KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/7288 E., 2025/14301 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/426-2024/424
- Sayısı
- 2024/İHK-15195
- Sayısı
- K-2024/50538
Karar Metni
847 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 10.02.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu karşı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 51.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafa 130.818,00 TL ödeme yapıldığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, avans faizi talebinin haksız olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarihi ve sayısı yazılı kararıyla hakem heyetince alınan 04.01.2023 tarihli maluliyet raporuna göre davacının maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 22.03.2023 tarihli raporunun, kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata aykırı şekilde, alanında uzman hekim bulunmadan düzenlendiği, dava şartı olan usule uygun şekilde düzenlenmiş rapor olmadan yapılan başvurunun usulden reddi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru aşamasında sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 22.03.2023 tarihli raporun usule uygun şekilde düzenlendiğini, davacı tarafından sunulan rapor ile Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 04.01.2023 tarihli rapor arasında çelişki bulunduğunu, oluşan çelişkiyi giderecek şekilde yeni bir rapor alınması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, davacı tarafından sunulan ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 22.03.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonucu yaralanmasına bağlı vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle maluliyet oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %5 olarak hesaplandığı, raporun adli tıp uzmanı, kulak burun boğaz hastalıkları uzmanı ile ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından hazırlandığı,
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan 04.01.2023 tarihli rapora göre ise davacının kazadan kaynaklı sürekli iş göremezlik oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %0 olduğunun belirlendiği, anılan raporun iki adli tıp uzmanı tarafından düzenlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından 04.01.2023 tarihli rapora itibar edilerek davacının maluliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği,
İtiraz Hakem Heyetince başvuru aşamasında usule uygun şekilde düzenlenen maluliyet raporu sunulmadığından davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde; davacının kazadan kaynaklı sürekli iş göremezlik oranının belirlendiği 22.03.2023 tarihli maluliyet raporu (%5) ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan 04.01.2023 tarihli maluliyet raporu (%0) arasında bu haliyle farklılık mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Kaza tarihi olan 10.02.2019 tarihi itibariyle uygulanması gereken yönetmelik Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik olmakla birlikte dosyada aynı mevzuata göre düzenlenen ve birbiri ile çelişen iki ayrı maluliyet raporu bulunmaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak davacının maluliyet durumuna ilişkin alınan raporlar arasında oluşan çelişkiyi giderecek şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu en yakın üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davanın usulden reddine ilişkin verilen hükmün isabetli bulunmasına göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan kararın onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/7288, K. 2025/14301, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama