KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/10818 E., 2025/16778 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/921 E., 2025/970 K.
- Mahkemesi
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/530 E., 2025/182 K.
Karar Metni
1.525 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili asıl dava dilekçesinde; 05.04.2024 tarihinde davacı ...'in eşi ...'in yolcu olarak bulunduğu otomobil ile kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan başka bir otomobilin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacı ...'in eşi Mustafa'nın vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte poliçe teminat limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesiyle talebini 1.800.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davacı ... vekili birleşen dava dilekçesinde; 05.04.2024 tarihinde davacı ...'in eşi ...'in yolcu olarak bulunduğu otomobil ile kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan başka bir otomobilin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacı ...'nin eşi Mehmet'in vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte poliçe teminat limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesiyle talebini 1.800.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının dava açılmadan önce müvekkiline usulüne uygun bir başvurusunun bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun kaza tarihinde sigortası olmayan sürücünün kusur oranı ve teminat limitiyle sınırlı olduğunu, kusur oranının tespit edilmesi, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili birleşen davada cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının dava açılmadan önce müvekkiline usulüne uygun bir başvurusunun bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun kaza tarihinde sigortası olmayan sürücünün kusur oranı ve teminat limitiyle sınırlı olduğunu, kusur oranının tespit edilmesi, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ... ve davacı ...'in desteklerinin aynı otomobilde yolcu olduğu, meydana gelen kazada her iki desteğin vefat ettiği, davacıların davalı ...
Hesabından destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduğu, her iki dava dosyasının tarafları ve konusu açısından hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, usul ekonomisi bakımından her iki dosyanın birlikte görülmesinin yerinde olacağı kanaatine varılarak dosyaların birleştirilmesine karar verildiği, dosya kapsamında alınan 15.11.2024 havale tarihli kusur bilirkişi raporuna göre kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan otomobilin sürücüsü dava dışı ... ......... kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği,
03.01.2025 tarihli aktüer bilirkişi raporunda her iki davacı eş için TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı miktarlarının hükme esas alınması gerektiği, davacıların desteklerinin müterafik kusurlu olduğuna ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 1.800.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan sigorta limitleri dahilinde ve 22.06.2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'e ödenmesine,
birleşen davanın kabulü ile 1.800.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan sigorta limitleri dahilinde ve 04.06.2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'e ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2019/40 Karar sayılı kararına göre 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90... nci maddelerinde yer alan, "Trafik Sigortası Genel Şartları" ifadelerinin iptal edildiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası düzenlenecek aktüerya raporlarında, 01.06.2015 tarihli Genel Şartlar ile getirilen TRH 2010 ve %1,8 teknik faizin tazminat hesabında esas alınacağına ilişkin düzenlemenin uygulanma ihtimalinin kalmadığı,
buna göre mahkemece Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararı doğrultusunda PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre karar verilmesi gerekirken TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, dosya kapsamında alınan 03.01.2025 tarihli aktüer bilirkişi raporunda PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre davacı ... için 1.599.930,52 TL, davacı ... için ise 1.934.421,70 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı, kaza tarihinde ölüm teminat limitinin kişi başı 1.800.000,00 TL olduğu, davalının her bir davacı için teminat limiti kadar sorumluluğunun bulunduğu,
davalı vekilinin bu husustaki istinaf itirazının yerinde olduğu, davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının reddi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, 1.599.930,52 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan sigorta limitleri dahilinde ve 22.06.2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'e ödenmesine,
fazlaya ilişkin (200.069,48 TL) talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 1.800.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan sigorta limitleri dahilinde ve 04.06.2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'e ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıların dava açılmadan önce davalıya yaptığı başvurularında gerekli belgelerin sunulmadığını, bu nedenle asıl ve birleşen davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, kusur oranının hatalı tespit edildiğini, kaza tarihinde sigortası olmayan aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, tazminat hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davalıya davacı tarafça yapılan usulüne uygun bir başvuru bulunmadığını, bu nedenle davalının temerrüte düşmediğini,
hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, aracın sürücüsü .... ...... kolluk ifadesinde ... ve ...'in kaza esnasında emniyet kemerlerinin takılı olmadığını beyan ettiğini, cevap dilekçesinde talep etmelerine rağmen sigortası olmayan aracın sürücüsü ...... ve aracın sahibi ...........'e davanın ihbar edilmediğini, bu durumun usuli bir eksiklik olup, hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.
Davacı ... vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın doğru olduğunu, davacı ... yönünden davanın tamamen kabul edilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; kaza tarihine Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; asıl ve birleşen davada davacıların dava açılmadan önce davalıya gerekli belgeler ile başvuru yapmış olmasına, dosya kapsamında alınan kusur bilirkişi raporunun kazanın oluş şekline uygun ve denetime elverişli olmasına, kusur dağılımında isabetsizlik bulunmamasına, tazminatın progresif rant ve %0 teknik faize göre hesaplanmasının doğru olmasına,
davalının asıl ve birleşen dava nedeniyle dava açılmadan önce yapılan başvuru nedeniyle temerrüde düşmüş olmasına, davacıların desteklerinin sigortası olmayan araçta yolcu olmamasına göre davalı lehine hatır taşıması indirimi yapılamayacak olmasına, davacıların desteklerinin müterafik kusurlu olduğuna ilişkin delil bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Trafik kazası sonucu gerçekleşen ölüme dayalı destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, ... Üniversitesi Fen Fakültesi ......... Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, ......... Üniversitesi ve ... Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır.
Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda. Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Öte yandan Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesindeki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlar’a yapılan atıf hükmü iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararı sonrası, ZMSS Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve tazminatın hesaplanmasında uygulama alanı bulan %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık mümkün değildir. Tazminatın, %1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir.
Somut olayda; davacı ...'in hak kazanabileceği tazminatın hesaplanması için İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan 03.01.2025 tarihli aktüer bilirkişi raporunda seçenekli hesaplama yapılmış, ilk seçenekte TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre, ikinci seçenekte ise PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre tazminat hesaplanmış olup, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... için PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre ve progresif rant uygulanarak hesaplanan tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacı ... için 03.01.2025 tarihli aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplanan miktara (davalının kaza tarihindeki kişi başı ölüm teminatı kadar sorumlu olduğu dikkate alınmak suretiyle) hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/10818, K. 2025/16778, 15 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama