KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/7393 E., 2024/11887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/120-2022/363
Karar Metni
861 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
01.10.2011 tarihinde, müvekkillerinin desteğinin yolcu olarak bulunduğu ve davalı ...'in sürücüsü, davalı ...'nin Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Mesuliyet ve aynı zamanda İhtiyari Mali Mesuliyet sigortacısı olduğu otobüsün karıştığı tek taraflı trafik kazasında desteğin vefat ettiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş ... ve diğer davacı çocukların her biri için 2.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı ... için 40.000,00 TL,
diğer davacılar için ayrı ayrı 30.000,00'er TL manevi tazminatın davalı ... yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 10.09.2015 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini, destekten yoksun kalma tazminatı yönünden davacı ... için 171.375,05 TL, davacı ... için 18.980,15 TL ve davacı ... için 27.921,59 TL olmak üzere toplam 218.276,79 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... (eski unvanı ... Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin sorumluluğunun, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, ticari faiz talebinin haksız olduğunu, yargılama giderleri yönünden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.01.2016 tarihli, 2012/572 Esas ve 2016/30 Karar sayılı kararıyla; davacıların maddi tazminat talepleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 30.000,00 TL, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00'er TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın (davalı ...'nden teminat limiti olan 50.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olarak) davalı ...'ten olay tarihi olan 01.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ...'nden dava tarihi olan 20.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 08.04.2019 tarihli ve 2016/10589 Esas, 2019/4222 Karar sayılı ilamı ile mahkemece eksik inceleme ile karar verildiği, dava konusu kazayla ilgili olarak manevi tazminat teminatı kapsamında yapılan başka başvurular olup olmadığı, dava ya da davalar açılıp açılmadığı, sonuçlanıp sonuçlanmadıkları hususlarının araştırılarak varsa ilgili hasar dosyaları ile ödeme dekont ve makbuzları, dava dosyaları gibi bilgi ve belgeler getirtildikten sonra karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiş, davacılar vekilinin tüm ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.
Davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 05.02.2021 tarihli ve 2019/6409 Esas, 2021/841 Karar sayılı ilamı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulduğu, bozma kapsamında dava konusu kazayla ilgili olarak manevi tazminat teminatı kapsamında yapılan başvuruların ve dava dosyalarının incelendiği, buna göre davalı ... aleyhine hükmedilen 50.000,00 TL'nin kaza başı poliçe limitini aşmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacıların maddi tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL ve davacı ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın, (davalı ...
Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu İMMS kişi başı manevi tazminat teminat klozu limiti olan 50.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ...
Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 20.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ... yönünden ise olay tarihi olan 01.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacılar yönünden hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu, maddi tazminat bakımından davacının gelirinin doğru belirlenmediğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacılar bakımından hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu bulunduğunu, kaza başı poliçe limitinin tükendiğini, limitin dolmadığının düşünülmesi durumunda da indirim uygulanması gerektiğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı ...'in sürücüsü olduğu ve davalı ... tarafından teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacı eş ile çocukların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
İlk derece mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı ... bakımından kaza başı poliçe limitinin aşılmamış olduğunun anlaşılmasına göre ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/7393, K. 2024/11887, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama