KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2744 E., 2025/14663 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/10 E., 2023/294 K.
Karar Metni
1.853 kelime·9 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili.
18.05.2014 günü ...'nun sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyir halinde iken ışıklı dönel kavşakta kırmızı ışıkta bekleyen 61... plaka sayılı çekiciye bağlı olan 61... plaka sayılı yarı römorka çarptığını, kaza sonucu 55... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerin miras bırakanı ...'ın vefat ettiğini, davalı ...'nun 55... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'ın maliki olduğunu, davalılardan ...'nın 61... plakalı çekici ve çekiciye bağlı olan 61... plakalı yarı römorkun sürücüsü ...
Ürünleri İnşaat Taahhüt Hafriyat Nakliyat Madencilik Mühendislik ve Müşavirlik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketinin maliki olduğunu, davalılardan ... Sigorta A.Ş. ... poliçe nolu poliçe ile 55... plaka sayılı aracın trafik sigortacısının ...
Sigorta A.Ş. ... nolu poliçe ile 61... plakalı aracın trafik sigortacısı olduğunu, kazada her iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hak ve alacaklarının saklı kalmak kaydı ile, müvekkili ... ve ... için 100,00'er TL olmak üzere toplam 200,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte sigorta şirketi hariç davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ..., ... Petrol Ür. İnş. Hafr. Nak. Mas. Müh. ve Müş. Hiz. Ltd. Şti ve ...vekilleri ayrı ayrı davanın reddini,davalı ...Ş. vekili ise, 61... plakalı aracın müvekkili olan şirkete sigortalı olduğunu, işbu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda kişi başına azami 268,000,00 TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminatın poliçe teminatına dahil olmadığını, dosyanın kusur durumu için ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini, aktüer sıfatına sahip bir bilirkişinin görevlendirilmesini, müvekkili temerrüde düşmediğinden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin18.02.20 16... /361 E., 2016/52 K. sayılı ilamı ile maddi tazminat davasının %30 oranında hatır taşımacılığı indirimi ve %30 müterafik kusur indirimi yapılarak, davacı ... için 18.107,02 TL, ... için 19.672,57 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... açısından kaza tarihi olan 18.05.2014 tarihinden itibaren, davalı ...açısından (sigorta poliçesi ile sınırlı kalmak üzere) ise dava tarihi olan 28.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile birlikte davacılara verilmesine, davalılar ... ve ...
Petrol Ürünleri İnşaat Limidet Şirketi ve ... Sigorta A.Ş aleyhine açılan 200,00 TL maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının ise kısmen kabulü ile davacı ... ve ... için 15.000,00'er TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 18.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, davalılar ... ve ...
Petrol Ürünleri İnşaat Limited Şirketi aleyhine açılan davanın ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.04.2019 tarih, 2016/10536 E., 2019/4385 K. sayılı ilamı ile " ...Somut olayda Mahkemece her ne kadar ceza dosyasında aldırılan kusur raporları esas alınmış ise de, davaya konu kazaya ait kaza tespit tutanağında kazaya karışan her iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğunun, ceza dosyasında aldırılan kusur raporlarında ise, sürücü ...'nun tam kusurlu, diğer sürücü ...'nın ise kusursuz olduğunun belirtildiği, sanık ...'nun hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın ise kesinleşmemiş olduğu görülmüştür.
Borçlar Kanunu’nun anılan hükmü uyarınca ceza mahkemesinin belirlediği kusur oranı ve kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de;somut olayın özelliği itibariyle maddi vakıanın, özellikle kazadaki kusur durumunun tespiti açısından ceza davasının sonucu önem arz etmektedir.
Bu nedenle sözü edilen ceza davasının sonucu ve kesinleşmesi beklenmeli, kusur durumu yeniden değerlendirilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.Yerel mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir....Mahkemece her ne kadar, davacıların desteği ...ın ...'nun sevk ve idare ettikleri araç içerisinde yolcu olarak taşınmasının hatır taşımacılığı kapsamında olduğu ayrıca; kaza sırasında davalı ...'nun 1.57 promil alkollü olduğunun belirlendiğinden,
davalı ...'nun alkollü bir şekilde aracında seyreden ...'ın Borçlar kanunun 52. maddesi gereğince bu davranışının müterafik kusur olarak kabulü ile hesaplanan maddi tazminattan gerek hatır taşıması ve gerekse müterafık kusur yönlerinden ayrı ayrı %30 oranında indirim uygulanmış ise de, Dairemizin yerleşik kararları dikkate alındığında uygulanması gereken hatır indirimi oranı %20, müterafık kusur indirim oranı %20 olup, maddi tazminattan kararda yazılı oranlarda hatır taşıması ve müterafık kusur indirimi yapılması doğru görülmemiştir....Somut olayda, ölen desteğin yaşı, davacılara yakınlığı,
kazalı araçta yolcu konumunda oluşu göz önüne alındığında davacılar için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar düşük olduğu görülmüş,davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın tüm davacılar yararına bozulması gerekmiştir....
Kabule göre; davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine;ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir.
Eldeki yerel Mahkeme kararında, davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne karar verilmiş olup,kabul edilen manevi tazminatlar yönünden yukarıda belirtilen hükümler doğrultusunda her bir davacı lehine kabul edilen manevi tazminatlar yönünden ayrı ayrı vekalet ücretlerine hükmedilmesi gerekirken, kararda yazılı olduğu şekilde;kabul edilen manevi tazminatlar yönünden davacılar için tek kalem vekalet ücretine, reddedilen manevi tazminatlar yönünden ise,
davacılar için hükmedilmesi gereken vekalet ücretlerini aşacak miktarda davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile hüküm bozulmuştur.
Davalı ...Ş. vekili tarafından kararın düzeltilmesi yoluna başvurulmuş, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih, 2019/4862 E., 2020/8826 K. sayılı ilamı ile karar düzeltme dilekçesinin miktar itibariyle reddine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2023 tarihli 2021/10 E., 2023/294 K. sayılı kararı ile maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; bilirkişi raporuda tespit edilen değerler üzerinden %20 oranında hatır taşımacılığı indirimi yapıldıktan sonra hesaplanan miktar üzerinden %20 müterafik indirimi yapılarak davacı ... için 412.429,76 TL, ... için 354.512,73 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... açısından kaza tarihi olan 18.05.2014 tarihinden itibaren,
davalı ...açısından (sigorta poliçesi ile sınırlı kalmak üzere) ise dava tarihi olan 28.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müşterek ve müteselsilen tahsili ile birlikte davacılara verilmesine, her bir davacı yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, davalılar ... ve ... Petrol Ürünleri İnşaat Limited Şirketi ve ...
Sigorta A.Ş aleyhine açılan 200,00 TL maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 18.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, davalılar ... ve ...
Petrol Ürünleri İnşaat Limidet Şirketi aleyhine açılan davanın reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat miktarının az olduğunu, ..., ... Petrol şirketi ve ... Sigorta şirketinin tazminat sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki tespitlerin yerinde olmadığını, lehe hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin az olduğunu, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olmadığını, bozma kararı ile kesinleşen hususlar yönden kararı temyiz etmiştir. Davacılar vekili; İlk Derece Mahkemesinin 13.09.2023 tarihli ek kararı yönünden temyiz dilekçesinde; davalı ... Petrol Ürünleri İnşaat Taahüt Harfiyat Nak. Mühendislik vekili için reddedilen manevi tazminat yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-İlk Derece Mahkemesinin 18.02.20 16... /361 E., 2016/52 K. sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulü, hüküm fıkrasının sekizinci bendi ile davalılar ... ve ... vekili lehine; "...davalılar ... ve ... bu davada kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. ve 10/2. maddesine göre manevi tazminat açısından reddedilen miktara göre hesaplanan 3.600,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ... ve ...'ya verilmesine" şeklinde karar verilmiştir.
Anılan karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, davacılar lehine İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmakla, davalılar ... ve ... vekili lehine reddedilen manevi tazminat yönünden iki davacı olduğu gerekçesiyle; "reddedilen manevi tazminat için davalılar ... ve ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacı ... alınarak davalılar ... ve ... verilmesine," ile "reddedilen manevi tazminat için davalılar ... ve ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet
ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılar ... ve ... verilmesine" şeklinde karar verilmiştir.
Bozma kararı davacılar lehine olup davacılar yararına usuli müktesep hak oluşmuş olmasına rağmen reddedilen manevi tazminat yönünden davacıların aleyhine olacak şekilde davalılar ... ve ... vekili lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
3- Yine davalı ... Petrol Ürünleri İnşaat Taahüt Harfiyat Nak. Mühendislik yönünden bozma ilamı öncesinde; davalı şirketin, araç sürücünün kusursuz kabul edilmesi nedeniyle işleten sıfatıyla sorumlu olmadığı gerekçesiyle reddedilen manevi tazminat için hüküm fıkrasının sekizinci bendi ile; "...1.800,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Petrol Ürünleri İnşaat Limited Şirketine verilmesine" şeklinde karar verilmiştir.
Bozma kararı sonrası ise, İlk Derece Mahkemesince; aynı gerekçe ile manevi tazminatının reddi ile davalı ... Petrol Ürünleri İnşaat Taahüt Harfiyat Nak. Mühendislik vekili lehine asıl hükümle vekalet ücretinin unutulduğu, bu nedenle 13.09.2023 tarihli ek karar ile hüküm fıkrasının (3) ve (4) numaralı bentlerinde; "reddedilen manevi tazminat yönünden davalı ...
Petrol Ürünleri İnşaat Limited Şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... Petrol Ürünleri İnşaat Şirketine verilmesine" ve "reddedilen manevi tazminat yönünden davalı ...
Petrol Ürünleri İnşaat Limited Şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... Petrol Ürünleri İnşaat Şirketine verilmesine dair hükmün eklenmesi suretiyle tavzihen düzeltilmesine" şeklinde davalı lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Bozma kararı davacılar lehine olup davacılar yararına usuli müktesep hak oluşmuş olmasına rağmen reddedilen manevi tazminat yönünden davalı ... Petrol Ürünleri İnşaat Taahüt Harfiyat Nak. Mühendislik vekili lehine davacılar aleyhine olacak şekilde iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki anılan hususlar yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından; mahkeme kararının hüküm fıkrasının düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
VI. KARAR
1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının (10) ve (11) numaralı bentlerinin tamamen çıkartılarak yerine; "reddedilen manevi tazminat için davalılar ... ve ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine," söz dizisinin eklenmesine (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle,
davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesinin 13.09.2023 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile tavzih kararının (3) ve (4) numaralı bentlerinin tamamen çıkartılarak yerine; "reddedilen manevi tazminat yönünden davalı ... Petrol Ürünleri İnşaat Limited Şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...
Petrol Ürünleri İnşaat Şirketine verilmesine" söz dizisinin eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2744, K. 2025/14663, 27 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama