KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2727 E., 2025/9372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/91 D.İş, 2024/98 K.
Karar Metni
813 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.08.2021 tarihinde davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanarak %5 oranında malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davacının kaza tarihinde 5 yaşında olduğunu belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 15.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 15.10.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun zamanaşımına uğradığını, kaza tespit tutanağında açıkça görüldüğü üzere sigortalı araç sürücüsünün kusursuz, başvuranın tam kusurlu olduğunu, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, yeni bir rapor aldırılması gerektiğini, davalının başvuru tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağında davacı yayanın kusurlu, araç sürücüsünün kusursuz bulunduğu, başvuru sahibi tarafından dosyaya sunulan uzman mütalaasında ise davacının %30, sürücünün %70 kusurlu bulunduğu, alınan kusur raporunda ise davacı yayanın %100 oranında kusurlu bulunduğu, davacı vekilinin rapora itirazı üzerine alınan ek raporda; olay yerinin okul bölgesi olduğuna dair herhangi bir tabelanın tutanakta belirtilmediği, olayın okul çevresinde gerçekleşmediği, okul bölgesi hız limiti 30 km tabelasının herhangi bir raporda bulunmadığı,
şehir içi hız limiti 50 km olup aracın hızının hız limiti içinde olduğu, olayın itiraz dilekçesinde belirtilen okulun oldukça uzağında gerçekleştiği, bunun yanında çarpma noktasından 65 metre mesafede yaya geçidi bulunduğu, kanunun 100 metre mesafede yaya geçidi olması durumunda yaya geçidinin kullanılmasını emrettiği, yayanın bir aracın arkasından koşarak yola çıktığı, kazanın yaya geçidi üzerinde gerçekleşmediği, davacının itirazlarının yaya geçidi üzerinde gerçekleşmiş bir kaza gibi yapılan değerlendirmeye ilişkin olduğunun belirtildiği, açıklanan nedenlerle yeni bir kusur bilirkişisi görevlendirme yoluna gidilmediği,
davaya konu kazanın meydana gelmesinde davacının %100 oranında kusurlu olması nedeniyle davalı sigorta şirketinin tazminat ödemesinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağı ve alınan kusur raporunun olayın oluş şeklini karşıladığı, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sürücünün okul bölgesinde ve azami hız sınırının 30 km olduğu mahalde azami dikkati göstermesi gerektiğini, kazanın meydana geldiği yerin civarında okul geçidi tabelasının yer aldığı, kaza saatinin gündüz vakti olduğu, çocuk olan müvekkilinin karşıdan karşıya geçmek için araç trafiğini algılayabilecek olgunluğa sahip olmadığı, yargılamada alınan ve sürücünün kusursuz bulunduğu raporun hükme esas alınamayacağını, soruşturma dosyası kapsamında alınan kusur raporunda sürücünün tali kusurlu bulunduğunu, yeniden bir değerlendirme yapılması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 13.08.2021 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacı yayanın yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 6100 sayılı Kanun'un 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllede bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağında olay yerinde kazaya ait fren izi ve kırılan parça görülemediği, davacı yaya çocuğun 65 metre mesafede olan yaya geçidini kullanmadığı belirtilerek kazanın oluşumunda kusurlu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise kusursuz bulunduğu, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru esnasında sunulan raporda ise sürücünün 30 km hız sınırı olan okul bölgesine yaklaşırken dikkatli araç sürmemesi nedeniyle %70 oranında kusurlu, davacı yaya çocuğun trafik kurallarını idrak edecek yaşta olmaması nedeniyle %30 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği,
Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 08.10.2023 tarihli kusur raporunda davacı yayanın 65 metre mesafede olan yaya geçidini kullanmaması ve ayrıca yola kontrolsüzce koşarak çıkması nedeniyle %100 oranında kusurlu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğunun belirlendiği, dosya içerisinde bulunan ve temyiz dilekçesi ekinde sunulan soruşturma dosyasında alınan 10.03.2022 tarihli kusur raporunda ise davacı yayanın asli kusurlu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise tali kusurlu bulunduğu, soruşturma dosyasının akıbetinin belli olmadığı anlaşılmaktadır.
Ancak İtiraz Hakem Heyetince bu raporlardan 08.10.2023 tarihli rapora itibar olunarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, kazaya ilişkin soruşturma dosyası ve dava açılmışsa ceza dosyası da celp edilerek dosyada mevcut tüm raporlardaki tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2727, K. 2025/9372, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama