KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/11889 E., 2026/1246 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/582-2024/583
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.10.2021 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı otomobilin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 51.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL adli tıp raporu ücreti olmak üzere toplam 51.750,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyetinden emekli bilirkişiden alınan 14.02.2024 tarihli kusur raporuna göre davacı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, davalı ... şirketinin meydana gelen zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamında Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyetinden emekli bilirkişiden alınan 14.02.2024 tarihli kusur raporuna göre davacı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, davalı ... şirketinin meydana gelen zarardan sorumlu olmadığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacı tarafın sunduğu uzman mütalaa raporuna göre; kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün %75, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kusur oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, başvurunun reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davacı tarafça dosyaya sunulan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/11889, K. 2026/1246, 9 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama