KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/1147 E., 2025/10763 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/354 E., 2024/160 K.
Karar Metni
1.894 kelime·9 dk okuma·12 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile dahili davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının 07.06.2004 tarihinde ... yönetiminde bulunan araç ile davalılardan ...'ye ait ...'nin sevk ve idaresinde bulunan aracın karıştığı çift taraflı kazada yolcu konumunda bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını, sağ kolunu kaybettiğini, davacının uzun süre tedavi gördüğünü, işini yapamaz duruma geldiğini belirterek 50.000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin 07.06.2004 günü davalı ... İnş. Nak. Taah. Tic. Ltd. Şti.'ye ait, ... Sigorta Şirketine sigortalı ...'nın sevk ve idaresindeki araçta seyahat ederken davalı ...'ye ait diğer davalı ...'nin sevk ve idaresindeki araç ile çarpışması sonucu ağır yaralanarak sağ kolunu kaybettiğini, 2005/15 Esas sayılı dava dosyasında aynı olay nedeniyle alınan bilirkişi raporunda maddi zararın 59.142,66 TL, tedavi ve yol masraflarının 1.326,20 TL olarak belirlendiğini, ilk dava ile istenen maddi talep dışında kalan 58.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; davacıya 28.03.2005 tarihinde sürekli sakatlık teminatından 37.673,00 TL, yaralanma nedeni ile tedavi gördüğü Karaelmas Üniversitesine 19.650,00 TL, 20.12.2006 tarihinde 19.500,00 TL, 26.01.2006 tarihinde 146,00 TL, 27.10.2006 tarihinde 153,00 TL ödeme yapıldığını, açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar vekilleri; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2005/105 Esas sayılı davası ile birleşen 2009/424 Esas sayılı davasının kısmen kabulü ile, 86.302,25 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (davalı ...Ş yönünden teminat limiti ile sınırlı olmak kaydı ile 1.000,00 TL'lik kısım için 27.01.2005, 58.000,00 TL'lik kısım için 21.04.2009, 27.320,25 TL'lik kısım için 10.01.2014 tarihinden itibaren, davalı ...
A.Ş yönünden bakiye teminat limiti ile sınırlı olmak kaydı ile temerrüt tarihi 28.03.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile) fazlaya ilişkin talebin reddine, 41.700,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışında kalan davalılardan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 520,83 TL tedavi yol giderinin sigorta şirketi dışında kalan davalılardan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 26.04.2016 tarih ve 2015/1782 Esas, 2016/5182 Karar sayılı ilamında özetle; "...kusur yönünden kesinleşen Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin belirtilen dosyasında oluşa uygun bilirkişi raporundaki davalı ...'in %100 kusurlu olduğu tespitine göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, kaza tarihiyle ıslah tarihi arasında uzamış ceza zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle bu hususun dikkate alınmadan karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği,
zarar görenin hatır için taşınması halinde 818 sayılı BK.'nun 43. maddesi (6098 sayılı TBK md. 51) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması hususunun tartışılmamasının doğru görülmediği ve davalı ... İnş. Nak. ve Taah. Tic. Ltd. Şti.'den birleştirilen davada 20.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği halde, davalının talep aşılmak suretiyle 50.000,00 TL manevi tazminattan sorumlu tutulmasının isabetli olmadığı" belirtilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 2017/217 Esas sayılı asıl dosyasında; davacı tarafın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile. 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen maddi tazminata davalılar ... ve ... açısından olay tarihi olan 07.06.2004, ... Sigorta A.Ş yönünden 28.03.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, ...
Sigorta A.Ş'nin teminat limitinin 40.000,00 TL olduğu ve 39.299,00 TL ödeme yaptığı anlaşıldığından sorumluluk limitinin 701,00 TL olarak belirlenmesine, davacı tarafın ıslahla talep etmiş olduğu 103.188,00 TL'nin zamanaşımı nedeniyle reddine, davacı tarafın manevi tazminat talebinin kabulü ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, birleşen 2009/424 Esas sayılı dava dosyasında; davacı tarafın manevi tazminat talebinin reddine, davacı tarafın maddi tazminat talebinin davalılar ..., ...
İnş. Nak. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş açısından reddine, davacı tarafın maddi tazminat talebinin davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş yönünden kısmen kabulü ile, 58.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 701,20 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 58.701,20 TL maddi tazminatın davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 07.06.2004, ...
Sigorta A.Ş yönünden 28.03.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, ... Sigorta A.Ş'nin teminat limitinin 40.000,00 TL olduğu ve 39.299,00 TL ödeme yaptığı anlaşıldığından sorumluluk limitinin 701,00 TL olarak belirlenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
C. 2. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 05.03.2020 tarih ve 2018/258 Esas-2020/2740 Karar sayılı bozma ilamında; "...eldeki davada, kaza 07.06.2004 tarihinde gerçekleşmiş, davacı vekilince ıslah talebi 13.01.2014 tarihli dilekçeyle yapılmıştır.
Davaya konu trafik kazası sonucunda davalı ... hakkında taksirle yaralama suçundan dolayı 765 sayılı TCK.'nun 459/2. maddesi uyarınca hüküm kurulmuş olduğu anlaşılmış olup, eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen ceza zamanaşımı süresi 5 yıldır.
Buna göre davada, kaza tarihiyle ıslah tarihi arasında uzamış ceza zamanaşımı süresi dolmuş olup, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda tüm dosya kapsamına göre asıl davada davacı tarafın ıslahla talep etmiş olduğu 103.188,00 TL'nin zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkemece verilen ilk kararı davalılardan sadece ... İnşaat Nak. ve Taah. Ltd.
Şti. vekili temyiz etmekle, Daire'nin bozma ilamı davalı şirket yönünden hüküm ifade etmektedir. Davalı ... İnşaat Nak. ve Taah. Ltd. Şti. vekili yargılama sırasında 13.01.2014 tarihli beyan dilekçesi ile ıslah talebine zamanaşımı yönünden itiraz etmiş, diğer davalıların ıslaha karşı zamanaşımı itirazları olmamıştır.
Bu durumda ilk kararı temyiz etmeyen diğer davalılar yönünden de usuli kazanılmış haklar gözetilmeden kaza tarihiyle ıslah tarihi arasında uzamış ceza zamanaşımı süresinin dolduğunun kabulü ile ıslahla talep edilen miktar yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir. " şeklindeki gerekçe ile karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 45.563,05TL'nin davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 07.06.2004 tarihinden davalı ... yönünden 28.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... şirketinin teminat limitinin 40.000,00 TL olduğu ve 39.299,00 TL ödeme yaptığı anlaşıldığından sorumluluk limitinin 701,00 TL olarak belirlenmesine) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 50.000,00 TL nin kaza tarihi olan 07.06.2004 tarihinden ititbaren işleyecek yasal faizi ile birlitke davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, birleşen 2009/424 Esas sayılı dava dosyasında; davacının manevi tazminat talebinin reddine, davacının maddi tazminat taleplerinin davalılar ..., ... İnş, Ltd Şti ve ...
Sigorta A.Ş yönünden reddine, davacının maddi tazminat talebinin davalılar ..., ... ve ...
Anonim A.Ş yönünden kısmen kabulü ile 58.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 701,20 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 58.701,20 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 07.06.2004 tarihinden davalı ... yönünden 28.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... şirketinin teminat limitinin 40.000,00 TL olduğu ve 39.299,00 TL ödeme yaptığı anlaşıldığından sorumluluk limitinin 701,00 TL olarak belirlenmesine ve asıl dosyada hüküm altına alınan miktar ile tahsilde tekerrüre yol açmayacak şekilde) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
fazlaya ilişikin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalılar ..., ... İnş Ltd Şti ve ... Sigorta A.Ş yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, ıslah talebinin dikkate alınarak tüm davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, reddedilen maddi tazminat talebi yönünden vekalet ücreti verilmesinin doğru olmadığını, davalıların mirası ret talebinin süresinde olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilleri ... ve ...'in 17.08.2021 tarihinde vefat eden ...'nin murisleri olduğunu, Zonguldak 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/876Esas-2021/926 Karar sayılı ve 07.10.2021 tarihli kararı ile ... mirasını reddettiklerini ve bu kararın kesinleştiğini, Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/354 E. sayılı dosyasında mirası reddeden ölen ...'nin diğer murisleri yönünden davanın reddine karar verildiğini, müvekkilleri de mirası reddettiklerinden diğer mirasçılar gibi davanın reddine karar verilmesi gerekirken müvekkilleri aleyhine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Eldeki davada asıl ve birleşen dava davalısı olan mirasçıların, 17.08.2021 tarihinde vefat eden ...'nin murisleri olduğu, Zonguldak 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/876 Esas-2021/926 Karar sayılı ve 07.10.2021 tarihli kararı ile ...'nin mirasını reddettikleri ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davalıların mirası reddetmiş bulunmalarının, davada hüküm kurulurken gözetilmesi gerekmekle mirasın reddine karar verildiği durumlarda, mirasçılar aleyhine tazminata karar verilemeyecek olmakla temyiz eden asıl ve birleşen dava davalıları ile ilgili olarak, mirasın reddi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, mirasın hükmen reddi kararı kesinleştiği takdirde TMK'nın 612 nci maddesine göre terekenin tasfiyesinin sağlanması için Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından tasfiye memuru atanması ve tasfiyenin yapılması için bekletici mesele yapılması, ayrıca mahkemece tasfiye memuruna gerekli tebligatların yapılması gerektiğinin kabulü ile,
mahkemece, dahili davalılar Emine ve Işık vekilince mirasın reddine karar verilen Zonguldak 2. Sulh Hukuk Mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak kesinleşmişse mirası ret olgusu da değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmelidir. Hüküm, bu nedenlerle yerinde görülmemiş kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Kabule göre de; 10.04.19 92... /4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasını öngörmektedir. Kısa kararda hükmedilmeyen bir yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmasının ya da hükmün gerekçe kısmında kabul edildiği belirtilen bir yükümlülüğün hüküm fıkrasında reddedilmiş olmasının çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir.
Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK'nın 294-297. maddelerinde, hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HMK'nın 297/II maddesi; hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır.
Kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde olması gerekir. Mahkemece kararın gerekçe bölümünde de belirtildiği üzere kısa kararda davalı ... yazılması gerekirken sehven ... yazılması kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki meydana gelmesine sebep olmuştur.
Bu durumda, mahkemece; yukarıda açıklanan yasa hükümlerine ve içtihada uygun şekilde; hüküm çelişkisi içermeyen kendi içinde tutarlı, maddi olaya ve talebe uygun, denetime elverişli gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken, Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 2 97... . maddelerine aykırı şekilde, hükümde çelişki ve infazda tereddüt yaratacak şekilde karar yazılması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/1147, K. 2025/10763, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama