanesi tarafından kazadan bir gün sonra düzenlenen 26.09.2022 tarihli ve ... numaralı Genel Adli Muayene raporunda; davacının trafik kazası nedeniyle geldiği, her iki diz ve ayak bileklerinde, sağ avuç içerisinde, sol karın duvarında morluklar ve yüzeysel dermabrazyonların mevcut olduğu, eklem hareketlerinin tam olduğu, nörovaküler defisit olmadığı, kemik kırığı saptanmadığı, kati uzman hekim raporu olduğunun kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça dosyaya sunulan kazadan yaklaşık bir yıl sonra düzenlenen ... Hastanesinin 12.08.2023 tarihli sağ diz MR radyoloji raporunda; diz kontüzyonu tanı kodu girildiği, hoffa yağ yastığında, hemen patella alt pol komşuluğunda lateralde impingement lehine değerlendirilen yağ baskılı seride yüksek sinyal sahası izlendiği, eklem mesafesinde medial menisküs arka boynuz hemen kök posterior komşuluğunda hafif lobüle kontorlu multiloküle görünümde 15... cm çaplarında kist formasyonu izlendiği, kemik yapıların normal olduğunun kayıtlı olduğu, ancak söz konusu tespitlerin 25.09.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile illiyet bağı olup olmadığı konusunda raporda herhangi bir kaydın bulunmadığı görülmüştür.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 02.11.2023 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, raporda yukarıda bahsi geçen ...
Hastanesinin 12.08.2023 tarihli sağ diz MR radyoloji raporuna da atıf yapılarak, "sağ diz kontüzyonu, patella impingement sendromu arızası" nedeniyle, Yönetmeliğin ekindeki Engel Oranları Alan Kılavuzunda Tablo 3.33.b- Diz ve tibia kırıkları ile diz artroplastisine bağlı engellilik-Rezidüel instabilite ile birlikte patellar subluksasyon veya dislokasyon ile 3.8.
Tanıya Dayalı Değerlendirmeler kapsamında davacının %4 oranında maluliyet tespiti yapıldığı, ancak söz konusu araz ile davaya konu trafik kazası arasında illiyet bağının olup olmadığı, bu arazın kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunun dosyadaki tedavi belgeleri ile rapor içeriğinden anlaşılamadığı, ayrıca raporun hazırlanması sırasında davacının söz konusu arızasının güncel durumunun anlaşılması amacıyla herhangi bir tıbbi görüntüleme yönteminin kullanılmadığı, davacının güncel film ve grafilerinin çekilmediği,
davacı tarafça sunulan ve kazayla illiyet bağının olup olmadığı anlaşılamayan radyoloji raporu esas alınmak suretiyle davacının maluliyet oranının tespit edildiği, raporun yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm kurmaya elverişli olmadığı kanaatine varılmıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının eksik kalan tedavi belgeleri de dosya arasına alındıktan sonra, davacının yaralanmasına ilişkin güncel film ve grafiler de çekilmek suretiyle yeniden muayenesi yapılarak, davaya konu trafik kazası nedeniyle ne oranda maluliyetin oluştuğu,
davacıda tespit edilecek maluliyet ile kaza arasında illiyet bağının olup olmadığı hususlarının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde Ortopedi ve Travmatoloji uzmanının bulunduğu heyetten rapor alınıp (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde
hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/11885, K. 2026/1245, 9 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama