KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/1448 E., 2025/13379 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/470 E. 2022/473 K.
Karar Metni
1.120 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleşen davada dava dilekçesinde; davacı ...'nın kullandığı motosiklete davalı ...'ın kullandığı, davalı ...'ın malik olduğu ve davalıya sigortalı aracın 20.08.2012 tarihinde arkadan çarpması neticesinde müvekkilinin ağır yaralandığını, akli melekelerini yitirdiği ve çocuk gibi bakıma muhtaç hale geldiğini, diğer davacıların ...'nın çocukları olduğu ve babaları hayatta dahi olsa artık maddi ve manevi olarak babaları ...'nın desteğini alamayacaklarını beyanla, fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydı ile davacı ... için çalışma gücünün azalması,
tedavi gideri ve kazanç kaybı için şimdilik 1.000,00 TL, diğer davacıların ise babalarının desteğinden mahrum kalmaları nedeni ile ayrı ayrı 500,00 TL destek tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı ... için 250.000,00 TL, diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta şirketi haricindeki davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili 20.01.2014 tarihli açıklama dilekçesi ile 1.000,00 TL maddi tazminat miktarının 250,00 TL'sinin tedavi gideri, 750,00 TL'sinin iş gücü azalmasına ilişkin olduğunu beyan etmiştir .
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının maliki olduğu aracı kullanması için emaneten ...'a verdiği, kazanın motosiklet sürücüsünün dikkatsizliği sonucu oluştuğu, davacının sağlık durumunun kati rapor ile belirlenmesini, davacı ...'in kaza esnasında kaskının takılı olmadığı, aracın hem Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası hem de kaskosu bulunduğu bu iki poliçeden zararın karşılanacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kaza esnasında davacının kaskının takılı olmadığını, davalının hızının düşük olduğunu, davacıya tedavi gideri ve bakıcı gideri gibi kalemlerde bir kısım ödemeler yaptıklarını, davacıların sanki ...'ya muhtaç yaşıyorlarmış gibi tazminat talep ettiklerini, kendi hayatlarını idame edecek durumda olduklarını, tedbir kararının çok geniş tutulduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; delillerin tebliğini istediklerini, talepleri karşılayacak teminatları olmadığını, kaza tarihi itibari ile 225.000,00 TL teminat limiti bulunduğunu, zararın ve kusurun ispatı gerektiğini, tedavi gideri talep hakları olmadığını, kaza nedeni ile elde edilen gelirlerin mahsubu gerektiğini, dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının maliki olduğu aracı kullanması için emaneten ... verdiğini, kazanın motosiklet sürücüsünün dikkatsizliği sonucu oluştuğu, davacının sağlık durumunun kati rapor ile belirlenmesini, davacı ...'in kaza esnasında kaskının takılı olmadığını, aracın hem Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası hem de kaskosu bulunduğu bu iki poliçeden zararın karşılanacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı ... vekili; kaza esnasında davacının kaskının takılı olmadığını, davalının hızının düşük olduğunu, davacıya tedavi gideri ve bakıcı gideri gibi kalemlerde bir kısım ödemeler yaptıklarını, davacıların sanki ...'ya muhtaç yaşıyorlarmış gibi tazminat talep ettiklerini, kendi hayatlarını idame edecek durumda olduklarını, tedbir kararının çok geniş tutulduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2017 tarihli ve 2013/131 Esas, 2017/595 Karar sayılı kararıyla. 20.08.2012 tarihli kaza nedeni ile davacıların maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduklarını, davalının kazada %100 oranında kusuru olduğu, Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile davacı ...'nın kaza nedeni ile %59 oranında maluliyeti bulunduğu,
davacıların maddi tazminat taleplerinde feragat ettiklerini, kaza nedeni ile davacıların yaşadığı acı ve üzüntü, sosyal ve ekonomik durumlar dikkate alındığında manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesi ile davacıların davalı ... ve ... hakkında açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddine, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL,
davacı ... için 7.500,00 TL ve davacı ... için 7.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, maddi tazminat davasının feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 17 Hukuk Dairesinin 23.06.2020 tarihli ve 2018/4787 Esas, 2020/3872 Karar sayılı ilamıyla;
"1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Dosya içerisinde davacı tarafça sunulan Adana Kamu Hataneleri Birliği Engelli Sağlık Kurulu raporunda, davacının maluliyeti %96 olarak belirlenmiş, dosya içerisinde bulunan 06.10.2017 tarihli 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarihli ... Devlet Hastanesi özürlü sağlık kurulu raporunda ise davacının maluliyet oranı %59,9 olarak tesbit edilmiş olup, maluliyet raporları arasında büyük oranda çelişki bulunmaktadır. Bu nedenle, mahkemece maluliyet hususunda yapılan araştırma yetersizdir.
Bu durumda mahkemece gerçek zararın belirlenmesi amacıyla, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine uygun çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınarak, değişen durum olması halinde sonucuna göre hesap bilirkişiden ek rapor alınması gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir." şeklinde bozma kararı verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, maddi tazminat taleplerinde feragat ettikleri, 15.12.2017 tarihli kararın davacılar vekili tarafından temyiz edildiği, verilen bozma kararı sonrasında alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile raporlar arasında çelişki olmadığı belirtildiği,
rapora itibar edildiği gerekçesi ile maddi tazminat hususunda verilen karar temyiz ve bozma konusu yapılmadığından kesinleşmekle bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacıların davalı ... ve ... hakkında açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddine, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL ve davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı ...'nın iyileşme ihtimali olmadığı ve maluliyet oranını kabul etmedikleri gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıların sürücü ve işleten olduğu aracın karıştığı 20.08.2012 tarihli trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle tedavi gideri, iş gücü kaybı, desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, bozma üzerine alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1448, K. 2025/13379, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama