KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/5141 E., 2025/13681 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/366 Esas - 2024/371 Karar
- Sayısı
- 2024/İHK-23718
- Sayısı
- K-2024/90227
Karar Metni
808 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan araç ile dava dışı aracın 01.06.2021 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazada birden fazla yaralanan olması nedeniyle davalının ödemelerde bulunduğunu, bu nedenle teminat limiti de gözetildiğinde garame yapılması gerektiğini, eksik evrakla başvuru yapıldığından usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun olmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, rücuya esas ödeme varsa mahsubu gerektiğini,
emniyet kemerinden kaynaklanan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak yasal faizden dava tarihinden itibaren sorumlu olabileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan 17.04.2023 tarihli maluliyet raporuna göre davacıda %5 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, hakem heyeti tarafından adli tıp uzmanı ve nöroloji uzmanından alınan heyet raporuna göre davacıda %0 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, hakemce alınan raporun usul ve yasaya uygun olduğu, davacının davaya konu kazadan kaynaklı olarak sürekli maluliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, davacı tarafından sunulan 17.04.2023 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğunu, hükme esas alınması gerektiğini, davacı tarafından karşı aracın trafik sigortacısı aleyhine de tahkim yoluna başvurulduğunu ve sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınarak kabul kararı verildiğini, anılan dosya ile eldeki dosyanın aynı olaya ilişkin olması dikkate alındığında çelişki oluştuğunu, davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda davacı tarafa kesin süre verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının yolcu olduğu davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan araç ile dava dışı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir.
Somut olayda, davacı tarafından sunulan ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 17.04.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası beyin kanaması geçirdiği, nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olan epilepsi nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %5 olarak hesaplandığı, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından da sağlık kurulu raporu alındığı, adli tıp uzmanı ve nöroloji uzmanından alınan 08.02.2024 tarihli rapora göre ise, davacının kazadan kaynaklı sürekli maluliyet oranının % 0 olduğu, hakem heyeti tarafından % 0 sürekli maluliyetin esas alınarak sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde, davacının kazadan kaynaklı sürekli maluliyet oranının belirlendiği 17.04.2023 tarihli maluliyet raporu (%5) ile hakem heyeti tarafından alınan 08.02.2024 tarihli maluliyet raporu(%0) arasında bu haliyle farklılık mevcut olup olay tarihi olan 01.06.2021 tarihi itibariyle uygulanması gereken yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik olmakla birlikte dosyada aynı mevzuata göre düzenlenen ve birbiri ile çelişen iki ayrı maluliyet raporu bulunmaktadır.
Şu halde, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) içerisinde beyin ve sinir hastalıkları uzmanı da bulunan heyetten kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve bizzat muayene edilmek suretiyle dosyada bulunan raporların da irdelenmesi ve çelişkiler giderilerek maluliyetin tespiti için yerleşim yerine en yakın üniversite adli tıp anabilim dalı başkanlığından yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, maluliyet oranları arasındaki çelişki giderilmeden sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/5141, K. 2025/13681, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama