KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2251 E., 2024/10068 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/191 E- 2022/361 K
Karar Metni
727 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...’dan alacaklı olduğunu, alacağının tahsilini teminen İzmir 26. İcra Müdürlüğü’ün 2013/14330 sayılı dosya ile takip yapıldığını, borçlunun aciz halinde olduğunu, adına kayıtlı Manisa İli, Şehzadeler İlçesi, Anafartalar Mahallesinde kain 1727 ada, 1 parselde bulunan 5. kat 16 nolu mesken’in ...’a, ... tarafından da davalı ...’ye devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufun iptali ile icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesi talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI VE YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2016 gün, 2014/540 E- 2016/401 K sayılı ilamında, davalı 4. Kişi olan ...'nin kötü niyetinin ispat edilememesi gerekçesi ile iş bu davalı yönünden davanın reddine, davalı borçlu ... ile davalı ... arasında tanışıklık ilişkisinin bulunmasına ve dava konusu gayrımenkulün gerçek değerinden düşük değerde devredilmiş olmasına göre bu davalılar yönünden davanın kabulüne, İzmir 26. İcra Müdürlüğü'nün 2013/14330 esas sayılı takip dosyasına konu yapılan alacağın, 24.12.2012 tarihindeki oluşmuş alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere, 102.238,70 TL. alacağın, dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davalı ...'tan tahsili ile, davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
2-Karar davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3-Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 02.03.2022 gün, 2021/16696 E- 2022/3901 K sayılı ilamı ile "Dosya içerisinde yer alan alacağın dayanağı olan İzmir 26 İcra Müdürlüğü’nün 2013/14330 sayılı icra dosyasının 2017 yılında tahsil ve tasfiye edildiği, bir kısım hacizlerin de kaldırılması yönünde işlemlerin yapıldığı anlaşılmaktadır. Söz konusu icra dosyalarının tahsil ve tasfiye edilip edilmediği alacaklı ve borçlunun da bu konuda beyanı alınarak ve ilgili merciinden sorularak sonucuna göre karar verilmesi" gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4- Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.12.2023 gün, 2023/4-930 E- 2023/1217 K sayılı ilamında "Mevcut durumda "direnme" olarak adlandırılan kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı , bozma konusu ile ilgili bozma kararı sonrası eylemli uyma sonucu ortaya çıkan yeni ve farklı bir olgu ve gerekçe ile oluşturulan yeni hüküm niteliğinde olduğu anlaşıldığından temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine" karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı ... yönünden davanın bedele dönüştüğü ve harcın ikmal edildiği beyan edilmesine rağmen diğer davalı ... yönünden dava değeri 5000 TL olmasına rağmen vekalet ücretinin 16.225,81 TL belirlenerek davacıdan alınmasına karar verilmesi doğru olmadığı beyan edilerek kararın vekalet ücreti yönünden bozulması talep edilmiştir.
2-Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bahse konu gayrımenkulün annesinden miras olarak kaldığını, aracı Meliha Yapıcıoğlu'nun; davalı müvekkilin annesinin arkadaşı ve komşusu olup satış işlemlerini vekaletle yapmış olduğu, tapuda daha az vergi ödemek için rayiç değerin düşük gösterildiğini, dava şartlarının dosyada olmadığını, beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
İİK'nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun borcun doğumundan sonra, aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyi niyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu davaların görülebilmesi için diğer dava koşulları yanında kesinleşmiş bir alacağın varlığı ve yargılama boyunca da alacağın varlığının devam etmesi gereklidir. Davacının alacağının yargılama sırasında tamamen ödenmesi halinde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, dava dayanağı takip dosyasınının 07.11.2017 tarihinde infazen kapatıldığı görülmüştür. Bu halde, davanın konusu kalmadığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tarafların haklılık haksızlık durumuna göre de yargılama masrafı ve vekalet ücreti yönünden karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin diğer temyiz nedenleri şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2251, K. 2024/10068, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama