KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2237 E., 2025/7410 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/130 E. 2023/355 K.
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalıların Tatvan Devlet Hastanesinde görev yaptıkları dönemde gerçekleştirilen 07.08.2009 tarihli ve 663 ihale onay sayılı 12000 adet manyetik rezonans görüntülü hizmet alımına ilişkin 28.09.2009 tarihinde yapılan açık ihalede gerekli fiyat araştırmasını yapmadan belirli firmalardan yüksek fiyatla hizmet alımı yapılarak ihalesi yapılan hizmetlerin rayiç fiyatından daha yüksek bedelle alınması ve yaptırılması suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiğini,
Tatvan Devlet Hastanesi Başhekimliği yaklaşık maliyet komisyonunca 28.09.2009 tarihli yaklaşık maliyet icmal tablosunda görüleceği üzere 4 firmadan fiyat alınarak yaklaşık maliyetin manyetik rezonans görüntüleme çekim hizmet alımında ortalama maliyetin 64,75 TL olarak hesaplandığını, komisyon tarafından da bu maliyetlerin altında 58,00 TL alınarak toplam 696.000,00 TL üzerinden ihaleye çıkarıldığının anlaşıldığını, yaklaşık maliyeti 696.000,00 TL olarak belirlenen ihaleye dava dışı Özfırat firması tarafından 684.000,00 TL fiyat verildiğini, ihalenin firmaya verildiğini, Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi,
Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Muş Devlet Hastanesi tarafından aynı tarihlerde aynı ürüne ilişkin ihaleler yapıldığını, birim maliyet 48,00 TL üzerinden ürünün ihale edildiğini, 12000 adet ürün baz alındığında 108.000,00 TL kurum zararının meydana geldiğini belirterek 108.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; müvekkillerinin kurum zararına sebebiyet vermediklerini ve zarardan sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile 173.880,00 TL'nin ödeme tarihi olan 23.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 13.12.2018 tarihli ve 2016/14154 Esas, 2018/7952 Karar sayılı ilamıyla; Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/364 Esas sayılı dosyasının sonuçlanması beklenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan ihalelerle yasaya aykırı bir yön bulunmadığı ve kamu zararının oluşmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın gerekçesiz olduğunu, davalıların yönetmelik hükümlerine aykırı davrandığını, yaklaşık maliyet tespit edilirken gerekli ve yeterli piyasa fiyat araştırması yapılmadığını, açık ihale de olsa doğrudan temin usulü de olsa piyasa fiyat araştırmasının yapılarak ihtiyacın temin edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kurum zararı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2237, K. 2025/7410, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama