KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/989 E., 2024/11899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/26 -2021/125
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul
Karar Metni
945 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Mahkeme kararı davacı vekili ile davalılar ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait 12 adet büyük baş hayvanının davalılar tarafından çalındığını, hayvanlara ait bilgilerin ilçe tarım müdürlüğü kayıtlarında mevcut olduğunu, davalıların eylemi nedeniyle oluşan zararın giderilebilmesi için çalınan hayvanların bedeli karşılığı olarak fazlaya dair hakları saklı kalarak 50.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah yoluyla toplam talebini 85.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde;ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, davalıların bu suçu işlemediğini, davalı ...'un 6-7 yaş civarında 3 adet ineği diğer davalı ...'dan satın aldığını, ...'ın da ...'den satın aldığını, hayvanların çalıntı olduğunu bilmediklerini, hayvanların tamamının bedelinden de sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalılar ... ve ... ile ... cevap dilekçelerinde; ceza dosyasının taraflarınca temyiz edildiğini, atılı suçu kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemişlerdir.
3.Davalı ... vekili; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalının söz konusu suçla ilgisi olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.10.2012 tarihli ve 2012/224 Esas, 2012/306 Karar sayılı kararıyla mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın Almus Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; mahkeme kararı Dairenin 31.01.2013 tarihli ve 2012/18488 Esas, 2013/1510 Karar sayılı ilamıyla onanmış, davacı vekilinin karar düzeltme istemi de reddedilmiştir
IV. YETKİLİ MAHKEME KARARI
Almus Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.10.2025 tarihli ve 2013/97 Esas, 2015/221 Karar sayılı kararıyla, davanın kabulü ile 76.000,00 TL'nin olay tarihinden (17.07.2011) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalılar ... ve ... vekili vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 16.09.2019 tarihli ve 2018/4221 Esas, 2019/3919
Karar sayılı ilamıyla; "...Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Almus Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/65 Esas ve 2012/41 Karar sayılı ilamı ile sanık davalılar ... ve ...'un, diğer sanıklar tarafından çalındığı tespit edilen katılana (davacı) ait 12 adet büyükbaş hayvandan 3 adedini hırsızlık malı olduğunu bilerek satın almak suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, hükmün temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 19.01.2015 gün, 2013/33880 Esas ve 2015/3 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Şu halde; davalılar ... ve ...'un davacıya ait çalıntı hayvanlardan sadece üç adedini satın aldığı ceza mahkemesi kararı ile tespit edilmiştir. Ceza mahkemesinde bu yönde kesinleşmiş bir kabul oluştuğuna göre davalıların sorumlu olması gereken miktar üç adet hayvan bedeli iken tazminatın tamamından sorumlu kabul edilmeleri usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir..." gerekçesiyle kararın davalılar ... ve ... yararına bozulmasına karar verilmiş; davacı vekilinin karar düzeltme istemi de Dairenin 23.11.2020 tarihli ve 2020/2747 Esas, 2020/4105 Karar sayılı ilamıyla reddedilmiştir.
B. Mahkemece Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından davacıya ait büyükbaş hayvanların çalınması sonucunda, denetime elverişli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacı nezdinde 76.000,00 TL zarar oluştuğu, TBK 49, 61 ve 163 hükümleri gereğince davalıların bu zarar sebebiyle davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, her ne kadar davalılar ... ve ...'un da haksız fiile konu hayvanların bir kısmını satın almaları itibari ile davacıya karşı tazmin sorumluluğu içinde olduğu görülmüş ise de davacı ile bu davalılar arasında sulh sözleşmesi imzalandığı,
usulüne uygun olarak düzenlenmiş sulh sözleşmesi uyarınca bu davalılar açısından artık uyuşmazlığın sona erdiği gerekçesiyle davalılar ... ve ... açısından sulh nedeniyle davanın reddine, davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... açısından ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesi; davalılar ... ve ... zararı giderdiği için sulh olunduğunu, mahkemece davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; karar bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı ile davalılardan ... ve ... sulh olduğuna göre borcun sona erdiğini, diğer davalıların da ödenen 85.000,00 TL kadar borçtan kurtulduğunu, tazminatın tamamının kabulünün hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalılar ... ve ... temyiz dilekçesinde; davacının iddialarının haksız olduğunu, kendilerinin böyle bir eylemi olmadığını, bu nedenle haksız yere ceza aldıklarını, davacının iddialarının asılsız olduğunu, hükmolunan tazminatı ödeyecek maddi durumları olmadığını da ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız fiil nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davacı ve davalılar ... ve ... arasında sulh sözleşmesi imzalanmış olup bu sözleşmede vekalet ve yargılama giderlerine dair bir düzenlemeye yer verilmediği görülmekle mahkemece HMK'nın ilgili hükümleri ve AAÜT6. maddesi hükümleri birlikte değerlendirilerek davalılar ... ve ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
alacaklı ile borçlulardan bir kısmının sulh anlaşması yapması halinde, akdedilen sulh alacaklıyı tam olarak tatmin ediyorsa bundan bütün borçluların yararlanacağı ancak alacaklı tatmin edilmemiş olursa sulh sadece kendisiyle anlaşma yapılan borçlulara karşı etki edeceğinden diğer müteselsil borçlular, sulh sözleşmesi yapan müteselsil borçlunun iç ilişkideki payı oranında borçtan kurtulmuş olacağından bu hususun da tahsil aşamasında gözetilmesinin mümkün olduğu,
her ne kadar temyize gelen davalılar mahkemenin ilk hükmünü temyiz etmediklerinden haklarında verilen hüküm kesinleşmiş olup bu hususun gözetilmesi gerekirse de mahkemece temyize gelen davalılar yönünden hükmedilen tazminat miktarının kesinleşen karardaki miktarla aynı olduğu ve usul ekonomisi de gözetilerek hükmün sonuç itibariyle doğru olduğu anlaşılmakla, davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalılar ... ve ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/989, K. 2024/11899, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama