KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/3852 E., 2025/10184 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/214 E., 2023/482 K.
- Birleşen dava mahkemesi
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Birleşen dava mahkemesi
- Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Birleşen dava mahkemesi
- Ankara 29. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
3.378 kelime·17 dk okuma·11 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ...vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve duruşma isteminin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Avukat ... ile davalı ...vekili Avukat ... geldiler, diğer davalılar adına gelen olmadı. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 30.06.2025 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl davada, davacı ...’un Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu’na müzik icra etmek için gittiğini, bahçede iken davalıların sürücüsü ve maliki olduğu kamyonetin davacı yaya ...’a tam kusurlu olarak çarpması sonucu davacı ...’un hayati tehlike geçirip dalağının alındığını, iş göremez hale geldiğini, birçok ameliyat geçirdiğini, tedavi gideri yaptığını, kendisinin solist olup akşamları barda çalıştığını, ayrıca ekstra olarak düğün vs.de solistlik yapıp bir geceliğine 250,00 YTL aldığını,
davacı ... davacı ...’un annesi olup oğlunun bakım ve gözetimiyle ilgilendiğinden normalde gittiği gündeliği 60,00 YTL olan temizlik işlerine gidemediğinden kazanç kaybına uğradığını, davacı ...'un yaralanması nedeniyle davacı ..., annesi ... ve babası ...'ın elem çektiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... için 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, davacı ... için 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş,
ıslah dilekçesiyle taleplerini davacı ... için tedavi gideri yönünden 78.442,40 TL, geçici-sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 324.778,60 TL’ye yükseltmiştir.
Davacı ... vekili birleşen davada, davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın yaya olan müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin iş göremez hale geldiğini, 98.000,00 YTL hastaneye tedavi gideri ödediğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL tedavi giderinin kaza ya da temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle geçici-sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 57.500,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davacı ... vekili birleşen diğer davada, davalıların sürücüsü ve maliki olduğu kamyonetin davacı yaya ...’a tam kusurlu olarak çarpması sonucu davacı ...’un hayati tehlike geçirip dalağının alındığını, geçici ve sürekli iş göremez hale geldiğini, birçok ameliyat geçirdiğini, tedavi gideri yaptığını, asıl davada davalılar aleyhine açılan dava kısmi olarak açılıp ıslah edilmiş ise de, müvekkilinin zararının tam olarak tespit edilmediğini, rapora itiraz ettiklerini, kusur durumunun tam belirli olmadığını, zararın daha fazla çıkma ihtimali olduğunu beyanla,
belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans veya yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle taleplerini geçici-sürekli iş göremezlik yönünden 60.472,89 TL, tedavi gideri yönünden 19.621,22 TL’ye yükseltmiştir.
Davacı ... vekili 09.09.2014 tarihli birleşen dava dilekçesinde; davalıların sürücüsü ve maliki olduğu kamyonetin davacı yaya ...’a tam kusurlu olarak çarpması sonucu davacı ...’un hayati tehlike geçirip dalağının alındığını, geçici ve sürekli iş göremez hale geldiğini, birçok ameliyat geçirdiğini, tedavi gideri yaptığını, asıl davada davalılar aleyhine açılan dava kısmi olarak açılıp ıslah edilmiş ise de, müvekkilinin zararının tam olarak karşılanmadığını, belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans veya yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, talebini bedel artırım dilekçesiyle 801.353,01 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.07.2014 tarihli ve 2007/85-2014/550-Esas Karar sayılı kararıyla;
1-Davacı tarafın asıl dosyada açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davası yönünden, A-1-Davacı tarafın davacı ... için talep etmiş olduğu 316.978,69 TL sürekli iş göremezlik, 7.800,00 TL geçici iş göremezlik ve 78.442,40 TL tedavi giderinin, kaza tarihi olan 16.09.2006 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan birlikte alınarak, davacı tarafa verilmesine, 2-Davacı tarafın davacı ... için açmış olduğu maddi tazminat davasının reddine, B-Davacı tarafın açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabul ve kısmen reddi ile,
davacı tarafın davacı ... için talep etmiş olduğu 7.500,00 TL, davacı ... için talep etmiş olduğu 1.500,00 TL ve davacı ... için talep etmiş olduğu 1.500,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 16.09.2006 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan birlikte alınarak, davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin isteminin reddine, II-Davacı tarafın birleşen Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/198 esas ve 2012/225 karar sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu davanın kabulü ile,
davacı tarafın talep etmiş olduğu 59.272,80 TL sürekli iş göremezlik, 1.200,00 TL geçici iş göremezlik ve 19.621.22 TL tedavi giderinin, kaza tarihi olan 16.09.2006 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan birlikte alınarak, davacı tarafa verilmesine, III-Davacı tarafın birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/258 esas ve 2007/479 karar sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu davanın kabulü ile,
davacı tarafın talep etmiş olduğu 56.500,00 TL maddi tazminat miktarının dava tarihi olan tarihi olan 11.05.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak (davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğu ve mahkeme hüküm fıkrasının A-1 ve II bendi ve tahsilde tekerrür olunmaması gözönünde tutularak) davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Mahkeme kararına karşı süresi içinde asıl dava davacıları ..., ..., ...- birleşen davalar davacısı ... vekili, asıl-birleşen dava davalısı ...vekili, birleşen dava davalısı ... Sigorta Anonim Şirketi (Eski Unvanı: ... Sigorta Türk Anonim A.Ş.) vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.04.20 17... /23356-2017/4231 sayılı kararı ile; ''1086 sayılı HUMK'nın 3 88... . maddeleri ile 6100 sayılı HMK'nın karşılık 297/1-2. maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir.
Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur.
Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimi yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hüküm bulunması gerektiği açıktır.
Davacı ... asıl davada talebini ıslahla tedavi gideri yönünden 78.442,40 TL, geçici-sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 324.778,6 TL’ye yükseltmiş; birleşen Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/198 E, 2012/225 K. Sayılı dosyası ile açılan davada davacı ... bedel artırım dilekçesiyle taleplerini geçici-sürekli iş göremezlik yönünden 60.472,89 TL, tedavi gideri yönünden 19.621,22 TL’ye yükseltmiş, birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2007/258 E, 2007/479 K. Sayılı dosyası ile açılan davada davacı ... ıslah dilekçesiyle taleplerini geçici-sürekli iş göremezlik yönünden 57.500,00 TL’ye yükseltmiş,
toplamda tüm davalar için 540.815,11 TL maddi tazminat talep etmiştir.
Mahkemece hükmün gerekçesinde davacı tarafın maddi tazminat istemleri hakkında alınan 10.06.2014 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda davacı asil ...'ın talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararının 429.117,29 TL, geçici iş göremezlik zararının 9.000,00 TL ve SGK Başkanlığı tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin ise 98.063,62 TL olduğunun belirtildiği ve bu kalemlerin toplamının da 536.180,91 TL olduğu anlaşıldığı halde, hüküm fıkrasında ve kısa kararda asıl davada davacı ... için 316.978,69 TL sürekli iş göremezlik, 7.800 TL geçici iş göremezlik ve 78.442,40 TL tedavi gideri,
birleşen Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/198 esas ve 2012/225 karar sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu davada davacı ... için 59.272,80 TL sürekli iş göremezlik, 1.200,00 TL geçici iş göremezlik ve 19.621,22 TL tedavi gideri, birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2007/258 esas ve 2007/479 karar sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu davada davacı ... için 56.500,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplamda 539.815,11 TL maddi tazminata hükmedilmiştir.
Ayrıca davacı ... birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2007/258 E, 2007/479 K. Sayılı dosyasında davalı ... Sigorta Anonim Şirketi (Eski Unvanı: ... Sigorta Türk Anonim A.Ş.)’nden ıslahla geçici-sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından teminat limiti olan 57.500,00 TL talep ettiği halde, mahkemece kısmi red gerekçesi gösterilmeden 56.500,00 TL’ye hükmedilmiştir.
Hükmün gerekçesi ile kısa karar uyumlu olmayıp, taraflar yönünden şüphe ve tereddüt uyandıracak nitelikte olduğundan, aynı zamanda birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2007/258 E, 2007/479 K. Sayılı dosyası ile açılan dava bakımından hükümde kısmi red gerekçesi gösterilmediğinden bu yönler yukarıda açıklanan yasa maddelerine açık bir aykırılık oluşturduğundan (10.04.1992 gün, 1991/7 Esas-1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararında da belirtildiği üzere) hükümlerin bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre asıl dava davacıları ..., ..., ...- birleşen davalar davacısı ... vekilinin sair, asıl-birleşen dava davalısı ...vekili ve birleşen dava davalısı ... Sigorta Anonim Şirketi (Eski Unvanı: ... Sigorta Türk Anonim A.Ş.) vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir..'' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
Bozmaya uyan mahkemece davacı tarafın mahkemenin asıl dosyasında açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davası yönünden, davacı tarafın davacı ... için talep etmiş olduğu 324.778,69 TL sürekli-geçici iş göremezlik tazminatı ve 78.442,40 TL tedavi giderinin, kaza tarihi olan 16.09.2006 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan birlikte alınarak, davacı tarafa verilmesine,
davacı tarafın davacı ... için açmış olduğu maddi tazminat davasının reddine, davacı tarafın açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabul ve kısmen reddi ile davacı tarafın davacı ... için talep etmiş olduğu 7.500,00 TL, davacı ... için talep etmiş olduğu 1.500,00 TL ve davacı ... için talep etmiş olduğu 1.500,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 16.09.2006 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan birlikte alınarak, davacı tarafa verilmesine,
davacı tarafın fazlaya ilişkin isteminin reddine, davacı tarafın mahkeme dosyası ile birleşen Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/198 Esas- 2012/225 Karar sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile davacı tarafın talep etmiş olduğu 55.836,60 TL sürekli-geçici iş göremezlik tazminatı ve 19.621,22 TL tedavi giderinin, kaza tarihi olan 16.09.2006 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan birlikte alınarak, davacı tarafa verilmesine,
davacı tarafın fazlaya ilişkin isteminin reddine, davacı tarafın mahkeme dosyası ile birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/258 Esas-2007/479 Karar sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu davanın kabulü ile davacı tarafın talep etmiş olduğu 57.500,00 TL sürekli-geçici iş göremezlik tazminatının, dava tarihi olan 11.05.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak (davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğu gözönünde tutularak) davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, karara karşı,
süresi içinde davacılar vekili ile davalı ...vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.03.2021 tarihli 2018/1198-2021/2586 sayılı kararı ile; ; ''2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına ilişkin temyiz sebepleri yönünden. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi (TBK 56. mad) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda belirtilen hususlar, kusur durumu gözönüne alınarak davacılar için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalı ...vekilinin davacının gelirinin tespitine ilişkin temyizi yönünden; davacının gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.
Somut olayda davacı vekilince, davacının solist-müzisyen olduğu müzikhol ve gazinolarda, düğünlerde çalıştığı belirtilmiş, davacının kaza tarihindeki kazanç durumuna ilişkin bordro vs. gibi bir belge dosyaya ibraz edilmemiştir. Mahkemenin ... Odasından davacının mesleği üzere elde edebileceği geliri için yazılan yazıya verilen 30.11.2011 tarihli cevapta, düğün sezonunda aylık 1.200,00 TL, gazino-müzikholden aylık 2.500,00 TL-3.000,00 TL kazancı olacağı bilgisi üzerine alınan aktüer raporunda davacının geliri 3.000,00 TL kabul edilerek asgari ücretin 7.89 katı olarak hesaplama yapılmıştır.
Oysa; böyle bir davada gerçek zararın belirlenmesi için, davacının kaza tarihindeki gelirinin doğru belirlenmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Yukarıda açıklandığı üzere davacının solist-müzisyen olarak çalıştığı anlaşılmakla bu nitelikte bir kişinin gelirinin asgari ücretin bir miktar üzerinde olacağı hayatın olağan akışı gereğidir.
Bu durumda mahkemece, ... Odası cevabı doğrultusunda bildirilen tutarların ortalaması esas alınarak hesaplama yapılması için dosyanın ek rapor için bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınması ve ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın asıl dosyada açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davası yönünden,
A-1-Davacı tarafın, davacı ... için talep etmiş olduğu 324.778,69 TL sürekli-geçici iş göremezlik tazminatı ve 78.442.40 TL tedavi giderinin, kaza tarihi olan 16.09.2006 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan birlikte alınarak, davacı tarafa verilmesine,
B-Davacı tarafın açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabul ve kısmen reddi ile,
Davacı tarafın davacı ... için talep etmiş olduğu 10.000 TL, davacı ... için talep etmiş olduğu 2.500,00 TL ve davacı ... için talep etmiş olduğu 2.500,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 16.09.2006 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan birlikte alınarak, davacı tarafa verilmesine,
Davacı tarafın fazlaya ilişkin isteminin reddine,
II-Davacı tarafın mahkeme dosyası ile birleşen Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/198 esas ve 2012/225 karar sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu davanın kısmen kabulü ile,
III-Davacı tarafın mahkeme dosyası ile birleşen Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/258 esas ve 2007/479 karar sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu davada,
1-Davacı tarafça, talep edilen 57.500,00 TL sürekli-geçici iş göremezlik tazminatı, ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından Ankara 24. İcra Dairesinin 2018/1633 esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi sonucu ödenmiş olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davacı tarafın, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi aleyhine tedavi giderleri kapsamında açmış olduğu davanın reddine,
IV-Davacı tarafın, mahkeme dosyası ile birleşen Ankara 29. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/17 esas ve 2022/402 karar sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile, davacı tarafın sürekli iş göremezlik tazminatı olarak talep etmiş olduğu 746.516,32 TL miktarın ve tedavi giderleri ve sair için talep etmiş olduğu 100,00 TL miktarın, kaza tarihi olan 16.09.2006 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan birlikte alınarak, davacı tarafa verilmesine,
Davacı tarafın fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; asgari ücretin iki katı kabul edilerek yapılan hesabı kabul etmediklerini, ...
Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemenin bu dosya kapsamında yapılan tazminattan mahsubunun doğru olmadığını, ödemenin ilam sonucu yapıldığını, raporda hesap yapılırken düşülmesine karşın mahkemece tekrar düşülmesinin hatalı olduğunu, reddedilen kısım yönünden vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının hatalı hesaplandığını, aktif dönem süresinin kısa hesap edildiğini, raporda hesaplamada en son 2018 yılına kadar geçerli asgari ücret verilerinin kullanıldığını,
devam eden yıllara ait yeni asgari ücret verilerine göre hesap yapılması gerektiğini, tedavi giderinin eksik hesaplandığını, bakıcı giderinin eksik ve hatalı hesaplandığını, faize hatalı karar verildiğini, asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalı ... açısından verilen kararın hatalı olduğunu, bilirkişinin subjektif değerlendirmelerini kabul etmediklerini, hükmedilen manevi tazminatın çok düşük olduğunu, kararda herhangi bir gerekçe yazılmadığını, hakimin reddine dair talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
Davalı ...vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, gelirin asgari ücretin iki katı olarak alınmasının hatalı olduğunu, bozma ilamında asgari ücretin bir miktar üzerinde olacağının hayatin olağan akışına uygun olacağının belirtildiğini, hesap raporunun hatalı olduğunu, davacının işi gereği 60 yaşına kadar aktif olarak sürdürülemeyeceğini, tedavi ve bakım giderlerinin hatalı ve fahiş hesaplandığını, geçici ve sürekli iş göremezlik zararının hesabının kabulünün mümkün olmadığını, maluliyet oranını kabul etmediklerini, icra dosyasına yapılan ödemelerin dikkate alınmadığını,
tekrar tazminata hükmedilmesinin mükerrerliğe neden olacağını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ...
Hastanesi tarafından fatura edilen meblağın tamamının hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Bakanlığa husumet yöneltilemeyeceğini, faize hatalı hükmedildiğini, yapılan ıslahın geçersiz olduğunu, kusur oranlarına göre hüküm kurulması gerektiği, her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, manevi tazminatın miktarı, faiz işletilmesi ve başlangıç tarihi yönünden itirazlarının bulunuduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin tüm, davalı ...'nın aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Usulî kazanılmış hak kurumu, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
1086 sayılı HUMK'un yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında. Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı,
usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş bulunması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesinin usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda da usulî kazanılmış hakka ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de bu ilkenin uygulanma gerekliliği HMK hükümleri karşısında da varlığını sürdürmektedir. Yargıtay'ın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca ve bozma kapsamına uygun şekilde işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Yargısal ve bilimsel içtihatlarda “usulî kazanılmış hak” ya da “usulî müktesep hak” olarak adlandırılan bu ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.02.1998 tarih, 1987/2-520 Esas ve 1988/89 Karar sayılı ilâmında “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usulî kazanılmış hak denilmektedir...” şeklinde tanımlanmaktadır
Mahkemenin bozma öncesi kararı, davacılar vekili ve davalı ...vekilinin temyiz istemi üzerine bu davalı lehine davacının tazminat hesabında esas alınan geliri yönünden bozulmuştur. Bozma ilamında, "3-Davalı ...vekilinin davacıların gelirinin tespitine ilişkin temyizi yönünden; davacının gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.
Somut olayda davacı vekilince, davacının solist-müzisyen olduğu müzikhol ve gazinolarda, düğünlerde çalıştığı belirtilmiş, davacının kaza tarihindeki kazanç durumuna ilişkin bordro vs. gibi bir belge dosyaya ibraz edilmemiştir. Mahkemenin ... Odasından davacının mesleği üzere elde edebileceği geliri için yazılan yazıya verilen 30.11.2011 tarihli cevapta, düğün sezonunda aylık 1.200,00 TL, gazino-müzikholden aylık 2.500,00 TL-3.000,00 TL kazancı olacağı bilgisi üzerine alınan aktüer raporunda davacının geliri 3.000,00 TL kabul edilerek asgari ücretin 7.89 katı olarak hesaplama yapılmıştır.
Oysa; böyle bir davada gerçek zararın belirlenmesi için, desteğin kaza tarihindeki gelirinin doğru belirlenmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Yukarıda açıklandığı üzere davacının desteğinin solist-müzisyen olarak çalıştığı anlaşılmakla bu nitelikte bir kişinin gelirinin asgari ücretin bir miktar üzerinde olacağı hayatın olağan akışı gereğidir.
Bu durumda mahkemece, ... Odası, cevabı doğrultusunda bildirilen tutarların ortalaması esas alınarak hesaplama yapılması için dosyanın ek rapor için bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınması ve ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir" gerekçesiyle davalı ...lehine karar bozulmuştur.
Davalı ... yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmakla, mahkemece verilen son kararla adı geçen davalı lehine yapılan bozmaya aykırı olarak önceden tanzim olunan raporda yer alan tutardan farklı olarak ve davalı aleyhine olacak şekilde asgari ücret tutarında meydana gelen katsayı artışı dikkate alınarak yapılan hesaplamanın hükme esas alınması suretiyle davacılar lehine, davalı ... aleyhine ilk kararla belirlenenden daha fazla tutarda tazminata karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/3852, K. 2025/10184, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama