KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/6558 E., 2025/16911 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/487 Değişik İş-2024/486Karar
- Sayısı
- İHK-2024/28831
- Sayısı
- K-2024/84101
Karar Metni
1.276 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı araç sürücüsünün 31.07.2015 tarihinde aracını park ederken yaya olan davacıya çarpması sonucu müvekkilinin malul kaldığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik 24.100,00 TL maluliyet tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 1.000,00 TL rapor ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan tahsilini talep etmiş, 29.11.2023 tarihli dilekçe ile talebini 290.000,00 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, usulden ret kararı verilmesi geektiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalının kusuru olmadığını, davacının maluliyeti bulunmadığını, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre oran tespiti yapılması gerektiğini, temerrüte düşmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiği, ibraz ettiği raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığı, davacının mahkemede açtığı davada Adli Tıp Kurumundan alınacak raporun beklenmesini istemiş ise de 4 aylık süreleri bulunduğu, dosyaya rapor alındığı, raporda evrakların maluliyet tespiti için yeterli olmadığının belirtildiği, davacıya 01.11.2023 tarihinde 30 gün kesin süre verilerek fiziki muayeneleri ve evrakların sunumu istendiği, akabinde dosyaya ek rapor alındığı,
sonucunda davacının kaza nedeni ile maluliyetinin oluşmadığının belirtildiği, davacının dosyaya usulüne uygun rapor ibraz etmediği gerekçesi ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya alınan rapor ile davacının maluliyetinin oluşmadığının belirtildiği, usulüne uygun olmayan rapor ile başvuru yapıldığı bu nedenle başvuru şartının yerine getirilmediği,
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30/14 maddesine göre “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili komisyona başvuru yapılamaz.” hükmüne mukabil başvuran tarafça İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/193 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı gerekçesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu 114/2 ve 115/2 maddesi uyarınca başvurunun usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya ibraz ettikleri maluliyet raporunun usule uygun olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 31.07.2015 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 31.07.2015 tarihinde meydana gelmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; 27.12.2022 tarihli ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından verilen raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kaza sonrası işitme kaybı nedeni ile %38, epilepsi nedeni ile %5 olmak üzere toplam %41 oranında maluliyeti olduğu tespit edilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince dosyaya alınan 23.10.2023 tarihli raporda farklı bir Üniversite hastanesinden arazlara ilişkin muayene raporları istenmiş, 14.11.2023 tarihli ek raporda ise davacının kaza nedeni ile sürekli maluliyetinin oluşmadığına ilişkin rapor verilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacının kaza nedeni ile maluliyeti oluşmadığı gerekçesi ile başvurunun usulden reddine karar verilmiş, karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince, davacının ibraz ettiği maluliyet raporunun usule uygun olmaması ve ayrıca İstanbul 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/193 Esas sayılı dosya ile aynı kazaya ilişkin dava ikame etmiş olması nedeni ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapılamayacağı gerekçesi ile davacının itirazının reddine karar verilmiştir.
Öncelikle her ne kadar aynı kazaya ilişkin olarak davacı tarafından İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/193 Esas sayılı dosyası ile sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebinde bulunulmuş ise de bu dosyada davalıların kazaya karışan araç sürücüsü ve işleteni olduğu,
somut dosyamızda ise davalının sigorta şirketi olduğu anlaşılmakla İtiraz Hakem Heyetince aynı kazaya ilişkin dava ikame edilmiş olması nedeni ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapılamayacağı gerekçesi ile ret kararı hatalı olup 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30/14 maddesinde geçen" Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz" hükmünün somut dosyada uygulanması mümkün değildir.
Ayrıca, Hakem Heyetince alınan rapor uyarınca davacının maluliyetinin oluşmadığı belirtilmiş ise de her iki rapor arasında çelişki mevcut olmakla İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde başka bir Üniversite Adli Tıp Kurulundan çelişkiyi giderecek şekilde rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 17.12.2025 tarihinde Başkan Vekili ... ve Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamından, Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacının dosyaya usulüne uygun rapor ibraz etmediği gerekçesi ile başvurunun usulden reddine karar verilmiş; karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetince usulüne uygun olmayan rapor ile başvuru yapıldığı, bu nedenle başvuru şartının yerine getirilmediği, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30/14 maddesine göre “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili komisyona başvuru yapılamaz.” hükmüne mukabil başvuran tarafça İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/193 Esas sayılı dosyası ile dava açtığı gerekçesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu 114/2 ve 115/2 maddesi uyarınca başvurunun usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile itirazın
reddine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından aynı kazaya ilişkin İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/193 Esas sayılı dosyasında dava dışı işleten ve sürücü aleyhine 11.07.2023 tarihinde dava açıldığı, davanın 31.07.2015 tarihli kaza sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri ile manevi tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/14 maddesinde "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Somut olayda, davacı tarafından aynı kazaya ilişkin İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/193 Esas sayılı dosyasında dava dışı işleten ve sürücü aleyhine dava açıldığı, 27.02.2023 tarihinde eldeki hakem başvurusuna konu dava açıldığı dikkate alındığında 5684 sayılı Kanun'un 30/14 maddesi gereğince, davacı tarafın davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat bakımından da mahkemeye başvurması ve kararın bu nedenle onanması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, Sayın Çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/6558, K. 2025/16911, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama