KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/9776 E., 2024/13123 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/373 E., 2024/254 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul
Karar Metni
621 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... 'ın amme alacağının tahsilini imkansız ... getirmek amacıyla adına kayıtlı taşınmazını boşandığı eşinin yengesi ...'a sattığını, belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde;müvekkillerinden Kerim'in işlerinin kötü gitmesi nedeni ile taşınmazlarını satışa çıkardığını ve yakın çevresine haber verdiğini, taşınmazı borcunu ödeyebilmek için sattığını belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.12.2019 tarihli ve 2018/130 Esas 2019/471 Karar sayılı kararıyla, "...davalı ...'ın dava konusu taşınmazı devrettiği 31.07.2017 tarihinde davacı Vergi Dairesine toplam 640,00 TL borcu bulunduğu, eldeki davanın yargılması devam ederken davalı tarafça iş bu borcun kapatıldığı bu şekilde davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/1 maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle haklılık durumunun tespiti ile yargılama giderlerinin takdiri gerektiğinden davanın ön koşullarının dava tarihi itibariyle oluştuğu,
6183 sayılı Yasa'nın 28 ve 30 uncu maddesi kapsamında sayılan şahıslardan olduğu anlaşılan davalı ...'ye yapılan tasarrufun iptali yönünde açılan davanın dava tarihi itibariyle haklı olduğu bu şekilde davalıların davanın açılmasına sebebiyet verdikleri anlaşıldığından yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine dair hüküm kurmak gerekmiştir.." gerekçesi ile konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 14.03.2023 tarihli ve 2023/131 Esas, 2023/3485 Karar sayılı ilâmı ile; "..Dairenin bozma ilamında, borçlunun tasarruf tarihindeki kamu borcunun tesbit edilerek, üçüncü kişinin bu belirlenen alacak ve ferileri ile sınırlı olarak sorumluluğuna hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Dosya içeriğinden, vergi borcunun 2002 yılından başladığı, tasarrufun 31.07.2007 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, 2002 yılından gelen vergi borcunun 31.07.2007 tarihinde ulaştığı miktarın davacı alacaklıdan sorularak, buna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, vadesi 31.07.2007 tarihi olan vergi borcunun sorularak, bu miktarın ödenmesi nedeni ile konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.." gerekçesi ile kararın bozularak Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tasarrufun iptali ile davacı tarafın davaya konu, tasarruf tarihi olan 31.07.2007 tarihi itibari ile vergi aslı ve gecikme zammı olmak üzere 92.738,15 TL vergi borcu ve borç ödeninceye kadar işleyecek gecikme zammı miktarı ile sınırlı olmak üzere iptaline ve davacıya bu miktarla sınırlı olarak taşınmaz üzerinde haciz ve satış yetkisi verilmesine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde ; müvekkili ...'in 12.11.2018 tarihinde borcu ödemek için gittiğinde borcun 612,52 TL olduğunu bildirildiğinden bu miktarı ödediğini, aradan 6 yıl geçtikten sonra geçikme zammı olarak 54.998,73 TL ilave borç çıkarılmasının haksız olduğunu, sadece asıl borç olan 37.739,42 TL nin ödenmesine hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca davacı 119.552,59 TL üzerinden dava açtığı, davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre müvekkilleri lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık,6183 sayılı Yasa'nın 24 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, davalılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/9776, K. 2024/13123, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama