KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/7463 E., 2025/14007 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/498 Değişik İş, 2024/497 Karar
- Sayısı
- 2024/İHK-27426
- Sayısı
- K-2024/76656
Karar Metni
921 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karışmış olduğu 20.11.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının malul kaldığını, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak olarak 240.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 750,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 240.750,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, bu sebeple başvurunun dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmediğini, usul ve şekil şartlarına uygun olmadığını, kaza ile illiyet bağı kurulmadığını, skar dokusu için vücut yüzeyinin % 1"ini kaplaması şartının gerçekleşmediğini, medikal raporda maluliyetin % 0 olduğunun tespit edildiğini, çelişkinin giderilmesi için raporun Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilmesi gerektiğini,
kabul anlamına gelmemek üzere hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faiz esaslarına göre yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalı şirketin temerrüte düşmediğini aksi halde dahi yasal faizden sorumlu olduğunu, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ücretin 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Hakem Heyeti tarafından davacı görülmeden tetkik ve muayene edilmeden evrak üzerinden karar verildiğini, sunulan maluliyet raporunun Yargıtay içtihatlarına uygun ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğunu aksi halde dahi tamamlanabilir dava şartı olduğundan yeniden rapor alınması gerektiğini beyanla ve resen dikkate alınacak sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın karışmış olduğu 20.11.2022 tarihli trafik kazasında davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008- 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinde.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvuru esnasında sunulan raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmediği, raporda fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında uzman hekim görüşünün bulunmadığı, raporda parmak fonksiyonlarının tam olduğunun ortaya konulduğu ve sürekli maluliyete yönelik başka bir gerekçe bulunmadığı, başvuran tarafından geçerli bir başvuru yapılmadığı gerekçeleriyle davanın usul yönünden reddine karar verildiği, davacının karara itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından raporda hipertrofik kleoid scara bağlı % 5 maluliyet oranının belirlendiği,
maluliyet iddiasına dayanak sekel scara ilişkin olduğundan fizik tedavi uzmanı görüşüne gerek olmadığı ve parmak fonksiyon tamlığının konuyla ilişkisi bulunmadığı ancak raporda maluliyet oranının eldeki 3x0,1, 5x0,1 ve 3x0,1 cm'lik dikişe bağlı scar ile sol koldaki 15... cm lik yara izi nedeniyle tespit edildiği, yönetmelik gereği kloid scara bağlı maluliyet oranı verilebilmesi için scarın tüm vücut yüzeyinin en az % 1'ini kapsaması gerektiği, raporda yer alan yara cm² ölçütleri toplamı söz konusu oranın altında kaldığı,
raporda kaza sonrası kolda sadece abrazyon (sıyrık) olduğu belirtildiği dikkat alındığında ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre deriye bağlı maluliyet oranı için scarın kloid olması gerektiği göz önünde bulundurulduğunda koldaki yaranın kaza ile illiyetinin ortaya konulmadığı, davalı tarafın sunduğu medikal ekspertiz raporunda da maluliyet oluşmadığı yönündeki görüşün yapılan tespitleri destekler olduğu gerekçesiyle davacının itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266 ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Trafik kazası neticesinde davacıda meydana gelen maluliyetin belirlenmesi uzmanlık gerektiren konulardandır.
Başvuru sırasında sunulan sağlık kurulu raporu yetersiz görülüyorsa, bu durumda davanın usulden reddi yerine, kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre,
yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/7463, K. 2025/14007, 13 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama