KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/8852 E., 2025/16916 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/739 Değişik İş-2024/732 Karar
- Sayısı
- İHK-2024/39084
- Sayısı
- K-2024/210039
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların kızları olan ........'nun yolcu olarak bulunduğu davalıya sigortalı aracın 06.06.2014 tarihinde yaptığı çift taraflı kazada vefat ettiğini, müvekkillerinin kızlarının desteğinden yoksun kaldığını, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada her bir davacı için ayrı ayrı 15.100,00 TL destek tazminatı olmak üzere toplam 30.200,00 TL destekten yolsun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, ayrıca 1.516,81 TL noter makbuzu ücretini davalıdan talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, usule uygun başvuru yapılmadığını, davacı tarafa iyi niyetli şekilde tazminat ödemesi yapıldığını, ibraname imzalandığını, başvurunun reddi gerektiğini, 27.12.2017 tarihinde 20.684,61 TL, 22.06.2018 tarihinde 31.562,00 TL ile 19.374,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, aksi kanaatte ise bu miktarların mahsubu gerektiğini, kusur oranını kabul etmediklerini, hatır taşıması indirimi talep ettiklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 07.06.2018 tarihli ibranameyi ibraz ettiği, ibraname uyarınca davacılardan ..........ın 31.562 TL, ...'ın 19.374 TL ödeme aldığı, iki yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 27.09.2023 tarihinde aynı talepler ile başvuru yapıldığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 111. maddesi gereği iki yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmamış olması nedeni ile başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesi uyarınca tazminat miktarlarında, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir düzenlemesi bulunmakta olup KTK 111.madde uyarınca 2 yıllık sürenin geçtiği anlaşıldığından itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; ibranamenin geçerli olmadığı, yapılan ödemenin düşük olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 06.06.2014 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 07.06.2018 tarihli ibraname ile davacı ........ için 31.562,00TL, davacı ... için 19.374,00 TL ödeme yapıldığı, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığı, 2 yıllık süre geçtikten sonra Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/8852, K. 2025/16916, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama