KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2340 E., 2025/9126 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/74 D.İş, 2024/77 K.
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken davalı ... nezdinde trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp belirsiz alacak davası olarak 150,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davadan önce sigorta şirketine eksik evrakla başvuru yapıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yönetmelik hükümleri değerlendirildiğinde vücudun %1'ini kaplayan derecede kaza ile illiyetli yara izi bulunduğuna ilişkin dosyada delil bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kaza nedeniyle davacıda maluliyet oluştuğunu, hakem heyetince alınan raporun evrak üzerinden düzenlendiğini, dosya kapsamında bulunan raporlar arasında çelişki bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı aracın karıştığı trafik kazası nedeni ile davacıda oluşan bedensel zarar nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekili, meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davacı tarafça sunulan maluliyete ilişkin raporda skar kleoid arazları nedeniyle davacının %5 oranında iş göremez hale geldiği belirtilmiş, rapora itiraz üzerine hakem heyetince alınan raporda davacıda kaza nedeniyle oluşan skar izinin maluliyet oluşturmadığı belirtilmiş, hakem heyetince de bu rapor esas alınarak davacıda kaza nedeniyle maluliyet bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olaya gelince, öncelikle Hakem Heyetince maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumundan, Üniversitenin Adli Tıp Anabilim Dalından veya yönetmelikte belirtilen yetkili sağlık kurum ve kuruluşlarından rapor alınması veya bu konuda rapor sunması için davacı vekiline süre verilmesi gerekirken resen seçilen bilirkişiden mevzuata aykırı olacak şekilde ve davacının güncel muayenesi yapılmaksızın rapor alınması ve bu rapora göre karar verilmesi doğru değildir.
Diğer taraftan dosya kapsamında maluliyete ilişkin alınan her iki rapor arasında davacıda oluşan skar izinin maluliyet oluşturup oluşturmadığı konusunda çelişkiler bulunmakta olup hakem heyetince çelişkiler giderilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenerek çelişkinin giderilmesi ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının/deri ve zührevi hastalıklar uzmanının da bulunduğu,
davacının ikametine en yakın yetkili sağlık kuruluşundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2340, K. 2025/9126, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama