KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/9466 E., 2026/1215 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/738 E., 2024/743 K.
Karar Metni
801 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı 01.09.2022 tarihli çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 1.000.000,00 TL olmak üzere artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunu, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; 1.000,000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 30.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulüne kararın kaldırılmasına yeniden hüküm tesisine, başvurunun kısmen kabulü ile 680.235,23 TL kalıcı işgöremezlik tazminatının, 30.11.2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte aleyhinde başvuru yapılan sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine, fazlaya ilişkin 319.764,98 TL'lik talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusuru ve maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hesaplamanın hatalı olduğunu, davacının kazada müterafik kusurlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davacı sürücünün yarlalanması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dava konusu kazaya ilişkin olarak resmi görevli polis memurlarınca düzenlenen kaza tespit tutanağında, davacının Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a maddesinde düzenlenen" Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak" zorunda olduklarına ilişkin kuralı ihlal ettiği, davalıya sigortalı araç sürücüsünün aynı yasanın 53/1-b maddesinde düzenlenen " Sola dönüşlerde sürücüler Sola dönüş işareti vermeye mecburdur" kuralını ihlal ettiği,
...'ın ise sulama tankerini hatalı şekilde görüşe engel şekilde park ettiği ve bu kapsamda aynı yasanın 57/1-e maddesinde düzenlenen "Trafik zabıtası, yetkili kişi veya trafik ışıklı işareti ile yönetilen kavşaklarda, sürücüler, kavşağı en kısa zamanda geçmek zorundadırlar. Sürücülerin gereksiz olarak yavaşlamaları, durmaları, taşıttan inmeleri, taşıt veya araçların motorlarını durdurmaları yasaktır." kuralını ihlal ettiği belirtilmiştir.
Kazaya ilişkin olarak Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/45 Esas sayılı dosyasında alınan 26.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kavşakta geçiş önceliğine uymadığı, davacının ise kavşakta hızını azalmadığı belirtilmiştir. Ceza mahkemesinde görülmekte olan davada mağdur konumundaki ... (eldeki davada davacı) kovuşturma aşamasında şikayetten vazgeçtiği ve sanık tarafından kabul edildiği anlaşıldığından kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davalıya sigortalı aracın sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek poliçe teminat limiti kadar davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince Adli Trafik bilirkişisinden kusur raporu alınmıştır. 27.06.2024 tarihli raporda ışık ve levha kontrolsüz kavşakta sağından gelen sigortalı vasitaya yol vermeyen davacının 2918 sayılı KTK'nın 57/1-c maddesi uyarınca asli %50 nispetinde, kavşağa hızlı tedbirsiz giren davalıya sigortalı vasıta sürücüsünün ise tali %25 nispetinde, yola taşacak ve görüşe mani olacak şekilde park etmiş olan su su tankeri kullanıcısının ise tali %25 nispetinde kusurlu oldukları belirtilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince davacının %50 nispetinde kusurlu olduğu, başvuru dilekçesinde salt sigortalı araç sürücüsünün kusuruna göre dava açılmadığı, eş söyleyişle davacı müteselsil sorumluluktan feragat etmediği için sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve su tankeri kullanıcısının kusuruna göre davalı ... şirketinin sorumlu olduğu, böylece %50 kusura göre davalının sorumlu olduğu, hesap raporunda tazminat miktarının 1.360,470,45 TL olarak tespit edildiği, %50 kusura göre tazminat tutarının 680,235,23 TL olduğu kabul edilerek, kararın kaldırılmasına yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ne var ki kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporları arasında, tarafların kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
Şu durumda; İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi heyetinden, kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınmalı, varılacak sonuca göre, davalının usuli kazanılmış hakları korunarak karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/9466, K. 2026/1215, 9 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama