KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2431 E., 2025/7823 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/59 - 2024/61
Karar Metni
602 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 21.06.2015 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaya olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazının kabulüne, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğramadığını, raporun usule uygun olduğunu, usulden ret kararının hatalı olduğunu beyan etmektedir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; talebin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1-Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dosyanın incelenmesinde; İtiraz Hakem Heyetince; söz konusu skarın vücut yüzeyinin %1'ini kapsayamayacağı ya da yüzde aşırı şekil bozukluğu yaratmayacağının aşikar olduğu, raporu düzenleyen arasında cildiye yada plastik cerrah da bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunlu olup bu hususun değerlendirilmesi uzmanlık gerektiren bir durumdur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266 ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Trafik kazası neticesinde davacıda meydana gelen maluliyetin belirlenmesi uzmanlık gerektiren konulardandır.
Başvuru sırasında sunulan sağlık kurulu raporu yetersiz görülüyorsa, İtiraz Hakem Heyetinin kendi değerlendirmesi yerine davacıya süre verilip yöntemine uygun olarak gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp karar verilmesi gerekmektedir. Yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ...
Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen maluliyet raporunun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı ancak gerekli uzman hekim bulunmadığı gibi kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre “Deri-hipertrofik skar ve keloid" bölümünde bu husus nedeniyle maluliyet oranı belirlenirken skar izinin vücut yüzeyinin %1-9’unu kaplaması şartı bulunduğu, anılan raporda ise bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın maluliyetin tespit edildiği, raporun bu nedenle yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığı anlaşılmıştır.
O halde İtiraz Hakem Heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde Cildiye/Plastik Cerrahi Bölümü uzmanı bulunan davacının ikametine en yakın ... Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2431, K. 2025/7823, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama