KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2709 E., 2025/16897 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1884 E., 2024/198 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/161 E., 2023/398 K.
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müteveffa .... mirasçıları tarafından ...
Devlet Hastanesinde hizmetin geç ve kötü işlemesi sonucu miras bırakanlarının ölümü nedeniyle uğradıkları zarar nedeniyle aleyhine açılan dava sonucu Erzurum 2. İdare Mahkemesinin 2015/510 E., 2017/413 K. sayılı kararı ile 315.552,85 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat ile 36.433,17 TL vekalet ücretinin tahsiline karar verilmesi üzerine müvekkilinin 15.05.2017 tarihinde 494.280,85 TL ödediğini, davalı hekimin konsültasyon işleminin acil yaptırılmaması, TA ve nabız takiplerinin yapılmamış olması nedeniyle kusurlu olduğunu, bu nedenle ödenen 494.280,85 TL'nin tahsili için davalı hakkında dava açılmış ise de ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/1075 E., 2020/154 K. sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 494.280,85 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, davacı tarafından müvekkili aleyhine aynı konu ile ilgili olarak açılan ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/1075 E. sayılı dosyanın derdest olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, Erzurum 2. İdare Mahkemesi'nin 2015/510 E., 2017/413 K. sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, buna rağmen davacı kurumun idare mahkemesi kararını istinaf etmediği için bu kararın kesinleşmesine neden olduğunu, kaldı ki olay tarihinde 1 aylık pratisyen hekim olan davalı ile nöbette kalması zorunlu olan uzman hekimlerin mazeret bildirmeksizin nöbet yerinde olmadıklarını,
müvekkilinin olay sırasında kadın doğum uzmanı ile ulaşması gereken tüm hekimleri hem acil telefonu hem de şahsi telefonundan defalarca aramasına rağmen ulaşamadığını, dava dışı kişilerin murisinin önce ...
Devlet Hastanesine başvurduğunu, bu hastanedeki kadın doğum uzmanı hekimin hastayı hastanede genel cerrahi ve anestezi uzmanı olmaması sebebiyle sevk ettiğini, kadın doğum uzmanı olan bir hastanede anestezi uzmanının bulunmaması halinin evrensel tıp ilkelerine aykırı olduğunu, bunun yanı sıra 112 komuta merkezinin hastayla ilgili bilgiyi hastaneye vermeyerek Yataklı Sağlık Tesislerinde Acil Servis Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ'in 4. maddesinde belirtilen kurallara aykırı davrandığını, dava konusu edilen olayda müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını,
müvekkilinin eylemi ile zarar arasında nedensellik bağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının aynı olaya ilişkin daha önce açmış olduğu davada verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderildiği gerekçesi ile derdestlik dava şartı nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;derdestlik nedeni ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hatalı doktor işlemi nedeni ile kurum tarafından ödenen zararın davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, aynı olay nedeni ile açılan derdest dava bulunduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2709, K. 2025/16897, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama