KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/7963 E., 2025/14924 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/217 E., 2024/217 K.
- Sayısı
- 2024/İHK-14833
- Sayısı
- K-2024/18691
Karar Metni
1.527 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.07.2020 tarihinde davacı yayaya, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan otomobilin çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 15.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 410.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulüne, 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 05.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi, davacı vekili tarafından ise tavzih talebinde bulunularak faiz başlangıç tarihindeki maddi hatanın düzeltilmesinin talep edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin tavzih talebinin kabulüne, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, davalı vekilinin diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun kabulü ile 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 05.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacı lehine 17.900,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının tahkim yargılamasından önce davalıya yaptığı başvuruda usulüne uygun hazırlanmış sağlık kurulu raporu sunmadığını, bu nedenle başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davaya konu kaza tarihinde sakatlanma teminat limitinin 410.000,00 TL olduğunu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından 410.000,00 TL'ye hükmedilmişse de davacının geçici bakıcı tazminatı ve tedavi gideri talepli bağlantılı 2023.E.419165 sayılı tahkim dosyasında hükmedilen tutar ile birlikte teminat limitinin aşılmış olduğunu, kusur oranının doğru olmadığını,
davacının anne ve babasının bakım ve gözetim sorumluluğunu yerine getirmediğini, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması, tazminat hesabının net asgari ücret üzerinden, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacının tahkim yargılamasından önce davalıya yaptığı başvuruda gerekli belgeleri sunmaması sebebiyle davalının temerrüde düşmediğini, bu nedenle davacının faize ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarına karşı sundukları itirazların değerlendirilmediğini, ek bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, teminat limiti aşılmaksızın karar verilmiş olmasına, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına, davacı yaya olup müterafik kusura ilişkin itirazın reddi gerekmesine, davacının tahkim yargılamasından önce davalıya başvurmuş olmasına, davalının temerrüde düştüğünün anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dosya kapsamından; davacı yayanın taşıt yolu üzerinden karşıdan karşıya geçtiği sırada kaza tarihinde sigortası bulunmayan aracın davacıya çarptığı, sürücünün olay yerinden ayrılması sebebiyle kaza tespit tutanağının düzenlenmediği; davaya konu trafik kazasına ilişkin yürütülen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/119946 soruşturma sayılı dosyasında trafik bilirkişiden alınan 10.06.2021 tarihli kusur raporuna göre, davacının, yaya geçidini kullanmaması sebebiyle asli kusurlu, sigortasız aracın sürücüsünün ise hızını yol şartlarına uydurmaması ve alkollü araç kullanması sebebiyle tali kusurlu olduğu kanaatine varıldığı,
söz konusu ceza soruşturması sonucu hazırlanan iddianamenin kabulü ile ceza davasının açıldığı.
İstanbul Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/376 Esas sayılı dosyasında emekli emniyet müdürü trafik bilirkişi tarafından hazırlanan 27.06.2022 havale tarihli kusur raporunda, kaza yerinde keşif yapılması sonucu, kazanın trafik ışıklarının bulunduğu yaya geçidinde meydana geldiğinin tespit edildiği, sigortasız aracın sürücüsü sanığın kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme ve kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kurallarını ihlal etmesi nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın ise kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığı;
eldeki dosyada Uyuşmazlık Hakem Heyetince adli trafik bilirkişiden alınan 07.01.2024 tarihli kusur bilirkişi raporunda sigortasız aracın sürücüsünün kırmızı ışıkta geçtiği kabul edilmek suretiyle kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, hakem heyetince söz konusu kusur raporu benimsenerek karar verildiği, ancak hükme esas alınan rapor ile ceza soruşturma dosyasında alınan 10.06.2021 tarihli kusur raporu arasında çelişki bulunduğu, ceza dosyası kapsamında alınan kusur bilirkişi raporlarında belirlenen kusur oranlarının ve kazanın meydana geldiği yerin de birbirleri ile çelişkili olduğu,
ceza davasının derdest olduğunun anlaşıldığı, eldeki dosyada davalı vekilinin kusura yönelik itirazları doğrultusunda kusur oranları arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, davaya konu trafik kazası nedeniyle sürücünün yargılandığı İstanbul Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/376 Esas sayılı dosyasının akıbeti araştırılarak ve ceza dosyasında alınan kusur bilirkişi raporları dosya arasına alınarak,
dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, dosya kapsamında alınan kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması,
ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3.Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 28.03.2023 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, raporda davacının kaza nedeniyle kırılan kalça kemiği için %5 oranında maluliyetinin bulunduğunun belirlendiği, bununla birlikte davacıda kaza nedeniyle meydana geldiği açıklanan travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle %25 oranında maluliyetin tespit edildiği,
Balthazard formülüne göre davacının kaza nedeniyle toplam % 29 oranında maluliyeti olduğunun kayıtlı olduğu, raporda davacıda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu nedeniyle de tedavi gördüğünün belirtildiği, travma sonrası stres bozukluğu ile kaza arasında uygun bir illiyet bağının bulunup bulunmadığı konusunda yeterli değerlendirme yapılmadığı,
ayrıca davacıda davaya konu kazadan önce de var olduğu anlaşılan ve kaza ile ilgisi bulunmayan dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun maluliyet oranına etki edip etmediği yönünden de bir değerlendirmenin yapılmadığı anlaşılmış olup, raporun açıklanan sebepler nedeniyle hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında bulunan .. Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 23.02.2023 tarihli raporda ise davacının kazada kırılan kalça kemiği nedeniyle maluliyet tespiti yapılmadığı, ancak davacının kaza nedeniyle oluşan kafatası kemiğindeki kırık nedeniyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelike göre Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar-Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıklar-Beyin Hasarı, Beyin İşlev Bozukluğuna Bağlı Davranış Bozuklukları-Beyin sarsılması sonrası postkontüzyonel sendrom-Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen kapsamında %25 oranında maluliyet tespiti yapıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin ara kararı ile ... Üniversitesi ile .. Tıp Fakültesinin yukarıda anılan raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için adli tıp uzmanı hekimlerden oluşan heyetten alınan 25.12.2023 tarihli maluliyet raporunda ise, davacının kazada kırılan kalça kemiği nedeniyle maluliyet tespiti yapılmadığı,
ancak davacının kafatası kemiğindeki kırık nedeniyle kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelike göre Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar-Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıklar-Beyin Hasarı, Beyin İşlev Bozukluğuna Bağlı Davranış Bozuklukları-Beyin sarsılması sonrası postkontüzyonel sendrom-Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen kapsamında davacının %25 oranında maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, hakem heyetince söz konusu rapor benimsenmek suretiyle karar verildiği,
ancak anılan rapor davacı muayene edilmeksizin tedavi belgeleri üzerinden hazırlandığı için hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporları hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; özellikle davacıda davaya konu kazadan önce de var olduğu anlaşılan ve kaza ile ilgisi bulunmayan dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna ilişkin durum ayrıştırılarak, davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına alındıktan sonra güncel muayenesi de yapılarak,
kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, kazadan sonra oluştuğu belirtilen “Travma Sonrası Stres Bozukluğu” ve "Beyin İşlev Bozukluğuna Bağlı Davranış Bozuklukları-Beyin sarsılması sonrası postkontüzyonel sendrom" nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği,
süreklilik arz edip etmediği ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği konusunda Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde Ruh Sağlığı ve Hastalıkları/Psikiyatri, Nöroloji ile Ortopedi ve Travmatoloji uzmanlarının da bulunduğu heyetten, dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi de gideren açıklayıcı, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre, davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/7963, K. 2025/14924, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama