KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/12234 E., 2026/2076 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/962 Değişik İş – 2024/955 Karar
Karar Metni
770 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.10.2021 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki bisiklet ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru dilekçesinin zorunlu unsurları taşımaması sebebiyle talebin usulden reddi gerektiğini, dava konusu alacağın belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, eksik evrak ile sigorta şirketine başvuru yapıldığından talebin usulden reddi gerektiğini, davacının aynı kazaya ilişkin daha önce tahkim yoluna yaptığı başvurunun usulden reddedildiğini, ancak belirtilen eksikliğin halen giderilmediğini, davacının iddiasını ispat edemediğini, kusur oranının belirlenmesi için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacının ebeveynlerinin bakım ve gözetim yükümlülüklerini yerine getirmediğini,
müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, başvuruya ekli maluliyet raporunun yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmemesi nedeniyle hükme esas alınamayacağını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılmış ise bu ödemenin tazminat hesabından düşülmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından temerrüt oluşmadığını bu nedenle faiz talebinin reddi gerektiğini, faiz oranının da avans faizi olamayacağını,
aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı verilen süre içinde delil avansını yatırmadığından dayanmış olduğu delilden vazgeçmiş sayılarak iddiasını ispat edememiş olması sebebiyle davanın esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sundukları raporun usulüne uygun olduğunu, buna rağmen rapora davalı tarafından itiraz edildiğini, hakem heyetince de dosya üzerinden davacı muayene edilmeden rapor alınmasına ilişkin ara karar oluşturulduğunu, bilirkişi ücretinin yatırılmaması sebebiyle talebin esastan reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, kesin süre içeren bir ara kararın da usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, hakem heyetince rapor usulüne uygun görülmüyorsa davacıya Üniversite Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı başkanlıklarından alınmış rapor sunması için süre verilmesi gerektiğini,
dosya üzerinden bilirkişi atanmasının hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki maluliyet raporunun Yargıtay içtihatlarına uygun olarak kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında yaralanıp malul kalan davacı bisiklet sürücüsünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Dosya kapsamından; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak başvuru esnasında ibraz edilen ...
Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 31.01.2024 tarihli sağlık kurulu raporunda Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekinde cetveller bulunmadığından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre başvuranda kaza nedeniyle oluşan arazın sürekli engellilik oranının %23 olduğu tespitinin yer aldığı,
anılan raporun tanziminde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirleme yapıldığı görülmekte olup raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu ve davacı arazlarına uygun heyet teşekkülü sağlandığı açıktır.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince ise delil avansı yatırılmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiği, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince; dosyada sunulu bulunan ... Üniversitesi tarafından tanzim olunan 31.01.2024 tarihli raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere uygun biçimde, konusunda uzman doktor bilirkişi heyeti tarafından ve kazadaki yaralanma ile maluliyet arasındaki illiyet bağı da kurularak düzenlendiği, karara esas alınabilir bir rapor olduğu gözetilmek suretiyle esasa ilişkin inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/12234, K. 2026/2076, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama